Şekerli, tuzlu, fıstıklı ya da İstanbullu gibi bir şey mi bu sevgili?

Sen, sevgili misin?

Sevgili nedir?

Biz sevginin içine kapanmış, sevginin acıtmış halini sevdik yüzyıllarca bu topraklarda…

Üzünce sevdik, belki üzüldükçe daha çok sevdik. Zorlandıkça, kızdıkça, ulaşamadıkça hep daha bir başka sevdik.. Bize sevgiyi ya böyle öğrettiler ya da böyle şahit olduk bu topraklarda. Dahası var ki, daha da şahit oluyoruz.  Korkarım ki olmaktayız da…

Sınırsız sevebilme gücünü hisset ve çevrene yay.

Peki sevgi böyle bir şey mi hakikaten? Televizyonları açtığımızda bağıran, ağlayan, birbirine şiddet içeren eylemlerin gözlerimizin önünde olduğu, belki içinde bulunduğumuz, bu bir sevgi mi? Bunca yıldır sevgi diye diye nelere sığındık? Sevdayı nelere bulaştırdık? Belki yılda bir gelen 14 Şubat Sevgililer Günü’nde raftaki kocaman bir kalpli kupaya? Belki nevresim desenlerine? Belki indirim kuponlarına… Sahi, aşkı nereye kaptırdık?

Sevgimizi ifade edeceğimiz yerde kızdık ya da dizlerimize vurduk. Yazdık şarkılarımızın ağlayan kısımlarına, dinledikçe daha da ağlatan kısımlarına gizledik sevgimizi… Sevgi adı altına süpürdüğümüz tüm eylemlerimizi artık gün yüzüne çıkarma zamanı gelmedi mi sahi? Derinlere gizleyince sevgi, büyümüyor. Siz hiç gizlediğiniz bir şeyi paylaşabildiniz mi? Ya da yarışma mı bu, kazanalım sevgiyi. Şunu şunu yaparsan, sevgiyi hak edersin gibi bir şey mi? N’apıyoruz ?

Ve bak. Hayatındaki tüm sevgililerine bak, sevgili annene, babana, eşine, dostuna…

Sevmeyi hatırlamak sevilmeyi kabul etmekten geçiyor. Sevilmeye izin ver, aç kalbini ne duruyorsun? Bırak olmasın süslü kalpli nesneler çevrende, bırak hiçbir şey olmasın. Hatta öyle bir bırak ki sevgilin yanında bile olmasın. Ama sevebil usulca, her an, her saniye… O’nunlaymışcasına… Kalbin onunla değilse, o senin yanındayken ne fark eder ki. Ama kalbin onunlaysa, o senin yanında olmasa ne fark eder? O hiç olmasa, ne fark eder? Sen sevebilmeyi bildikten sonra, gerisi ne fark eder?

Sevgiyi aldığın her nefeste, içinde yaşadığında, sana geleni ve gelmekte olanı sevgiyle kabul ettiğinde, sevgili bir gün geçiriyorsun aslında. Şimdiye kadar sana öğretilenleri bir kenara at ve kendince sevmeye başla. Bu senin varoluşun. Sınırsız sevebilme gücünü hisset ve çevrene yay. İçindeki sevgiyi paylaşmayı hatırladıkça sevgi dolu birçok şeyi hayatına çekeceğinden şüphen mi var?

Aç yüreğini… Ve bak. Hayatındaki tüm sevgililerine bak, sevgili annene, babana, eşine, dostuna…

Bir de aynada, kendine..

Sev usulca..

Sevil…

Sevgimle!

 

İlginizi çekebilir: Unuttuklarını hatırlamak ve özüne dönmek için kendine sorman gereken sorular

 

Şebnem Pınar
Yetişkin ve Çocuk Yogası Eğitmeni Bioenerji Uzmanı Meditasyon Uygulatıcısı Om Chanting Organizatörü Varoluş amacını sorgularken; kelimeleri var, yüreğinden yürüdüğü yollara dökülen; o kelimelerin birçoğu ... Devam