X

Sakızın ağız ve diş etlerine etkisi: Yararlı mı zararlı mı?

Sakız çiğnemenin dişleriniz ve diş etleriniz için zararlı olduğunu biliyor muydunuz? Ağız ve diş sağlığı alanında yapılan son araştırmalar, sakız çiğnemenin yaygın görüşün aksine ağız ve diş sağlığı için yararlı değil zararlı olduğunu gösteriyor. Genelde tükürük salgısını artırdığı ve diş yüzeyinde biriken yiyecek artıklarını ağızdan uzaklaştırdığı düşünülerek sağlıklı olduğu düşünülen sakız çiğneme alışkanlığı, aslında sadece ağız ve diş sağlığı için değil, genel sağlık üzerinde oldukça olumsuz etkilere sahip. Sakızlarda bulunan kimyasal maddeler, koruyucular ve tatlandırıcılar diş yüzeyine zarar vermesinin yanı sıra vücutta birçok farklı hastalığın oluşmasına da davetiye çıkarıyor.

Yapay tatlandırıcılar kilo aldırıyor

Yapay tatlandırıcılar içeren şekersiz yiyecekler diş yüzeyinde meydana gelen aşınmaların en büyük nedenlerinden biri. Dişe zarar veren bu yapay tatlandırıcıların en yaygın olanları ise sukraloz ve aspartam.

Sukraloz özellikle karaciğere ciddi zararlar verebilen toksik bir madde. Özellikle hamile kadınlarda doğum sırasında problem yaşanmasına neden olması ve bağışıklık sistemini zayıflatıcı etkisiyle biliniyor.

Sukralozdan biraz daha fazla aşina olduğumuz aspartam ise, bedende metanol maddesi salgılanmasına yol açıyor. Metanol insan vücudu için son derece zararlı bir kimyasal. Vücutta meydana gelen tepkimeler sonucu metanol maddesi formik asit ve formaldehit denen kimyasallara ayrışıyor. Bu maddeler ise sindirimle ilgili ciddi problemlere, migrene, depresyona hatta diyabete kadar varabilen ciddi sorunlara neden olabiliyor.

Aspartam, sukraloz ve diğer şeker içermeyen tatlandırıcılar özellikle diyet ürünlerde kullanılıyor olsa da, kilo vermenize yardımcı olduğunu söylemek mümkün değil. Aksine, tatlandırıcı maddeler iştahınızı daha fazla açarak daha çabuk acıkmanıza ve şeker tüketimini artırmanıza neden olabiliyor.
Özellikle şekersiz sakızlarda bol miktarda bulunan aspartam, sindirime yardımcı mikroorganizmaları yok ederek midenin ve bağırsakların çalışma düzenine zarar verebiliyor.
Sadece tatlandırıcılar değil, sakızda kullanılan yapay aromalar ve gıda boyaları da ağız ve diş sağlığına, dolayısıyla sindirim sistemine oldukça zarar veriyor.

Dişleriniz beden sağlığınızın aynasıdır

Daha önceki yazılarımızda da sıkça değindiğimiz gibi, ağız ve diş sağlığınız genel sağlık durumunuzla ilgili ipuçları taşır ve doğrudan bağlantılıdır. Dişlerin aşınması, diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve enfeksiyonlar bedeninizde bir şeylerin yolunda gitmediğinin işareti olabilir. Ayrıca diş eti rahatsızlıkları kanser, kalp hastalıkları, diyabet, akciğer rahatsızlıkları ve zatürre gibi kronik hastalıkların oluşmasında etkilidir.

Günlük beslenme düzeni ağız ve diş sağlığını korumada en etkili faktörlerden biri. Yani sadece yapay tatlandırıcılar ya da zararlı kimyasallar değil, doğal şekerli yiyecekler de dişlere ciddi zarar verebiliyor. Şeker ağızda bir süre bekledikten sonra asidik bir ortam yaratıyor ve diş yüzeyinin aşınmasına ve zamanla dişlerin çürümesine sebebiyet veriyor.

Ağız sağlığını korumak için neler yapılmalı?

Ağız ve diş temizliğini korumanın uzun vadeli ve en etkili yolu, vücudunuza aldığınız besinlere dikkat etmek. Mümkün olabildiğince tam ve çiğ ürünlerle beslenmek, koruyuculardan, yapay aromalardan ve tatlandırıcılardan uzak durmak ağız ve diş sağlığınızı koruma noktasında size yardımcı olacaktır.

Şekerden uzak durduğunuz ve vücudunuzdaki sindirime yardımcı yararlı organizmaların yaşayabileceği ve çoğalabileceği asitten uzak ortamı sağlayabildiğiniz sürece, ağız ve diş sağlığınız, dolayısıyla sindirim sisteminiz zarar görmeyecektir.

Sakızın ağız ve diş sağlığına olan zararlarından bahsettiğimiz bu yazı Oral-B‘nin katkılarıyla hazırlanmıştır. 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale