X

Rüyalar gerçek oldu: Çocukların rüyaları LEGO yaratıcılığı ile buluşuyor

Çocukken gördüğünüz o çok canlı ve çok gerçek rüyaları hatırlıyor musunuz? İşte o rüyalar, bir çocuk için sadece ilgi çekici olmakla kalmıyor, aynı zamanda ona bir amaç duygusu veriyor ve hayata dair şekillenecek tutkularını besliyor. Peki size, çocukluğumuzun ve hatta artık yetişkinliğimizin de vazgeçilmez oyuncağı LEGO ile çocukluk rüyalarının birleştiğini söylesek?

LEGO Group, yeni teması LEGO® DREAMZzz™ ile çocukların rüyalarının sınırsız yaratıcı gücünü hayata geçiriyor. Türkiye’de 6-12 yaş aralığındaki çocukların yüzde 85’i, mutlu rüyaların daha yaratıcı olmalarına yardımcı olduğu söylüyor.

LEGO Group’un tamamen çocukların rüyalarından ilham alan ilk teması LEGO® DREAMZzz™ ile rüya evrenine adım atın. Araştırma sonuçlarına göre, dünya çapında her üç çocuktan ikisi rüya görmenin daha yaratıcı olmalarına yardımcı olduğunu söylüyor.

15 Mayıs tarihinde dünya genelinde yeni içeriğe dair yayınlanacak bölümlerin yanı sıra Ağustos ayında yayınlanacak daha da heyecan verici bölümler ve yeni tema ürünleri ile LEGO® DREAMZzz™ LEGO severlerle buluşuyor.

Dünya genelinde 23.000’den fazla çocuk ile yapılan Dreams Research (Rüyalar Araştırması) sonuçlarına göre, her on çocuktan yedisinin (%69) günlük yaşamlarında stres veya yalnızlık gibi karmaşık duygular yaşadığını ve neredeyse her dört çocuktan birinin (%24) bunun nedeni olarak dünyadaki veya sosyal medyadaki olayları gösterdiğini ortaya koyuyor. Öte yandan uyku uzmanları, rüyaların çocukların karmaşık duygularını anlamlandırma ve hayal güçlerini harekete geçirmelerinde önemli bir rol oynayabileceğini belirtiyor. Araştırmaya katılan çocukların üçte ikisi (%68) rüyaların onlar için önemli olduğunu ve gün içinde daha yaratıcı olmalarına yardımcı olduğunu söylüyor. Türkiye’de araştırmaya katılan çocukların beşte dördü (%78) rüyaların önemli olduğunu düşünürken, yüzde 85’i ise mutlu rüyaların daha yaratıcı olmalarına yardımcı olduğu söylüyor.

LEGO® DREAMZzz™ temasında rüyalara odaklanan bu yaratıcılık tutkusu hayata geçirilirken, LEGO Group 15 Mayıs’ta başlayacak yeni çizgi film öncesinde, dünyanın dört bir yanından binlerce çocukla içerik ve oyuncakları bir deneyim testine çıkarıyor. Çizgi film lansmanını ise çocukları hayal gücüyle çalışan sürücü koltuğuna geçiren inanılmaz bir eğlence ve oyun deneyimi yaratan ürün yelpazesi izleyecek.

Rüya Evrenine Adım Atın: İşte Karşınızda LEGO® DREAMZzz™

LEGO® DREAMZzz™ serileri, okul arkadaşları olan Mateo, Izzie, Cooper, Logan ve Zoey’nin gizli bir ekibe katılıp Rüya Evreni’ne yolculuk etmek için hayal güçlerini kullanmayı ve zalim Kabus Kral’ı yenmeyi öğrenirken yaşadıkları maceraları anlatıyor!

LEGO® DREAMZzz™ 15 Mayıs’ta 10 bölümlük çizgi filmle LEGO severlerle buluşacak ve Ağustos 2023’ten itibaren bu temanın yeni ürün yelpazesi raflarda yerini alırken, çizgi filmin yeni bölümleri de yayınlanacak.

LEGO® DREAMZzz™ Kreatif Direktörü Cerim Manovi konuyla ilgili şöyle diyor “LEGO® DREAMZzz™, rüya görmenin harika dünyasını kutlayan ve aynı zamanda rüyalar gerçeğe dönüştüğünde, sıradan çocuklar olağanüstü hale geldiğinde ve yaratıcılık bir süper güç olduğunda neler olduğunu keşfeden ilk konseptimiz!” ve ekliyor: “Çocukların en çılgın rüyalarını hayata geçirmek için kendilerini güçlü hissetmelerinin yanı sıra rüya görürken yaratıcı hayal güçlerinin gerçek potansiyelinin tadını çıkarmalarını istiyoruz – ve bu sadece bir başlangıç!”

Dreams Research (Rüyalar Araştırması), Yaratıcılık Konusunda Rüyaların Önemini Gösteriyor

LEGO® DREAMZzz™, LEGO Group tarafından 29 farklı ülkeden 6-12 yaş arası çocuklarla yapılan kapsamlı ve global ölçekli bir araştırma ile geliştirildi. Araştırmada çocukların hayal güçleri, rüyaların psikolojisi ve duyguların anlamlandırılmasındaki öneminin yanı sıra problem çözme ve yaratıcı deneyler açısından oyunun önemi de ele alındı.

Araştırma, stres veya yalnızlık gibi karmaşık duygular yaşayanların neredeyse beşte birinin (%22) bunun sonucunda daha fazla kabus gördüğünü ortaya koydu. Çocukların yarısından fazlası (%55) kabusların, rüya ve gerçek dünyanın açıkça çarpışabileceği bir yer olan okul da dahil olmak üzere günlerinin geri kalanını da etkilediğini söylüyor.

Öyle ki, çocukların %63’ü oyun oynayarak geçirdikleri zamanın rüyalarını etkilediğini belirtiyor. Çocukların büyük çoğunluğu (%86) rüya görürken olumlu duygular yaşıyor ve birçoğu uyandıklarında bunun etkilerinden faydalandıklarını belirtiyor. Çocukların yaklaşık üçte ikisi (%68) mutlu rüyaların gündüzleri daha yaratıcı olmalarına yardımcı olduğunu belirtirken, neredeyse aynı oranda çocuk (%64) uyanık oldukları zamanlarda da fikirler düşündüklerini ifade ediyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’deki çocukların yüzde 34’ü rüya görmediklerinde ya da gördükleri rüyaları hatırlamayınca sabah uyandığında daha olumsuz duygular hissediyor.

Araştırmada LEGO Group ile birlikte çalışan Psikolog ve Davranışsal Uyku Uzmanı Dr. Shelby Harris konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Çocuklar doğal olarak rüya görürler ve deneycilerdir, ancak yaşları ilerledikçe toplumsal baskılar onları sınırlamaya ve hayal güçlerini kısıtlamaya başlar. Rüya görmek, genellikle dünyanın dört bir yanındaki çocuklar tarafından mutlulukla karşılanan evrensel bir fenomendir. Günlük hayatta stres ve taleplerin arttığı günümüz dünyasında özgür oyun oynama ve yaratıcılığı teşvik etmek önemlidir. Araştırmalar, özgür oyun oynama zamanına erişimi olan çocukların rüya görme sıklıklarının arttığını ve bunun sonucunda kendilerini daha mutlu, yaratıcı hissettiklerini açıkça gösteriyor. LEGO® DREAMZzz™ gibi çocuklara rüyalarımızdaki öğelerin gerçek dünyada nasıl kullanılabileceğini gösteren ve yaratıcı potansiyelin tümüne ulaşmalarına yardımcı olan içerikler görmek harika.”

15 Mayıs itibarıyla LEGO® DREAMZzz™ serisinin ilk iki bölümü, LEGO YouTube kanalına ek olarak Netflix ve Amazon Prime’dan da izlenebilecek.

Hemen Başvurun: LEGO Group’un Hayal Yaratıcısı Ekibine Katılın!

LEGO® DREAMZzz™ lansmanını kutlamak adına LEGO Group, dünyada bir ilke imza atarak çocuklar için Hayal Yaratıcısı Ekibine katılma fırsatı sunuyor. Seçilecek katılımcılar, çeşitli LEGO® DREAMZzz™ atölyelerine katılmak üzere LEGO Group’un ana merkezi Danimarka’ya davet edilecek.

Hayal Yaratıcısı olarak çocukların buradaki rolü, rüyaların yaratıcılığını LEGO Group içinde desteklemek ve hayal kurmanın gençler için olumlu ve yaratıcı etkilerini dünyanın dört bir yanına yaymak.

6-12 yaş arası çocuklar, kendi yaptıkları bir LEGO tasarımının görseli ya da çizimi yanı sıra rüyalarında gördükleri bir figürün veya taşıtın LEGO yapım parçalarından oluşan halini göndermeleri için desteklenerek rüyalarındaki yaratıcılığı sunmaya teşvik edilecekler. Başvuruların ayrıca, gönderdikleri içeriğin ne olduğuna dair bir tanım, yaptıkları her neyse onun ne anlama geldiği, ve neden rüyalarında onları heyecanlandırdığını anlatan kısa bir açıklama da içermesi gerekiyor.

Başvurular 20 Mayıs – 20 Haziran tarihleri arasında resmi olarak başlıyor. Daha fazla bilgiye LEGO.com/dreamzzz adresinden ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: LEGO parçalarıyla yapılmış gerçek boyutlu bir Lamborghini’ye ne dersiniz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale