X

Ofiste moda rüzgarları: Hem sıcacık hem şık örgü elbiseler

Kış mevsiminde bayanlar olarak hepimiz içimizden dilemişizdir, sevgili moda tasarımcılarımızın özellikle kış mevsiminin zorlu şartlarını da gözeterek ‘’trend’’ oluşturmalarını… İşte modacılarımız 2015 kışında biz bayanları duydular. İncecik etek ve elbiselerden sonra yepyeni ve üstelik sıcacık bir trend doğdu: Örgü elbise trendi.

Hem de öyle bir geldi ki örgü elbiseler, dar vücudu saran modellerden, farklı bolluktaki modellere, rengarenk seçeneklerden pullu veya ışıltılı süslemelere kadar her türlü seçeneğe ulaşmak mümkün…


Peki bizler bu trendi ofislerimizde nasıl uygulayabiliriz? Klasik giyimimizde özellikle koyu renkte diz altına kadar uzanan ve vücudu saran modeller, yüksek topuklu ayakkabılarımız ile son derece şık bir kombin yapmamızı sağlayacaktır. Eğer boynu yüksek bir elbise tercih etmiş isek elbisemizin modelini daha da öne çıkarmak üzere saçımızı toplayabilir ve yine koyu tonlarda makyaj yapabiliriz.

Daha spor bir tarz içinse, tüm bedeni bol saran, daha açık tonlarda örgü elbise tercih edebiliriz. Akşam bir yemeğe katılacak veya arkadaşlarımız ile dışarı çıkacak isek, mini etek boyunda biten, kolsuz ve yüksek yakalı modeller özellikle altın sarısı tonlarda veya pullu süslemeler ve yine tercih edeceğimiz yüksek topuklu botlarımız ile muhteşem bir görünüm oluşturmamızı sağlayacaktır. Eğer mini etek boyunda örgü elbise kullanmış isek, diz üstünde biten uzunlukta botlarımızı tercih etmemiz boyumuzu daha da uzun gösterecektir.


Ofis dışında bir toplantıya gidiyor isek, özellikle yüksek tabanlı düz ayakkkabılarımız ile kombinleyebileceğimiz hemen diz üzerinde biten belden bağlamalı veya kemerli örgü elbisemiz hem şık hem spor tarzı bir araya getirmemizi sağlayabilecektir.

Siz de bu kış modanın en güncel trendlerini takibe devam ediyorum, ofiste moda rüzgarlarını ben estiriyorum diyorsanız, tavsiyem örgü elbise trendini kaçırmamanız…

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale