X

Neden dövme yaptırırız?: Dövme kültürü ve dövme türleri

Derimizin altına mürekkeple yapılan ve pigmentlerimizin boyanması ile kalıcı hale gelen “dövme” son zamanlarda yükselen trendlerden biri. Dövme, ilk defa 1700’lerde Samoa Adaları’ndaki yerlilerce “tatau” adı ile ortaya çıktı. Samoa yerlileri yüz ve vücutlarına herkesin kendilerine has karakter özelliklerini yansıtan kalıcı çizimler yaparak dövme kültürünü başlattılar. İlk dövme fikri de tahmin ettiğiniz gibi tamamen “kişiselleştirmek” ve “farklılaşmak” fikirleriden türedi sevgili Uplifers okuyucuları.

Amerika’da 2010 yılında Pew Research Center tarafından yapılan bir araştırma sonuçlarına göre Amerikan nüfusunun %38’ine yakının en az bir adet kalıcı dövmesi var. Ülkemiz için böyle bir araştırma bulamadım. Ancak kendi arkadaş çevremde yaptığım ufak çaplı (ve temsili olmayan) araştırmama göre bizler de %15’i zorlarız diye düşünüyorum.

Aynı araştırma sonuçlarından şöyle ilginç veriler de çıkmış:

• Dövmesi olan insanlara dair “ilk izlenimler”; bu insanların daha maceracı, daha az kurallara uyan ve daha fazla cinsel deneyime sahip oldukları yönündeymiş.
• Dövmesi olan yetişkinlerin vücutları hakkında daha pozitif görüşleri olduğunu ve kendilerini daha çekici buldukları gözlemlenmiş.
• Dövmesi olan yetişkinlerin cinsel olarak daha aktif oldukları saptanmış.
• Dövmesi olan yetişkinlerin daha fazla risk alma eğiliminde oldukları gözlenmiş.
• Dövmesi olan kadınların, dövmelerini sildirme olasılıkları erkeklerinkinin iki katıymış.

Dövme konusunda izlediğim belgesellerden beni en çok etkileyen cümle, neden dövme yaptırdığımızı en güzel şekilde açıklıyor; “Bu dövmeyi tenimde istiyorum, acı çekmeye hazırım ve kalıcı olacağını kabul ediyorum.” Neden dövme yaptırdığımız ve dövme yaptıranlar hakkındaki algımız az çok belli. Peki ne tür dövmeler yaptırıyoruz derseniz gelin sizin için derlediğim nedenlere ve dövmelere göz atın.

Kendimizi Farklılaştıran “Bireysel” Dövmeler – Dövmeyi bulan Samoa Adası yerlileri gibi biz de kendimizi, bize ait, kimselerde olmayan biricik özelliklerimizi vurgulamak için dövme yaptırıyoruz. Adımız, takma adımız, uğurlu sayımız, burcumuz, doğum tarihimiz gibi sadece bize özel olan şeyleri dövme yaptırıyoruz. Genelde “bireysel” dövme yaptıranların daha uzun süre dövmelerinin tasarımı, yeri ve hangi dövmeciye yaptıracakları gibi konulara kafa yordukları gözlemlenmiş. Ben de kişisel olarak bu gruptanım. Sol bileğimde üç uğurlu sayımın Roma rakamları ile alt alta yazılmış minik bir dövmesi var.

Önemli Kavramları Hatırlatan Dövmeler – Geldiğimiz yeri, hayattaki prensiplerimizi, şehrimizin en sevdiğimiz simgesini, yaşadıklarımızdan aldığımız dersleri, varsa yaşam motto’muzu, sevdiğimiz liderleri temsil eden yazı ve çizimler en sık kullanılan dövme fikirleri arasında. Kendisi de bir çok dövme sahibi olan Johhny Depp der ki “Vücudum benim günlüğüm. Ve dövmelerim benim hayat hikayem.” Johhy Depp gibi biz sıradan ölümlüler de kendi hayat hikayemizi vücudumuza kalıcı bir şekilde kazımaktan tarif edilemez bir mutluluk duyabiliyoruz.

 

Aşk ve Sevdiklerimizi Tenimize Taşıyan Dövmeler – Hayatta olan veya olmayan sevdiklerimizi, aşkımızı, ailemizi de vücudumuza kalıcı bir şekilde yerleştirmek de en sevilen dövme fikirleri arasında. Resimleri, isimleri veya onlarla bir anımızın anlatımı olabilir. Genelde karşılıklı yaptırılan bu dövmeler de en çok tercih edilenler arasında. Ancak burada iyi plan yapmakta fayda var, yoksa kendimizi bir dermatolog ofisinde dövme çıkaran lazer uygulamasının acılı kollarında bulabiliriz. Bu dövme türünde benim korkulu rüyam Victoria-David Beckham çiftinin İbranice kocaman yazdırdıkları “I’m my beloved’s. And my beloved is mine” dövmeleri. Favorim ise Beyonce ve Jay Z çiftinin uğurlu rakamları olan dört rakamının yüzük parmaklarındaki sade “IV” dövmesi.

Estetik Güzellik Katan Minimalist Dövmeler – Genelde biz kızlara yakışan bu dövmeler, kadın vücudunun zaten estetik olan kısımlarını daha da vurgulayan ve yaratıcı tasarımları olanlar bu grupta yer alıyor. Ayak bileği, bel oyuğu, ense ve kalça gibi zaten estetik bölgelere yapılan minimal dövme tasarımlarının çok çekici olduğu konusunda geniş bir görüş birliği var. Tumblr, Instagram, weheartit gibi mecralarda bu tür dövmelerden milyonlarca örnek bulabilirsiniz.

Çete ve Hapishane Kültürü Dövmeleri – Çok zor koşullarla, gerekli ekipman olmadan bile dövme yapılabileceğini kanıtlayan bir dövme türü de çete ve hapishane dövmeleri. İnsanların, ait oldukları grupları ve yaşam öykülerini anlatan bu karanlık dövme türü de oldukça derin ve zengin bir kültür. En iyi bilinen hapishane dövmesi gözün altına yapılan göz yaşı şeklindeki dövme. Anlamı ise o kişinin birini öldürmüş olduğu. Bu dövmenin geçmişi ise Chicago’lu grupların California’da kurdukları çetelere kadar dayanıyor.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Zeynep Cansoylu Samancıoğlu: Gündüzleri çok uluslu bir firmada kozmetik kanalı müşteri yöneticisi. Geceleri saç & cilt bakımı, moda, trendler, gezme, yeme ve içme yazan araştırmacı blogger. Doğal ortamları olan alışverişte, sergide, balede, operada, müzikalde, vapurda, boğazda, müzede, gezmede, yemekte sıklıkla gözlemlenebilir. Hep güzel insanların ve şeylerin peşinde.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale