Murphy’nin tersi Yhprum kanunu: Ya her şeyin yolunda gitme olasılığı varsa?

Hayatın tüm karmaşası ve yoğunluğu arasında kendimizi sürekli en kötü senaryoyu düşünürken buluruz. Durum işler iyi giderken bile böyledir. Kendimize anlattığımız senaryoda bunu her ihtimale hazırlanmak için yapıyoruzdur. Ya da meşhur Murphy Kanunları arasından “Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir” veya “Her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır” sözleri aklımıza gelir. Ama bu karamsar bakış açısının tam zıttını savunan Yhprum Kanunu’na göre bir ihtimal daha var: O da olasılıkların pozitif olması.

Yhprum Kanunu nedir?

Yhprum Kanunu, Murphy Kanunu’nun doğrudan zıttıdır. Murphy kelimesinin tersten yazılışı olan Yhprum, bize hayattaki bazı şeylerin olumlu gitmemesi için hiçbir neden olmadığını söyler. Bir tür Polyannacılık gibi görünse de körü körüne bir iyimserlik anlayışını savunmaz. Daha çok hayatın beklenmedik şekilde başarılı olma kapasitesine karşı umut ve inanç besler. Dolayısıyla bize şunu hatırlatır: “Hayatta işlerin yolunda gitmemesi her tür neden varken bile bazen her şey yolunda gider.

Umudun yasası olarak da bilinen Yhprum Kanunu, iyimserliğin en az risk taşıyan gerçek olduğu fikrine odaklanır. Olayların başarılı şekilde sonuçlanmasının düşünüldüğü kadar olasılıksız olmadığını savunur. Aksine tüm ters koşullara rağmen hala olumlu sonuç ihtimalinin bulunduğunu, bunun da hayatın kendi içinde sahip olduğu dengeden kaynaklandığını söyler. Ekonomi ve insan vücudu gibi karmaşık sistemlerin kendi başına hayatta kalma direncinden yola çıkar. İnsanın, binlerce olasılık arasından hangisinin gerçekten iyi olduğunu bilemeyeceğini, kötü gibi görünen bir sonucun bile aslında büyük resimde iyi olduğunu anlatır. 

Bu varsayım, hayatta istemediğimiz şeyler olduğunda yaşadığımız hayal kırıklıklarını atlamamıza yardımcı olur. Hayatın kendi akışına güvenmeye ve tüm süreci kontrol edemediğimizi kabullenmeye davet eder. Biz farkında olmadan rastlantısal olarak örülen ağların kendi ritminin, döngüsünün ve düzeninin pozitif olasılıklara açık kapı bıraktığını gösterir. Çünkü bazen gerçekten de “Başıma neden bunlar geldi” diye yakınmak yerine çıktığımız yola heyecanlanmamız gerekir. Bu da devamında er ya da geç olumlu sonuçlar getirir.

Yhprum Kanunu’nun mantığı

Yhprum Kanunu, algıda yapılan ufak bir düzenlemenin tüm yaşamı değiştirmesiyle ilgilidir. Evrimsel olarak insan beyni olasılıklara odaklanmaya programlıdır. Bu da Murphy Kanunları’nın neden bu kadar geniş bir çerçevede benimsendiğini kanıtlar niteliktedir. Oysa başka bir ihtimalin daha olduğunu hatırlatan Yhprum, beynin olumlu olaylarına odaklanır. Nitekim kimi nörobilim araştırmaları beynin kendi içinde odaklandığı olumlu olayları kehanet gibi kullanarak bundan fayda sağladığını gösterir. Yani bir şeyin iyi gideceğine inanmak, beyindeki sinir iletimini ve devreleri etkileyerek davranış sistemini olumlu şekillendirebilir. Örneğin; kişilik algısı, olumsuz beden yanılsaması veya stresle baş etme becerisi benzer iç şartlama çalışmalarıyla iyileşebilir. Bu da hayata pozitif bakmanın yaratacağı zincir tepkimelerin başlangıcıdır.

Yhprum Kanunu bilişsel çerçeveleme sürecindeki olayları yeniden yorumlama becerisinden destek alır. Bu nedenle hayattaki kötü olayları başarısızlık olarak adlandırmaktan kaçınır, bunun yerine aksilikleri yeni bir fırsat olarak tanımlar. Bu kadar basit bir kavram değişikliği bile stres tepkilerinin azalmasına, zihnin rahatlamasına ve esneklik kapasitesinin artmasına yardımcı olabilir. Psikolojide yer bulan bu sistemden destek alarak sadece olumlu düşünce yoluyla hayattan alınan tatmini ve farkındalığı artırmayı hedefler. Sonuçta başımıza bir şekilde iyi şeyler geldiğini fark ettiğimiz zaman ise hem sakinliğimizi korumayı başarır hem de daha mutlu bireylere dönüşürüz. Bu da ilişkilerdeki iletişim açıklığından iş hayatındaki sorun çözme yetisine kadar her alanı olumlu şekillendirir.

Yhprum Kanunu’nu hayata uygulama adımları

Yhprum Kanunu’nu hayatınıza dahil etmek için körü körüne bir iyimserlik anlayışı geliştirmenize gerek yok. Zaten Yhprum Kanunu da böyle bir şey değil. Aksine, günlük hayatta edineceğiniz ufak farkındalıklar ve işleri biraz akışına bırakma çabası bile olumsuz gibi görünen olaylarda yeni anlamlar bulmanıza yardımcı olabilir. Zor anlarda odaklanacağınız çözüm odaklı düşünceler potansiyelinize farklı şekillerde destek olabilir:

  • Olanı fark etme: Yhprum Kanunu farkındalık gelişimi ile başlar. Sürecin temelini oluşturan farkındalık, kalıplaşmış düşünce örüntülerini fark edip bunların dışına çıkmayı savunur. Özellikle toplum ve aile baskısı sebebiyle “iyi” veya “kötü” olarak etiketlenen şeylerin aslında kendi içinde farklı anlamlar barındırabileceğini söyler. Bunun için başınıza gelen her olaya zihinsel berraklık ve yüksek farkındalıkla yaklaşarak kendi değer yargılarınıza güvenmeniz gerekir. Bunu yaptığınız anda otomatikleşen döngüden çıkar ve yeni olasılıklara kapı aralayarak olumlu yapıları içeri davet edersiniz.
  • Yeniden adlandırma: Yhprum’da insan faktörü en büyük değişkendir ve “kötü” olarak adlandırılan olay kişiden kişiye değişebilir. Bu da kullanılan tanımlardaki yanlışlara dikkat çekerek anlamı yeniden yorumlamayı gerektirir. Çünkü çoğu zaman hayatta “başarı” gibi kavramlar, yaşanan olaylardan çok onlara yüklenen anlamlarla ilgilidir. Bu da günlük eylemlerdeki perspektifi değiştirerek olumlu düşünce sisteminin geliştirilebileceğini söyler. Mesela, “neden” diye sorduğunuz anlarda bakış açınızı değiştirerek olayı yeni bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. Böylece engelleri size rehber olan araçlara dönüştürebilirsiniz.
  • Akışa güvenme: Yhprum Kanunu’nun bir diğer prensibi, insanın hayatta elde etmek istediği kontrol ihtiyacını vurgular. Ancak bu kontrol ihtiyacının zararlı olduğunu söyler. Çünkü hayata söz geçirmeye çalışmak akışa güvenmemek demektir. Yaşananları büyük bir düzenin parçası olarak görmeyi öneren bu bakış açısı, hem zihinsel dayanıklılığı artırır hem de aşırı stres karşısında üretkenliği ve yaratıcılığı korur. Tesadüflerin lehinize çalıştığını düşünmeyi öğrendiğiniz zaman hayattan da daha tatmin olursunuz.
  • Yönünü tekrar yapılandırma: Yhprum Kanunu’nu hayata uygulamanın son adımı ise bakış açısının esnetilmesiyle ilgilidir. Hayatın akışkanlığını hatırlatan bu prensip, işlerin yolunda gitmesinin bizim elimizde olduğunu savunur. Çünkü hayatta beklentiler, hedefler veya yöntemler değiştiği zaman yön de değişecektir. Bazen bize hizmet etmeyen bir yolda inat ettiğimiz için pozitif olanı bilinçsizce dışlarız. Ama bir şeylerin yoluna girmesi için önce durumu fark etmeniz ve gerekli eylemi almanız gerekir. 

Yhprum’un bu temel adımları, dış koşullardan değil iç dengeden beslenir. Bakış açınızda yapacağınız ufak değişikliklerle, sizin dışınızdaki süreçleri kontrol etmek yerine mevcut duruma göre şekillenmeyi öğrenirsiniz. Hayat direncini ve adaptasyonu pekiştiren bu zihniyet, kendi ritminizi bularak yola devam edebilmenizi sağlayabilir.

Kaynak: verywellmind, greatergood

İlginizi çekebilir: Yaşam her şeyi kapsıyor: İnsan olmaya dair her şeyi kucakla

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!