X

Materyalizm ve mutluluk dengesini kurmak

Mutlu Olmak İçin Paraya İhtiyaç Yoktur!

Büyük ikramiyeyi kazandığınızda dünyanın en mutlu insanı olacağınızı düşündüğünüz zamanlar vardır. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, paranın her zaman mutluluğu satın alamayacağını gösteriyor.

Para ve mutluluk arasındaki ilişkiyi açıklayabilmek için, neredeyse her gün yeni bir araştırma yapılıyor. Bu araştırmaların birçoğu, aynı sonuca ulaşıyor;bizi daha mutlu bir insan yapan, paramızı maddeye değil, deneyimlere harcamak.

Ancak ne var ki, deneyimler için para harcarken, herkes aynı oranda mutlu olamıyor ve  para harcama motivasyonlar çok değişken. Deneyimlerini arttırmak konusunda; bazı kişiler daha iyi hissetmek ve kendilerini tatmin etmek gibi içsel nedenler seçerken; diğerlerinin motivasyonu çevresindekileri etkilemek oluyor.

Mutlu Olmak İçin Paraya İhtiyaç Yoktur!

Ph. D. Ryan Howell, Jia Wei Zhang ve Peter Caprariello, bu konuyu araştırmak için BeyondThePurchase.org sitesini kurarak, üzerinden bireylerin para harcama motivasyonları konusunda bir anket yapmış. Materyalizm, deneyimler ve para harcamayla ilgili testleri cevaplandıran katılımcılardan materyalist değerleri daha yüksek olanların; deneyimler üzerine para harcama nedenlerinin genellikle kendi isteklerinden çok, çevreleriyle bağlantılı olduğu sonucuna ulaşılmış. Aynı zamanda bu kişileri, deneyimleriyle çevrelerinin dikkatini çekmek isteyen, kendi karalarını almakta ve çevresiyle duygusal bağ kurmakta zorlanan kişiler olduğu çıkarımı yapılmış.

Bu sonuçlar, materyalist kişilerin yaşadıkları hayattan daha az tatmin olmalarının sebepleri hakkında ipuçları verebilir. Deneyimler yaşanılan şeyler olsa da, materyalizmin deneyimden çok sahip olmaya odaklanması; tecrübeleri maddeden çok da farklı kılmıyor.

Diğer yandan “Happy Money: The Science of Smarter Spending” kitabının yazarı ve  Harvard Profesörü Micheal Norton’a göre, çoğu kişi paranın mutlulukla bağlantısını kabul ediyor olsa da;  aynı kişilerden hayatlarındaki en mutlu anı düşünmeleri istendiğinde, canlandırdıkları anıda maddi durumlarının pek önemi olmuyor. Aslında, bize iyi hissettiren anılarımız, genelde paradan bağımsız.

Mutlu Olmak İçin Paraya İhtiyaç Yoktur!

Ancak bu sonuçlar paranın bizi hiçbir zaman mutlu etmeyeceği anlamına da gelmiyor.

Micheal Norton, akıllıca harcanan paranın, insanlara daha iyi hissettirebileceğini düşünenlerden. Bu noktada önemli olan ise; ne kadar paranızın olduğu değil, nasıl harcadığınız oluyor.

Norton’un akıllı harcamalar yapabilme önerilerinden bazıları şöyle;

  • Deneyimlerinize yatırım yapın. Para harcarken en çok mutlu olduğumuz anlar, bir objeye değil, bir deneyime yatırım yaptığımız zamanlar. Yani bir t-shirt almak yerine, aynı parayla izleyeceğiniz bir konser, sizi daha çok mutlu edebilir.
  • Alışverişe çıktığınızda bütün paranızı tek bir mağazada harcamayın. Alacaklarınızı sınırlandırın ve mantıklı tercihler yapın. Farklı mağazalardan alışveriş yapmak, tatmin hissinizi arttırmasının yanı sıra, daha akıllıca bir bütçe dağılımı yapmanıza yardımcı olur.
  • Nitelik ve nicelik arasındaki tercihinizi iyi yapın. Bu noktada yanıt vermeniz gereken soru; “daha çok şeye sahip olmak mı, kaliteli tek bir şeye sahip olmak mı?”.
  • Yeni bir şeye sahip olmanın hazzını gözünüzde büyütüp, bu heyecanın ne kadar çabuk geçtiğini unutmayın.
  • Yardım etmeyi ve bağış yapmayı ihmal etmeyin.  Kaynaklarınızı çevrenizdekilerin ya da yardıma ihtiyaç duyanların yararına harcamak; kendinizle ilgili tatmin hissinizi arttırır, ilişkilerinizi geliştirmenize yardımcı olur ve daha iyi bir birey olmanızı sağlar. Ve bu his, paranın asla satın alamayacağı bir şey.

Kaynak: Psychologies.co.uk & Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale