X

Magnezyum İçeren Besinler: En Zengin 15 Gıda

agnezyum, vücudumuzda yüzlerce biyokimyasal reaksiyonda görev alan, yaşam için vazgeçilmez minerallerden biridir. Kasların kasılıp gevşemesinden sinir iletimine, kalp ritminin düzenlenmesinden kemik yoğunluğunun korunmasına kadar pek çok hayati süreçte aktif rol oynar. Günlük magnezyum ihtiyacının karşılanmaması; halsizlik, kas krampları, baş ağrısı, odaklanma sorunları ve uyku düzensizlikleri gibi şikâyetlere yol açabilir.

Bu nedenle magnezyumdan zengin besinleri düzenli olarak tüketmek, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığın desteklenmesi açısından büyük önem taşır. Bu yazıda, günlük beslenme düzenine kolayca eklenebilecek magnezyum içeren 15 besini ve bu besinlerin neden değerli olduğunu ayrıntılı şekilde bulabilirsiniz.

1. Kabak Çekirdeği

Kabak çekirdeği, magnezyum bakımından en zengin besinlerin başında gelir. Küçük bir porsiyonu bile günlük magnezyum ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayabilir. Aynı zamanda çinko, demir, sağlıklı yağlar ve bitkisel protein açısından da oldukça değerlidir.

Düzenli olarak kabak çekirdeği tüketmek; kas ve sinir fonksiyonlarının desteklenmesine, kemik sağlığının korunmasına ve enerji üretiminin artmasına katkı sağlayabilir. Özellikle yoğun tempoda çalışanlar, spor yapanlar ve sık kas krampları yaşayan kişiler için iyi bir besin seçeneğidir.

Kabak çekirdeğinin öne çıkan faydaları:

  • Kas kramplarını ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir
  • Kalp ve damar sağlığını destekler
  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar
  • Uzun süre tokluk hissi verir

100 gram kabak çekirdeğinin yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 530 mg
Protein 30 g
Yağ 49 g
Lif 6 g

Gün içinde bir avuç kadar kabak çekirdeğini ara öğün olarak tüketebilir veya salata, yoğurt ve çorbalara ekleyerek beslenmenize kolayca dahil edebilirsiniz.

2. Badem

Badem, hem magnezyum hem de sağlıklı yağ asitleri açısından oldukça zengin bir kuruyemiştir. Düzenli tüketildiğinde kalp sağlığını desteklerken, kas ve sinir sistemi fonksiyonlarının dengeli çalışmasına da katkı sağlar. Ayrıca E vitamini içeriği sayesinde güçlü bir antioksidan kaynağıdır.

Badem, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya yardımcı olabilir ve uzun süre tok tutma özelliğiyle ara öğünler için ideal bir seçenektir. Özellikle yoğun zihinsel efor gerektiren dönemlerde magnezyum desteği açısından değerlidir.

Bademin öne çıkan faydaları:

  • Kas ve sinir fonksiyonlarını destekler
  • Kalp-damar sağlığını korumaya yardımcı olur
  • Enerji seviyesini artırır
  • Cilt sağlığını destekler

100 gram bademin yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 270 mg
Protein 21 g
Yağ 49 g
Lif 12 g

Günlük olarak 10–15 adet çiğ badem tüketmek, magnezyum ihtiyacının karşılanmasına önemli katkı sağlayabilir.

 

3. Ispanak

Ispanak, yeşil yapraklı sebzeler arasında magnezyum açısından en zengin seçeneklerden biridir. Aynı zamanda demir, folat, C vitamini ve K vitamini içeriğiyle de dikkat çeker. Düzenli olarak tüketildiğinde kemik sağlığını desteklerken, kas fonksiyonlarının sağlıklı şekilde çalışmasına da katkı sağlar.

Ispanak, düşük kalorili yapısına rağmen besin değeri yüksek bir sebzedir. Bu özelliği sayesinde hem kilo kontrolü yapanlar hem de dengeli beslenmek isteyenler için ideal bir tercihtir.

Ispanağın öne çıkan faydaları:

  • Kas ve sinir sistemi fonksiyonlarını destekler
  • Kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olur
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir
  • Sindirim sistemine katkı sağlar

100 gram ıspanağın yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 79 mg
Protein 2,9 g
Lif 2,2 g
Karbonhidrat 3,6 g

Ispanağı salatalarda çiğ olarak tüketebilir, zeytinyağlı yemeklerde veya omlet ve smoothie tariflerinde değerlendirebilirsiniz.

 

4. Avokado

Avokado, sağlıklı yağlar bakımından zengin olmasının yanı sıra iyi bir magnezyum kaynağıdır. Özellikle tekli doymamış yağ asitleri sayesinde kalp sağlığını desteklerken, içerdiği lif ile sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar.

Aynı zamanda potasyum, B vitaminleri ve antioksidanlar içeren avokado, enerji üretim süreçlerinde görev alan mineraller açısından da değerlidir. Dengeli beslenme programlarında sıkça yer almasının nedeni, besleyici ve doyurucu yapısıdır.

Avokadonun öne çıkan faydaları:

  • Kalp ve damar sağlığını destekler
  • Kas fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur
  • Uzun süre tokluk hissi sağlar
  • Cilt ve saç sağlığına katkı sunar

100 gram avokadonun yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 29 mg
Yağ 15 g
Lif 7 g
Karbonhidrat 9 g

Avokadoyu kahvaltılarda ekmek üzerine sürerek, salatalara ekleyerek veya smoothie tariflerinde kullanabilirsiniz.

 

5. Bitter Çikolata (En az %70 kakao)

Bitter çikolata, kakao oranı yüksek olduğu sürece magnezyum açısından oldukça değerli bir besindir. Aynı zamanda güçlü antioksidanlar içerir ve ruh halinin iyileşmesine katkı sağlayabilecek bileşenlere sahiptir.

Doğru miktarda tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacını karşılar hem de vücudun magnezyum ihtiyacına destek olur. Ancak şeker oranı düşük, kakao oranı yüksek ürünlerin tercih edilmesi önemlidir.

Bitter çikolatanın öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını artırır
  • Zihinsel performansı destekler
  • Antioksidan etki sağlar
  • Tatlı isteğini dengeler

100 gram bitter çikolatanın yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 230 mg
Yağ 42 g
Karbonhidrat 46 g
Protein 8 g
Günlük olarak 20–30 gram kadar bitter çikolata tüketmek, hem keyifli hem de besleyici bir tercih olabilir.
 

6. Muz

Muz, genellikle potasyum içeriğiyle bilinse de aynı zamanda önemli miktarda magnezyum da içerir. Kas kasılmaları, sinir iletimi ve enerji üretimi açısından destekleyici bir meyvedir. Spor yapanlar ve gün içinde yoğun tempo yaşayan kişiler için pratik bir ara öğün alternatifidir.

Doğal şeker içeriği sayesinde hızlı enerji sağlar. Aynı zamanda lif içeriğiyle sindirim sistemini destekler ve uzun süre tokluk hissi oluşturabilir.

Muzun öne çıkan faydaları:

  • Kas kramplarını azaltmaya yardımcı olabilir
  • Enerji üretimini destekler
  • Sinir sistemi fonksiyonlarını destekler
  • Sindirimi düzenler

100 gram muzun yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 27 mg
Potasyum 358 mg
Karbonhidrat 23 g
Lif 2,6 g

Muzu tek başına tüketebilir, yoğurtla birlikte ara öğün yapabilir veya smoothie tariflerine ekleyebilirsiniz.

 

7. Nohut

Nohut, bitkisel protein ve lif açısından zengin olmasının yanında iyi bir magnezyum kaynağıdır. Uzun süre tok tutma özelliği sayesinde kilo kontrolüne yardımcı olabilirken, kas ve sinir sistemi fonksiyonlarının desteklenmesine de katkı sağlar.

Aynı zamanda demir, folat ve B vitaminleri içeren nohut, özellikle bitkisel ağırlıklı beslenen kişiler için önemli bir mineral deposudur.

Nohudun öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını destekler
  • Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar
  • Uzun süre tokluk hissi verir
  • Kas ve kemik sağlığını destekler

100 gram haşlanmış nohudun yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 48 mg
Protein 9 g
Karbonhidrat 27 g
Lif 8 g
Nohutu salatalara ekleyebilir, zeytinyağlı yemeklerde kullanabilir veya humus yapımında değerlendirebilirsiniz.
 

8. Mercimek

Mercimek, hem kırmızı hem yeşil türleriyle beslenmede önemli bir yere sahiptir. Bitkisel protein, lif ve mineral açısından zengin olan mercimek, magnezyum alımını artırmaya yardımcı olurken uzun süre tok tutma özelliğiyle de öne çıkar.

Düzenli mercimek tüketimi, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına katkı sağlayabilir ve kas fonksiyonlarını destekleyebilir. Özellikle et tüketiminin az olduğu beslenme modellerinde önemli bir alternatiftir.

Mercimeğin öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum ve demir alımını destekler
  • Sindirim sistemine katkı sağlar
  • Enerji üretimini destekler
  • Uzun süre tokluk hissi verir

100 gram haşlanmış mercimeğin yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 36 mg
Protein 9 g
Karbonhidrat 20 g
Lif 8 g
Mercimeği çorba, salata veya ana yemek olarak farklı tariflerde rahatlıkla kullanabilirsiniz.
 

9. Yulaf

Yulaf, tam tahıllar arasında besin değeri en yüksek seçeneklerden biridir. Magnezyum içeriğinin yanı sıra lif, özellikle de beta-glukan bakımından zengindir. Bu sayede hem sindirim sistemini destekler hem de kan şekeri dengesinin korunmasına yardımcı olabilir.

Kahvaltılarda sıkça tercih edilen yulaf, uzun süre tok tutma özelliği sayesinde gün boyu enerji seviyesinin daha dengeli olmasına katkı sağlar.

Yulafın öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını artırır
  • Sindirim sistemini destekler
  • Uzun süre tokluk hissi sağlar
  • Enerji üretimine katkı sunar

100 gram yulafın yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 177 mg
Protein 13 g
Karbonhidrat 66 g
Lif 10 g
Yulafı süt veya yoğurtla birlikte tüketebilir, meyve ve kuruyemiş ekleyerek besleyici bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz.
 

10. Kaju

Kaju, yumuşak dokusu ve lezzetiyle sevilen bir kuruyemiştir. Magnezyum açısından zengin olmasının yanı sıra bakır, demir ve sağlıklı yağlar da içerir. Bu özellikleri sayesinde enerji üretimi ve kas fonksiyonlarının desteklenmesine katkı sağlar.

Düzenli ve kontrollü miktarda kaju tüketmek, hem mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olur hem de uzun süre tokluk hissi oluşturur.

Kajunun öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını destekler
  • Kas ve sinir sistemi fonksiyonlarına katkı sağlar
  • Enerji seviyesini destekler
  • Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur

100 gram kajunun yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 292 mg
Protein 18 g
Yağ 44 g
Lif 3 g
Kaju, ara öğünlerde tek başına tüketilebileceği gibi salata ve yemeklere de eklenebilir.
 

11. Fındık

Fındık, sağlıklı yağ asitleri, vitaminler ve mineraller bakımından oldukça zengin bir kuruyemiştir. Magnezyum içeriği sayesinde kas ve sinir sistemi fonksiyonlarının desteklenmesine yardımcı olurken, kalp-damar sağlığı üzerinde de olumlu etkiler sağlayabilir.

Aynı zamanda E vitamini açısından zengin olan fındık, antioksidan özellik gösterir ve hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasına katkı sunar.

Fındığın öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını destekler
  • Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur
  • Enerji verir ve yorgunluğu azaltmaya katkı sağlar
  • Cilt sağlığını destekler

100 gram fındığın yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 163 mg
Protein 15 g
Yağ 61 g
Lif 10 g

Fındığı kahvaltılarda, ara öğünlerde veya tatlı tariflerinde dengeli miktarda tüketebilirsiniz.

12. Kinoa

Kinoa, glutensiz yapısı ve yüksek besin değeriyle öne çıkan bir tahıldır. Magnezyum içeriğinin yanı sıra protein, lif ve birçok temel amino asidi bünyesinde barındırır. Bu yönüyle hem bitkisel beslenenler hem de dengeli beslenmek isteyenler için değerli bir seçenektir.

Kinoanın düzenli tüketimi, enerji üretim süreçlerini destekleyebilir ve kas fonksiyonlarının sağlıklı şekilde çalışmasına katkı sağlayabilir.

Kinoanın öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum ve protein alımını destekler
  • Uzun süre tokluk hissi sağlar
  • Sindirim sistemine katkı sunar
  • Glutensiz bir alternatif sunar

100 gram pişmiş kinoanın yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 64 mg
Protein 4,4 g
Karbonhidrat 21 g
Lif 2,8 g

Kinoayı salatalarda, pilav yerine ana yemeklerde veya sebzelerle birlikte garnitür olarak kullanabilirsiniz.

 

13. Yoğurt

Yoğurt, özellikle kalsiyum içeriğiyle bilinse de aynı zamanda magnezyum da içeren değerli bir süt ürünüdür. Protein bakımından zengin olması sayesinde kas dokusunun korunmasına katkı sağlar ve uzun süre tokluk hissi oluşturur.

Ayrıca probiyotik içeriği sayesinde bağırsak florasının dengelenmesine yardımcı olur. Bu durum, besin emiliminin daha verimli gerçekleşmesine ve genel sindirim sağlığının desteklenmesine katkı sunar.

Yoğurdun öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum ve kalsiyum alımını destekler
  • Sindirim sistemini düzenler
  • Kas ve kemik sağlığını destekler
  • Bağışıklık sistemine katkı sağlar

100 gram yoğurdun yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 11 mg
Protein 3,5 g
Karbonhidrat 4,7 g
Kalsiyum 121 mg
Yoğurdu tek başına tüketebileceğiniz gibi meyve, yulaf veya kuruyemişlerle birlikte de değerlendirebilirsiniz.
 

14. Somon

Somon, kaliteli protein ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir balıktır. Aynı zamanda iyi bir magnezyum kaynağı olması sayesinde kas ve sinir sistemi fonksiyonlarının desteklenmesine katkı sağlar. Düzenli balık tüketimi, kalp-damar sağlığının korunmasında da önemli rol oynar.

Somon, içerdiği B vitaminleri ve selenyum ile enerji üretimini desteklerken bağışıklık sistemine de katkı sunar.

Somonun öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını destekler
  • Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur
  • Kas fonksiyonlarını destekler
  • Beyin sağlığına katkı sağlar

100 gram pişmiş somonun yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 27 mg
Protein 20 g
Yağ 13 g
Omega-3 2,3 g
Somonu ızgara, fırın veya buharda pişirerek sağlıklı şekilde tüketebilirsiniz.
 

15. Tam Buğday Ekmeği

Tam buğday ekmeği, rafine edilmiş beyaz ekmeğe kıyasla daha fazla lif, vitamin ve mineral içerir. Kepeği ve ruşeymi ayrılmadığı için magnezyum açısından daha zengindir. Bu özelliği sayesinde sindirim sistemini desteklerken, enerji seviyesinin daha dengeli olmasına katkı sağlar.

Düzenli olarak tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi, uzun vadede kalp-damar sağlığının korunmasına ve kan şekeri dengesinin sağlanmasına yardımcı olabilir.

Tam buğday ekmeğinin öne çıkan faydaları:

  • Magnezyum alımını artırır
  • Sindirim sistemini destekler
  • Uzun süre tokluk hissi sağlar
  • Enerji seviyesini dengeler

100 gram tam buğday ekmeğinin yaklaşık besin değerleri:

Besin Öğesi Miktar
Magnezyum 75 mg
Protein 9 g
Karbonhidrat 41 g
Lif 7 g
Tam buğday ekmeğini kahvaltılarda, sandviçlerde veya ana öğünlerde dengeli miktarda tercih edebilirsiniz.
 

Magnezyum, vücudun sağlıklı şekilde çalışabilmesi için düzenli olarak alınması gereken temel minerallerden biridir. Kas ve sinir sistemi fonksiyonlarının korunması, kemik sağlığının desteklenmesi, enerji üretiminin artırılması ve kalp ritminin düzenlenmesi gibi pek çok önemli süreçte rol oynar.

Bu yazıda yer verdiğimiz kabak çekirdeği, badem, ıspanak, avokado, bitter çikolata, muz, nohut, mercimek, yulaf, kaju, fındık, kinoa, yoğurt, somon ve tam buğday ekmeği gibi besinler; günlük magnezyum ihtiyacını doğal yollarla karşılamaya yardımcı olur. Bu besinleri dengeli ve çeşitli bir şekilde beslenme programına eklemek, uzun vadede hem fiziksel hem de zihinsel sağlığın korunmasına katkı sağlar.

Unutulmamalıdır ki her bireyin besin ihtiyacı farklıdır. Düzenli ve çeşitli beslenmeye rağmen magnezyum eksikliği belirtileri yaşıyorsanız, bir sağlık uzmanına danışarak kişisel ihtiyaçlarınıza uygun öneriler almanız en doğru yaklaşım olacaktır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.





Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale