X

Kivinin faydaları nelerdir? Kivi nasıl yenir?

Bitki ve sebze tüketiminin sağlık açısından önemi ilk çağlardan beri bilinen bir gerçek fakat küresel ısınma ve tarımcılığın azalması nedeniyle hem üreticinin hem de tüketicinin memnun olmadığı da bir diğer gerçek. Sağlıklı beslenmeye özen gösteren kişilerin tüketimde ilk tercihi sebze ve meyvenin doğal koşullarda yetişmiş olması ve verimli bir hasat sürecinden geçmiş olmasıdır. 

Bu nedenle ülkemizde yeni tarım alanları yaratılıyor ve ekimler gerçekleştiriliyor. Kivi ağacı, ülkemizde neredeyse yeni denebilecek bir bitkidir. Dilerseniz kiviyle tanışalım, faydalarını ve nasıl tüketebileceğimizi öğrenelim.

Kivi nedir?

Çin’in güneyinde yer alan “Yangste” adı verilen vadide yetiştirilmeye başlayan kivi, 1900’lü yıllarda Yeni Zelanda’dan dünyaya yayılmıştır. Tarihsel açıdan bakıldığında oldukça yeni sayılabilecek bir dönemde tanınmaya başlanmıştır. Bugün kivinin en çok üretildiği ülke İtalya’dır. Yeni Zelanda ise kivi üretiminde ikinci sırada yer almaktadır.

Son dönemlerde ülkemizde de Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilmeye başlanmıştır.

Kivinin faydaları nelerdir?

İçeriğinde yer alan vitamin ve mineraller açısından oldukça önemli bir meyvedir. Turunçgiller arasında vitamin açısından 4-5 kat daha fazla vitamin oranına sahiptir. İçerdiği en önemli vitaminler C vitamini, beta karoten, flavonitler, pektin ve potasyumdur.

  • Grip ve üst solunum yollarına iyi gelir.
  • A, E ve C vitamini bakımından zengin olan kivi bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinde son derece yardımcıdır.
  • Düzenli olarak tüketildiğinde vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
  • En önemli faydalarından biri kan sulandırmaya yardımcı olmasıdır. Bu sayede kan basıncının dengede kalmasını sağlar.
  • Nefes açıcı etkisiyle astım ve öksürük şikayetlerini azaltır.
  • İçerdiği lifler sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
  • Göz hastalıklarına iyi geldiği bilinen bir gerçektir.
  • İçerdiği flavonitler sayesinde çocuklarda kronik hastalıkları önleyici etkisi vardır.
  • Cilt tonunu dengeler ve yaşlanma etkilerini geciktirir.
  • Karaciğerin çalışmasına yardımcı olur.
  • Günlük C vitamini ihtiyacını karşılar.
  • Kanser önleyici etkiye sahiptir.
  • Vücutta bulunan kılcal damarların yapısını güçlendirir.

Not: Günde 2 tane kivi tüketmenin iyi kolesterol seviyesini arttırdığı, kötü kolesterol seviyesini ise azalttığı tespit edilmiştir.

Önemli: Yeterli orandan fazla kivi tüketilmesi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. 

Kivi nerelerde yetişir?

Bir kivinin içinde yaklaşık bine yakın çekirdek bulunmaktadır. Normal boyutta bir kivi meyvesinde yaklaşık 100-1200 adet çekirdek bulunmaktadır. Yaz aylarında çiçek açan kivi ağacı, sonbaharda 40-100 gram ağırlığında meyveler vermektedir. 

Tırmanıcı ve sarılıcı özellikte olan kivi, kendi ağırlığını taşıma özelliğine sahip olmayan bir bitkidir bu nedenle destek sistemi ile yapılandırılmalıdır. Kivi, sarılıcı, tırmanıcı ve yaprağını döken çok yıllık bir bitkidir. İlk ekildiğinde ekşimtırak bir tada sahip olan kivi, yaklaşık bir hafta sonra olgunlaşmakta ve gerçek tadını vermektedir. Denizden yüksek, nemli ve yağış alan yerlerde daha verimli yetişmektedir. Yağışlı ve soğuk havayı seven kivi asmaları, don olaylarına karşı ve ilkbahar mevsiminin sert rüzgarlarından korunmalıdır. Derin ve geçirgen toprakları sever. Suyu fazla tutan killi topraklar, kivi yetiştiriciliği için uygun değildir. 

Ülkemizde kivi yetiştiriciliği yeni başlamıştır bu nedenle bir adaptasyon süreci yaşanmaktadır. Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerimizde yetiştirilmektedir. 

Kivi tüketimi hakkında ipuçları
  • Kivinin vitamin değerini öldürmemek için bıçaktan uzak durmalıyız!
  • Kivi meyvesinin, vitamin açısından en önemli kısmı kabuğunun altıdır fakat kabuğunu ne kadar ince soyarsanız soyun bu değerli kısım kabukla birlikte çöpe gitmektedir. Bu nedenle tüketirken tercih edilecek ilk yöntem yumurta gibi tepesinin kesilerek kaşık yardımıyla yenmesi şeklindedir.
  • Uzun süre korunabilen sert bir meyvedir fakat yerken yumuşatmak oldukça basittir: Tüketeceğiniz kadar kiviyi, elma ile bir poşette birkaç gün bekletirseniz kimyasal etki dolayısıyla kivi yumuşayacaktır. 
  • Kiviyi, elmalarla aynı tabakta beklettiğinizde ise kivinin çürüyeceğini unutmamak gerekir.

Ekşi tatların gücüyle hazırlanabilecek lezzetler

Kivi, meyve olarak tüketilmesinin yanı sıra en çok tatlılara ve pratik içeceklere yakışmaktadır. 

  1. Hafif ve kolay hazırlanışı nedeniyle sütlü tatlılarınızı kiviyle tatlandırmak mümkün.Sütlü tatlılara örnek olarak: Kivi jöleli tavuk göğsü, kivili muhallebi, kivili sütlü irmik tatlısı ya da kivili pelte tercih edilebilir. 
  2. Güne iyi bir başlangıç yapmak ve sindirim şikayetlerinizi gidermek için sağlıklı içecekleri tüketmelisiniz. Kiviyi içecek olarak tüketmek isterseniz: Salatalık-ıspanak ve kivi karışımı, kivi-çilek-üzüm karışımı ya da yoğurt-böğürtlen-kivi karışımını aç karnına tüketmek günün geri kalanına sizi hazırlayacaktır.
  3. Arkadaşlarınıza çayın yanında ikram edebileceğiniz lezzetlerde ise kivili kümbet pasta, kivili-böğürtlenli tart, kivili milföy pasta ya da kivili çikolata kaselerini tercih edebilirsiniz.

Kivili smoothie tarifi

Malzemeler:

  • 4 adet kivi,
  • 1 su bardağı soğuk süt,
  • 1 su bardağı vanilyalı dondurma ya da yoğurt,
  • 2 adet rendelenmiş limon kabuğu,
  • 4 adet küp buz

Hazırlanışı:

  • Kivilerin kabuklarını soymadan, tepesini kestikten sonra tatlı kaşığı yardımıyla kiviyi kabuğundan ayırarak bir tabağa alalım.
  • Kivi, süt, rendelenmiş limon kabuğu ve vanilyalı dondurma/yoğurt karışımını rondonun içine koyalım ve yaklaşık 10 dakika karıştıralım.
  • Hazırladığınız karışımı, buzdolabında soğutulmuş bardakların içine koyalım.
  • Kivili smoothie servise hazır. 

Bonus: Hazırladığınız karışımı nane yaprağı ya da elma dilimleriyle servis edebiliriz.

Afiyet olsun.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale