Kendimizle yeniden bağlantı kurmanın yolları

Hiç kendinizden uzaklaştığınızı, sanki iç sesinizin kaybolduğunu, ruhunuzla, zihninizle bağlantı kuramadığınızı hissettiğiniz anlar oldu mu? Hepimizin zaman zaman kendimizden kopuk hissettiğimiz zamanlar olmuş olabilir hayat yolculuğunda. Çünkü hayatın bilinmeyen, sert yokuşlarla bezeli, fırtınalı dönemeçleri, bazen diğer insanlardan bazense kendimizden uzaklaşmamıza neden olabilir. İşlerimizdeki yoğun gündemler, sosyal ilişkilerimizin, romantik ilişkilerimizin karmaşıklığı, günlük sorumluluklar derken, kendimizle olan bağımız zaman zaman zayıflayabilir, hatta bazen de tamamen kopar. Bu duygu, çok yoğun bir hal aldığında literatürde ‘depersonalization’ olarak geçen Türkçe’si ile benlik kaybı veya kendine yabancılaşma diyebileceğimiz bir durum açığa çıkarabilir. Ve bu yabancılaşma hissi, anksiyeteye, depresyona kadar ciddi sorunlara zemin hazırlayabilir, özellikle de kronik bir hal aldığında.

Bu gibi anlarda kim olduğumuzu, nerede, ne yapmak istediğimizi, hayata dair, kendi geleceğimize dair bakış açımızı kaybediveririz… Ve bu kopukluk hissi de yaşamın zorluklarıyla mücadele etmemize engel olmaya başlar ve doyumlu bir yaşam sürmemizin önündeki en büyük engellerden biri haline dönüşür. Bu nedenle yola umutla, gülen gözlerle devam etmek için kendimizle kopan o bağı iyileştirmemiz, güçlendirmemiz şart. Peki, bunu nasıl yapacağız? İşte kendinizden koptuğunuzu hissettiğinizde yeniden bağlantı kurmak için izleyebileceğiniz adımlar:

1. Fiziksel aktivite ile bedeninize dönün

Fiziksel aktivitelerle, dikkatinizi, ilginizi, odağınızı yeniden bedeninize çekebilir, kendinize döndüğünüzü daha kolay hissedebilirsiniz. Koşabilir, dans edebilir, tenis oynayabilir, bisiklet sürebilir, yoga yapabilirsiniz. Bu eylemlerin her biri, size bedeninizde olduğunuzu hatırlatacak ve şimdiki an ile uyumlanmanızı kolaylaştıracak, kendinizle yeniden bağlantı kurmanızı sağlayacak. Sevdiğiniz bir fiziksel aktiviteyle zaman geçirmek, sizi merkezinize geri taşıyacak.

2. Doğada zaman geçirin

Doğanın şifalı gücüne hepimiz defalarca tanıklık etmişizdir… Doğada olmak, köklenmiş hissetmenize destek olur. Topraklanma pratiklerinden faydalanarak doğrudan Dünya ile fiziksel bir bağlantı kurabilir, enerjinin bedeninizden toprağa aktığını hissederken yeniden kendinizle bağlantı kurabilirsiniz. Rüzgarın cildinize dokunuşunu, güneşin sıcaklığını ve kuşların cıvıltısını hissederek, doğanın güzelliklerine odaklanmak, anı yaşamanızı sağlar ve sizin de kendinizi hissetmenize imkan tanır. Doğanın iyileştirici dokunuşları ile hem fiziksel hem de ruhsal bir bağlanma kurabilirsiniz.

3. Farkındalık pratiklerini uygulayın

Mindfulness veya bilinçli farkındalık, anı yaşamanın anahtarıdır. Duş alırken suyun cildinizdeki hissi, sabunun kokusu veya suyun sesi gibi anlık duyumların farkına varmak, zihninizi geçmiş veya gelecekten alıp şimdiki ana getirmeye yardımcı olur. İçtiğiniz çayın ılık yudumu, okuduğunuz kitabın dokusu, kendinize sarıldığınızda ellerinizin bedeninizde yankı bulan sıcaklığı ve daha nice örnek, sizi anda kalmaya teşvik eder ve yaşama, hayatın akışına daha yakından bağlanmanıza, kendinizi yeniden hissetmenize olanak tanır.

4. Hissetmekten kaçmayın

Kendinizden kopuk hissettiğinizde, kendinize yabancılaştığınızı düşünmeye başladığınızda, kendinize sormanız gereken en önemli sorulardan biri; ‘Neyi hissetmekten kaçıyorum?’ Ne yazık ki pek çoğumuz hayatımızda hep olumlu duygulara yer açmak isterken, rahatsız edici duygulardan kaçınma çabasına giriyoruz. Oysa ki bu çaba, kendimizle kurduğumuz o bağı zayıflatıyor. Ancak, olumlu-olumsuz tüm duyguların farkına varmak ve onları bedenimizde, zihnimizde, ruhumuzda yaşamak, bu duygularla yüzleşmemize ve onları işlememize olanak tanır Hissetmekten korktuğunuz duygulara bedeninizde ve zihninizde yer açmayı deneyin.

5. Yaratıcılığınızı kucaklayın

Yaratıcılık, iç dünyanızla bağ kurmanın ve kendinizi ifade etmenin güçlü bir yollarından biri. Resim çizmek, müzik yapmak veya herhangi bir sanat dalıyla uğraşmak, duygularınızı dışa vurmanıza ve kendinizle yeniden bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir. Yaratıcı süreç, zihninizi meşgul ederken, aynı zamanda kalbinize de dokunur ve sizi anın içine çeker. Kendinizi ifade etmenin yeni yollarını keşfedebilirsiniz. Bu, bazen yeni bir tarif denemek kadar pratik olabilir.

6. Günlük tutun

Düşüncelerinizi, duygularınızı ve deneyimlerinizi yazılı olarak ifade etmek, kendinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Günlük tutmak, günlük hayatın karmaşasından bir adım geri atmanıza ve yaşadıklarınızı düşünmenize olanak tanır. Kendi yazılarınız aracılığıyla düşüncelerinizi düzenlemek ve duygularınızı işlemek, kendinizle olan bağınızı güçlendirir ve kişisel büyüme yolculuğunuzda önemli bir araç haline gelebilir. Her gün birkaç dakikanızı kendinize ayırın ve düşüncelerinizi kağıda dökün; bu, içsel dünyanızla bağlantı kurmanın basit ama etkili yollarından biri.

Kendinizle kurduğunuz bağ, hayatınızın kalitesini doğrudan etkileyen temel bir unsurdur. Bu bağlantıyı güçlendirmek, daha mutlu, daha dengeli ve daha anlamlı bir yaşam sürmenize olanak tanır. Yolculuğunuzda sabırlı olun, kendinize karşı nazik olun ve her adımın, kendinizle olan ilişkinizi derinleştirdiğini ve hayatınıza yeni anlamlar kattığını hatırlayın.

İlginizi çekebilir: Yoğun gündemlerde en iyi iç denge yöntemi: Kendi kaynaklarımıza dönmek

Kaynak: possibilitychange

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!