X
    Kategoriler: FEEL UP

Kendimize olan inançsızlığımız

Kendimize Olan İnancın Önemi

Hepimiz zaman zaman kapılırız umutsuzluk duygusuna. Hayattan beklentilerimiz ile yaşadıklarımız birbiriyle uyuşmadığında, hedeflerimize ulaşamadığımızda veya bir ilişkide hayal kırıklığı yaşadığımızda… Bunların hepsi umutsuzluk hissetmemiz için bir nedendir.

Kişi umutsuzluk duygusu içindeyken, hedefine ya da hayallerine ulaşamayacağını düşünür. Bu düşünce yapısı da kişinin kendine duyduğu inancı azaltır.

Kendimize duyduğumuz inanç, alacağımız bütün kararlar ve yapacağımız bütün davranışlar üzerinde büyük etkiye sahiptir.

Duygu dünyamızda yaşananlar bütün davranışlarımızı etkiler. İş motivasyonumuzu, akademik başarımızı, yeni bir hedef belirlemeyi, yemek yeme şekillerimizi, spora başlamamızı veya bırakmamızı… Hepsi inanç sistemimizle şekillenir. Hiç bir davranış duygulardan bağımsız bir şekilde var olmaz.

Herhangi bir şeyle ilgili harekete geçmekte zorlanıyorsanız, yani “kendi kendinizi sabote ediyorsanız” bunun mutlaka duygularınızla ve düşüncelerinizle ilgisi vardır. Kendinize inanmadan bir şey için harekete geçmeniz mümkün olamaz.

Bir işe başlamadan,

  • “Yapamam ki…”,
  • “Bu hiç bir işe yaramaz”,
  • “Denesem ne olur, denemesem ne olur” şeklindeki düşünceler umutsuzluk duygusuna neden olur. Bu duygu da yapabileceğiniz her şeyden daha en başından vazgeçmenize neden olur.

Mükemmeliyetçi olmayın

Harekete geçmeyi engelleyen en büyük etkenlerden biri de mükemeliyetçi bir düşünce yapısına sahip olmaktır. Bazı mükemeliyetçi kişiler ‘‘ya hep ya hiç’’ şeklinde bir düşünce yapısına sahiplerdir. Bu kişiler, ‘‘olacaksa en iyisi olsun ya da hiç olmasın‘‘ şeklinde düşünür ve davranırlar. Oysa bu yapılabilecek bütün iyi hamleleri engeller. Mükemeliyetçilik, kişiyi ileriye taşıyacağına yerinde saymasına neden olur.

Bir adım atarken mükemeli yapmayı hedefleyerek harekete geçememektense, potansiyelinizi en iyi şekilde kullanmaya çalışırsanız ortaya çıkacak olan sonuç çok daha tatmin edici olacaktır.

Bir hayaliniz, ulaşmak istediğiniz bir şey varsa, adım atın. Ona yaklaşacak yollar arayın. Bunu yaparken pes etmeyin. O kadar kolay ulaşılabilecek olsaydı hayalleriniz olmazdı. Adım atmayı engelleyen şey kişinin kendine inançsızlığıdır. Bu da kişinin kendine yaptığı en büyük haksızlıktır.

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale