X

Kas yapmanıza yardımcı olacak beslenme önerileri

 

Kas Yapmayı Kolaylaştıran Besin Önerileri

Hayalini kurduğunuz vücuda kavuşabilmek için, fiziksel olarak çok çalışıyor olabilirsiniz. Ancak forma girebilmek, fazlalıklarınızdan kurtulabilmek ya da kas yapabilmek için, beslenmenize de özen göstermeniz şart.

Uplifers olarak bugün, vücudunuzdaki kasların daha hızlı belirginleşmesine yardımcı olacak beslenme önerileriyle karşınızdayız.

Kasların oluşabilmesi için, kas güçlendirme programınızla beraber, ihtiyacınız olan kaloriyi de almanız gerekir. Aldığınız kaloriler, hem antrenmanlarınız için enerji kaynağı olduğundan, hem de yıpranan kas ve dokuların onarılmasını sağladığından, kas gelişimini hızlandırabilmek için doğru şekilde beslenmeniz şart.

Karbonhidratlar

Karbonhidrat, egzersiz sırasında enerji veren en etkili maddedir. Kaslarda glükojen olarak depolanan karbonhidratlar, kısa süreli ve yoğun enerji patlamaları sağlar. Ne kadar ağır ve uzun süreli çalışıyorsanız, vücudunuzun o kadar glükojene ihtiyacı vardır. Glükojen deponuzu tükettiğinizde, enerjiniz düşmeye başlar ve egzersizinizi devam ettirmeniz mümkün olmaz.

Karbonhidrat ihtiyacınız, antrenman programınızın yoğunluğuna ve uzunluğuna göre değişir. Eğer bir saatten daha az egzersiz yapıyorsanız, günlük ihtiyacınız kilonuzun 4 katı kadar gramdır. İki saatten daha uzun süre ve daha yoğun antrenman yapanların günlük karbonhidrat ihtiyacı ise, kilolarının 6-8

katıdır.

Spor beslenmesi uzmanlarına göre, ortalama vücuda sahip ve yoğun egzersizler yapan birinin, güç egzersizleri esnasında kaslarını besleyebilmek için alması gereken karbonhidrat miktarı maksimum 400-600 gramdır. Ancak bu miktar, vücut yapınıza, antrenmanlarınızın uzunluğuna ve yoğunluğuna göre değişir.

Proteinler

Tüm sporcular canlı şekilde egzersiz yapabilmek ve dinç kalabilmek için proteine ihtiyaç duyarlar. Protein, egzersiz sırasında yıpranan kasların onarılmasına yardımcı olur. Eğer güçlenmek ve kas yapmak istiyorsanız, günlük protein tüketiminizi arttırmanız gerekir.

USDA’ya (Amerika Tarım Bakanlığı) göre, ortalama bir kişinin günlük protein ihtiyacı, her kilo için 0.8 gramdır. Beslenme uzmanlarına göre ise, güç egzersizleri yapan kişilerde bu rakam 1.2-1.6 arası olmalıdır ve 2 gramı aşmamalıdır.

Protein ihtiyacınızı karşılamak için, yağsız peynirler, yumurta, yağsız kırmızı et, balık, tavuk, meyve, kuruyemişler içeren bir beslenme programı uygulayabilirsiniz.

Kas Yapmayı Kolaylaştıran Besin Önerileri

Yağ

Vücudunuzun karbonhidrat ve protein ihtiyacını karşıladıktan sonra, yağlar için de yeriniz kalır. Yağ vücudun ihtiyaç duyduğu bir besin maddesi olmasına karşın, sağlıklı olabilmek için az miktarda tüketilmelidir.

Tüketeceğiniz günlük yağ miktarı, gün içerisinde tükettiğiniz toplam kalorilerin %30’unu aşmamalıdır.

Su

“Günde 8 bardak”ın ötesinde, vücut, egzersiz sırasında yaşadığı sıvı kaybını telafi etmek için de suya ihtiyaç duyar. Egzersize hazır olduğunuzdan emin olmak için, antrenmandan önceki 2 saat içerisinde 2 abrdak su içmelisiniz. Vücudumuz egzersiz sırasında, 15-20 dakikada bir 100 mililitre kadar, egzersiz sonrasında ise, yaklaşık 500 mililtre suya ihtiyaç duyar. Eğer ihtiyacınızı tam olarak belirlemek istiyorsanız, egzersiz öncesi ve sonrasında tartılabilirsiniz.

Egzersiz sonrası beslenme

Antrenmandan sonra protein ve karbınhidrat içeren besinler tüketmek, kasların onarılmasına, güçlenmesine ve boşalan glükojen depolarının doldurulmasına yardımcı olur. Antrenman sonrası ilk 30 dakika içerisinde tüketeceğiniz karbnhidrat-protein kombinasyonu, insülinin tepki oranını iki katına çıkarır ve daha çok glükojen depolanmasını sağlar.

İdeal karbonhidrat:protein oranı 4:1 iken, protein miktarını arttırmak su ve glükojen miktarının dengelenmesini yavaşlatır.

Sporcu beslenmesi ve vücut geliştirme hakkında daha fazlası için; 

Spor yapanlar için beslenme önerileri

Egzersiz sonrası beslenme: Ne yemeli?

Vücut geliştirme: Yeni başlayanlar için 20 ipucu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale