X

Kamasutra nedir?

Kamasutra 3. yüzyılda Hint bilge Mallanaga Vatsyayana tarafından derlenmiş, cinsellik üzerine ilk yazılı eser olma özelliği taşıyan bir öğreti. Kamasutra’daki amaç, çiftlerin aşk ve cinsel hayatlarını derinleştirmek ve renklendirmek. Kamasutra’nın ortaya çıkışına dair bilinen en yaygın hikaye, Tanrı Shiva ve karısı Parvati’nin cinsel birleşmelerinin ayrıntılarının ve pozisyonlarının kaydedilerek günümüze ulaşmasıdır.

Birçok Hint filozoflarına göre yaşam 4 temel maddeden oluşur: Darma (Dinsel erdem), Kama (Zenginlik), Kama (Zevk) ve Moksha (Günahlardan kurtulma). Buna göre, kişi bebeklik/çocukluk, gençlik ve yaşlılık olarak bu aşamalardan geçer. Vatsyayana’ya göre, kişi önce hayatını nasıl kazanacağını öğrenmelidir. Kişi kendine güvenli bir yaşam oluşturduktan sonra, cinsel tatmin ve zevke erişebilir. Biri bir diğerinden asla ayrılamaz. 

Yaşamı sevdirme amacı taşıyan bir öğreti olan Kamasutra toplam 7 bölüm ve 36 altmetinden oluşur. Erkekler ve kadınlar ile ilgili geniş bilgiler, aralarındaki uyum, sarılma çeşitleri ve tabi ki, birbirinden farklı ve zorluk derecelerine göre değişen cinsel pozisyonlar yer alır. Biraz daha açmak gerekirse, toplumsal ve sosyal konseptler, cinsel birleşme, evli çiftlerin cinsel yaşamları, kadın ve erkek cinsellikleri, kadının erkekler üzerindeki etkisi, erkeğin kadınlar için nasıl daha çekici olabileceği gibi konular detaylı biçimde işleniyor. Bunların yanı sıra, bir erkeğin bir kadını nasıl etkileyebileceği, kadınların düşünceleri ve tutumları, farklı sarılma biçimleri gibi konular da yer alıyor. Erkeğin evlilik dışı ilişkilerini konu alan bölümler bile bulunuyor.

Son olarak, tüm bu temel bilgilerin yanı sıra, Kamasutra’nın son bölümünde, kadın ve erkeğin çekiciliklerini arttırmaya yardımcı olacak yemek ve vücutları için kullanabilecekleri tarifler yer alıyor.

BBC kanalında yayınlanan, “ The story of India” belgeselinde, ¨Kadınlar için Kamasutra¨ kitabının yazarı, Sandhya Mulchandani ile kısa bir söyleyişi yapılmış, konu ile ilgili kapsamlı bilgi almak isteyenler bu belgesele göz atabilirler.
Video İngilizcedir.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale