X

Kahve Kaç Kalori?

Pek çoğumuz için kahve günlük beslenmemizin temel bir parçası durumunda. Uyanmak, sosyalleşmek, yemeklere tat katmak için onu tüketiyoruz. Bilim bize bunun iyi veya kötü olduğunu söyleyebilir ancak yine de günlük alışkanlıklarımız üzerinde bunun çok bir etkisi olmaz.

Fakat bir alışkanlığın bazen, özellikle de bize çok içtiğimiz söylendiğinde, endişe sebebi olduğu olur. Peki böyle bir şey var mı? Peki kahvenin faydalı yanları ne zaman zararlı yanları haline gelir?

Kahvenin sağlıklı olup olmaması temel olarak sağlık kelimesini nasıl yorumladığınıza bağlı. Eğer hedefiniz kalorisi, karbonhidrat düzeyi, yağı düşük bir içeceği keyifle tüketmekse, katkı maddesiz kahve bu amaca uyar.

Kahve Kaç Kalori, Besin Değeri Nedir?

Bir kupa şekersiz ve kremasız filtre kahve, 240 gram kadar tutar ve 2.4 kaloriye, 0.3 gram proteine, 0 gram karbonhidrata ve 0 gram yağa sahiptir. Kahve bir potasyum ve magnezyum kaynağıdır.

  • Kalori: 2.4 kcal
  • Yağ: 0 g
  • Sodyum: 4.8 mg
  • Karbonhidrat: 0 g
  • Lif: 0 g
  • Şeker: 0 g
  • Protein: 0.3 g
  • Potasyum: 118 mg
  • Magnezyum: 7.2 mg

Karbonhidratlar

Süt ve tatlandırıcı bulunmayan bir kahvede hiç karbonhidrat yoktur.

Yağlar

Siyah kahvede yağ da bulunmaz ancak içerisine süt veya doymuş yağ eklemek, kahvenin yağ oranının değişmesine sebep olur.

Proteinler

1 kupa kahvede çok az protein vardır. Ancak süt ve süt alternatifleri eklemek onun protein içeriğinde artış sağlayabilir.

Vitamin ve Mineraller

Kahvede çok az vitamin ve mineral gibi mikrobesin vardır. Bir porsiyonunda 118 mg potasyum, 7.2 mg magnezyum, 7.1 mg fosfor, 0.1 mg manganez, 4.7 mcg folat, 6.2 mg kolin ve 4.8 mg sodyum vardır.

Kaloriler

Kahvenin bir porsiyonunda 2.4 kalori vardır ve bu da içindeki az miktarda proteinden gelir.

Ancak kahveye süt, aroma, şurup, şeker ve krema eklediğinizde, adeta bol kalorili bir tatlı gibi olabilir. Örneğin kahvecilerde satılan bazı kahveler 440 kaloriyi bulabiliyorlar.

Kahvenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Kahve

Eser miktarda potasyum sunması haricinde kahvenin dikkate değer bir besin değeri yoktur. Ancak sağlığa bazı faydaları bulunuyor. Bunun sebebi içeriğindeki kafein olabilir.

Kilo Vermeye Yardımcı Olabilir

Kafeinin kilo vermeyle bağlantısı uzun süredir biliniyor ve bunu destekleyecek bilimsel çalışmalar da mevcutlar. 2019 yılında yapılan bir meta-analizde, kafeinin kilo verme üzerindeki etkileri incelenmiş ve kafein alımının kilo vermeye yardımcı olabildiği, beden kitle endeksini düşürmeyi sağladığı ve beden yağlanmasında azalma sağlayabildiği belirtiliyor.

Kalp İflası Riskini Azaltır

Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan sistematik bir değerlendirmede, her gün ölçülü kahve tüketimi kalp iflası riskini azaltma konusunda pozitif etki sağlıyor.

Tip-2 Diyabet Riskini Azaltır

Yapılan araştırmalara göre günde 4 bardak veya daha fazla kahve tüketimi tip-2 diyabet riskinde %30 azalma sağlıyor. Günlük kahve tüketimi, bu kronik rahatsızlık üzerinde etkili olabilir ancak hem kafeinli hem de kafeinsiz türlerinin benzer etkilere sahip olabildiği belirtiliyor.

Karaciğer Hastalıklarını Önlemeye Yardımcı Olabilir

2006 yılında yayınlanan büyük bir kohort çalışmasında, kahvenin karaciğer sağlığı üzerindeki etkileri gözlenmiş ve kafeinin karaciğeri siroza karşı koruduğu belirlenmiş. Bu koruma alım miktarı arttıkça artıyor ve günlük dört bardak veya daha fazlası destek sağlıyor. Son araştırmalara göreyse kahve kafeinsiz olsa bile kronik karaciğer hastalıklarını önlemeye yardımcı olabiliyor.

Kanserle Savaşa Yardımcı Olabilir

2017 yılında yayınlanan bir değerlendirmeye göre, kahve tüketiminin zarardan çok fayda sağladığı görülüyor. Kavrulmuş kahvede 1000’den fazla biyoaktif bileşenden oluşan kompleks bir karışım vardır ve bunların bazılarının terapötik antioksidan, anti-inflamatuvar ve anti-kanser etkileri olabilir.

Araştırmacıların bulgularına göre, günde üç dört bardak kahve içmek kanser vakalarında %18 azalma sağlamış.

Beyin Sağlığını Destekleyebilir

Çalışmalarda karmaşık sonuçlar olsa da, bazı araştırmalara göre kahve Alzheimer hastalığı veya Parkinson hastalığı gibi bazı nörodejeneratif rahatsızlıklara karşı yardımcı olabiliyor.

13 çalışmanın bir değerlendirmesine göre, düzenli olarak kafein tüketen bireylerde Parkinson hastalığının ortaya çıkma ihtimali ciddi oranda düşük çıkmış. Ayrıca kafein tüketimi Parkinson’un zamanla gelişiminde de yavaşlama sağlamış.

29.000 insanla yapılan 11 tane gözlem çalışmasının bir değerlendirmesinde ise, insanların tükettikleri kahve miktarı arttıkça Alzheimer hastalığı risklerinde azalma görülmüş.

Ayrıca pek çok çalışmada ölçülü kahve tüketiminin bunama ve bilişsel gerileme riskinde azalma ile bağlantılı olduğu görülmüş.

Kahvenin Zararları Nelerdir?

Sağlığa faydalarına karşın kahvenin bazı insanlarda olumsuz etkileri de görülebilir. Örneğin 2017’de yapılan bir çalışmaya göre yaşlı kadınlarda günde içilen her bir kahve bardağı, kemik çatlağı riskinde artışa sebep oluyor. Yaşlı erkeklerde ise riskin azaldığı görülüyor. Bu da kadınları erkeklerden daha fazla etkileyen kemik erimesi üzerinde kahvenin faydalı etkileri olduğuna dair bazı erken dönem kanıtların tekrar elden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Ayrıca kahvenin gebelikte bebek için hasar potansiyeli doğurabildiğine dair artan miktarda kanıtlar var. Kahve içmeyen gebe kadınlar ile karşılaştırılan kahve tüketen gebe kadınlarda gebelik kaybı, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski daha fazla olmuş.

Benzer şekilde yüksek kahve tüketiminin reflüyle de bağlantısı vardır. Bol kavrulmuş, soğuk demlenmiş kahvenin en az etkiyi yarattığı belirtiliyor.

Filtrelenmemiş kahve ise toplam kolesterolü, trigliseritleri ve kötü kolesterolü arttırabiliyor. Kahve filtresi kullanmak bu riski azaltmaya yardımcı oluyor.

Kahvede kafein vardır ve bu madde çok kullanıldığında yan etkiler yaratabilen güçlü bir uyarıcıdır. Bazı kahve tüketicileri zamanla bu etkilere tolerans geliştirebilirler ancak pek çok kişide problem olur.

Günde altı bardaktan fazla kafeinli kahve tüketen insanlarda şu riskler artar:

  • İshal
  • Uykusuzluk
  • Baş ağrısı
  • Kalp ritmi düzensizliği
  • Bulantı ve kusma
  • Sinirlilik ve anksiyete
  • Kulakta çınlama
  • Mide kalkması

Kahve Türleri

Kahve türleri ve onların aroma profilleri, sertlikleri, kafein miktarları gibi konular onun yetiştirildiği yere göre değişir. Ayrıca bitkinin türü de önemlidir. Farklı kahve türlerinin kafein ve aroma sertlikleri farklıdır. Karışımlar ise daha özel aromalar elde etmenizi sağlayabilirler.

Saklama ve Kullanma

Kahvenizi oda sıcaklığında hava almayan bir kapta saklayarak taze tutabilirsiniz. Kahvenizi buzdolabına koymayın çünkü koku çekmeye başlar.

Kahveyi hazırlamanın pek çok farklı yolu vardır ve en popüler olanları şöyle:

  • Kahve makinesi: Otomatik makineler ile kahve demlemek çok kolay olur. Filtreyi koyarsınız, kahveyi eklersiniz, suyu eklersiniz ve çalıştırma tuşuna basarsınız.
  • French press: Bu manuel kullanılan yöntem için tek sahip olmanız gereken şey bir french presstir. Kahvenizi dibine eklersiniz, suyu katarsınız. Sonrasında metal filtreyi ekler ve filtreyi aşağı bastırarak sadece içilecek kısmı oluşturursunuz.
  • Dökme: Bir kettleda su ısıtırsınız. Bu sırada kahve filtresini bardağın üstüne kahveyle birlikte ekler, üstüne su eklersiniz. Filtre kahve dolduğunda bitene kadar bekler ve böylece bardağınızı doldurursunuz.

Sonuç Olarak

Kahve sağlığa faydaları için pek çok araştırmadan geçmiş keyifli bir içecek. Enerji düzeylerinde artış sağlayabiliyor, kilo yönetimine yardımcı oluyor, spor performansını arttırabiliyor, kronik hastalıklara karşı koruyabiliyor.

Ancak bazı insanlar tüketimini sınırlandırmak zorunda kalabilirler. Bunlar arasında hamile olanlar ve emzirenler, çocuklar ve ergenler, bazı sağlık problemlerine sahip insanlar bulunuyorlar.

Kaynaklar;

https://www.verywellfit.com/coffee-nutrition-facts-and-health-benefits-3495233

https://www.webmd.com/diet/features/does-coffee-have-nutritional-value-you-bet

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale