X

Kadınlarda orgazm ve cinsel anatomiye dair doğru bilinen yanlışlar

Yakın bir zamanda erkeklerin sadece açma ve kapama düğmeleri ile, kadınların ise çeşitli ve karmaşık bir dizi düğme ve kadranları bulunan bir düzenek ile karşılaştırıldıkları bir görüntüye rastladım. Burada anlatılmak istenen mesaj oldukça açık: erkekler tatmin edilmesi kolay, kadınlar ise memnuniyet seviyeleri sonsuz olarak ölçümlenebilen varlıklar. Bu karşılaştırma, çoğunlukla seks ile bağdaştırılıyor: erkekler kolay orgazma ulaşırlar, diğer yandan kadınları ise 19. yy Çin metinlerinde de yer aldığı üzere, sadece seksoloji konusunda doktora yapmış birisi memnun edip doyuma ulaştırabilir. Hiçbir şey gerçeklikten bu kadar uzak ifade edilemez! Buradaki en büyük problem, erkeklerin kadın anatomisi ve orgazmın nasıl etkileşim içerisinde olduğunu bilmemeleri, bunun beraberinde de kadın cinselliği hakkında bir sürü yanlış bilgilere sahip olmaları.

G noktası sadece bir efsane

G noktasının tarihçesine bakıldığı zaman, Alman jinekolog Ernst Grafenberg adına 1981 yılında Addiego ve arkadaşları tarafından yazılan bir makalede ‘icat edildiği’ görülmektedir.
Daha sonra çok çeşitli kişisel gelişim kitapları ve medyada, fantastik orgazmlar yaşamanın tek anahtarının G noktası olduğu düşüncesi popüler olmaya başladı. Kadınlar G noktalarını bulmaları için cesaretlendirilirken, erkekler de kadınların G noktalarını bulmaları için nasıl teşvik edilmeleri gerektiği konusunda yönlendiriliyorlardı. Günümüzde hala bazı tıp doktorları, G noktası genişletmesi, daha hassas G noktası yaratmak için G noktası amplifikasyonu ve diğer kozmetik ameliyatları gerçekleştiriyorlar. Ama burada ufak bir problem var: Aslında kadın vajinasında G noktasının bulunduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmuyor. 2014 yılında “Clinical Anatomy” de yayınlanan Puppo ve Puppo’ nun makalesinde “Yayınlanmış olan tüm bilimsel veriler G noktasının aslında var olmadığına işaret etmektedir” diye belirtilmiştir.

Vajinal orgazm diye bir orgazm çeşidi yok

Cinselliği anlamamıza büyük ve önemli katkısı olan Sigmund Freud, kadın cinselliği ve kadın orgazmı konusunda bizi yanlış bilgilendiriyor. Freud temelde klitoral orgazmın olgunlaşmamış kadınlarda görülen bir özellik olduğunu, vajinal orgazmın ise cinsel açıdan daha olgun kadınlarda görüldüğünü iddia ediyor. Bu, % 100 yanlışlığı bilinen bir gerçek. Kadın orgazmı ve cinsel zevkler ile ilgili yapılan araştırmalar, çoğu kadının orgazma klitoral uyarılma ile ulaştığını belirtiyor. Klitoris ve vajina karşılaştırıldığı zaman (vajinal orgazm) vajinal orgazmın klitoral orgazm kadar hassas olmadığı iddiası ortaya atılmıştır. Ataerkil toplumlarda kadınlara orgazma ulaşmanın tek yolunun cinsel birleşme olduğu öğretilirken bu, vajinal orgazmın imtiyazlı olduğu toplumlarda aynı şekildedir.

Klitoris sandığınız kadar küçük değil

Kadın orgazmının anlaşılmamasının en büyük sebebi, kadın ve erkeklerin kadın anatomisini, özellikle de klitorisi bilmemeleri ve anlamamalarıdır. En önemlisi, klitoris aslında hiç de küçük değil. Aksine, şekil ve boyut olarak erkek penisi ile oldukça benzer yönleri bulunuyor. Buradaki fark klitorisin içeride, penisin ise dışarda olması. Çıplak gözle görebildiğimiz klitoris, aslında çok daha büyük bir vücut organı; hatta bazı araştırmacılar bunu ‘kadın penisi’ olarak da adlandırıyor; (aşağıdaki şekilde erkek penisi ve vajina karşılaştırılmasını görebilirsiniz) . Klitoris çeşitli sinir uçlarını bulunduruyor ve uyarılmaya karşın oldukça hassas. İkinci resimde de görüldüğü üzere; klitorisin “ayakları” tüm anüsü, vajinayı ve idrar yolunu da çevreliyor. Klitorisin uyarılması vajinanın içinde gerçekleşiyor. Sadece klitorisin başının uyarılması orgazm için yeterli değil.

Şekil 1: Erkek ve Kadın Penisinin Karşılaştırılması

Şekil 2: Kadın Penisi/Klitorisi Anatomisi

Bu bilgiler orgazmı çok daha karmaşık görünüme sokmak için değil; tam tersine geçmişte bilinen yanlışlardan kurtularak kadın orgazmının klitoral uyarılma ile gerçekleştiğini ve bu klitoral uyarının çok çeşitli yollar ile gerçekleştirilebileceğini görmeniz için oldukça önemli. Olgun ya da olgun olmayan orgazm diye bir kavram yok. G noktasının aranması ve bulunamaması, tamamen enerji ve zaman kaybı; çünkü G noktası diye bir şey aslında yok! Klitoris, ya da diğer adı ile kadın penisi, bize öğretildiğinden çok daha muhteşem bir organ.

Sadece kadın cinselliğini bilmemekten ötürü orgazm olmamak için hayat çok kısa. Yaşasın orgazm!

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Ryan Wise: New York Syracuse Üniversitesi’nde İnsan Gelişimi üzerine doktoramı tamamladıktan hemen sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamak üzere İstanbul’a taşındım. Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Cinselliği ve Çocuk Gelişimi alanlarında çeşitli dersler vermekle birlikte araştırma ve ilgi alanlarım kişilerin cinsel ilişki ve bekaret algısı üzerine. İki çocuk babasıyım ve boş zamanlarımı okuyarak, dövme yaptırarak ve sahilde yaptığım uzun yürüyüşlerle değerlendirmeyi seviyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale