X

Kadının reklamda “cinsel obje” olarak kullanılması aşkına!

Kadınların Cinsel Obje Olarak Kullanılması

Görmüş olduğunuz fotoğraf, “Sennheiser” isimli bir markanın yeni kulaklığını tanıtan bir reklam afişi. Üzerinde görmüş olduğunuz slogan ise “Sennheiser; müzik aşkına” diyor.

Şimdi biraz daha detaya inelim ve kulaklığın afişine bir kez daha bakalım: Siyah bir arka planın üzerinde, markanın ismi iki kez yazılmış; kulaklığın bir görseli var; ki buraya kadar her şey gayet normal. Afişin büyük bir kısmını kaplayan bir alanda ise siyahlar içinde bir adam ve çıplak, ağzını açmış bir kadın görüyoruz.

Biraz yüzeysel olarak fotoğrafı analiz etmeye çalışacağım:

Fotoğraftaki erkek figürü siyah, süslü bir ceket giymiş. Buradan bu adamın DJ olduğunu çıkarıyoruz. Baygın bakışlar, ifadesiz bir surat ve sakallı bir yüz…Sanırım traş olmayı ve kitap okumayı pek seven bir tip değil. Önemli bir detay olarak; boynunda reklamı yapılan kulaklıktan var. Her ne kadar kulaklığın kullanım amacına uygun olarak kulaklarında durmasını beklesek de, bu beyefendi boynuna takmayı tercih etmiş (sanırım kulaklık artık aksesuar olarak kullanılıyor). Ayrıca fotoğraftaki adamın kim olduğunu çok merak edeceğimiz (!) düşünülerek  bir de adı yazılmış.

Şimdi hanımefendiye gelelim. Fotoğraftaki kadın, hepimizin hemfikir olduğunu düşünüyorum, çıplak (en azından gördüğümüz kısmı). Model üstünde yalnızca “kadın” olduğunu vurgulamak amacıyla, kıpkırmızı bir oje ve ruj kullanılmış (sanıyorum kulaklığın kablosu ve çekici beyefendinin imzasıyla renk uyumu sağlamak için böyle bir renk seçimi yapılmış). Kadın, siyahlı beyefendinin dibine kadar girmiş, gözlerini yüzüne dikmiş. Kırmızı ojeli tırnakları, siyahlı adamın tek çıplak yeri olan göğsünde duruyor. Ağzı açık, ancak pek bir şey söylüyormuş gibi durmuyor. Kim olduğunu merak edebileceğimiz düşünülerek… hmm; sanıyoruz kim olduğu pek de umrumuzda değil!

Şimdi; tekrar konumuza dönelim. Reklamın amacı ve görsel arasındaki ilişki ne? Sanıyoruz ikisinden de çıkarmamız gereken tek bir ortak sonuç var: Aşk! Ağzını kocaman açmış, çıplak bir kadınla; adına özel kulaklık tasarlanmış DJ’in aşkı…Yok; bu cevabı pek sevmedim.

Kulaklık iki kez gösterilmiş. Biri bizim ünlü DJ’imizin boynunda, bir diğeri ise biraz daha detaylı olarak boşlukta duruyor. Sanıyoruz tüketiciler mağazada kulaklığı gördüklerinde daha rahat tanıyabilsinler diye (çünkü bizim için kulaklık kulaklıktır, değil mi?).

Kadınların Cinsel Obje Olarak Kullanılması

Sonuç olarak şöyle bir yargıya varabiliriz sanıyorum: Bu reklamda tüketiciye verilmek istenen tek mesaj “Bu kulaklıklarla Bob Sinclar kadar seksi olabilmeniz ve çıplak kızların ilgi odağı haline gelebilmeniz mümkün” olabilir. Ve bu reklamla bu kulaklıklar peynir ekmek gibi satılabilir. Çünkü seks her zaman satar.

Benim kafamı karıştıran nokta, pazarlama ekibinin reklamı hazırlarken markanın prestijini vurgulama taşıma amacı güdüyor olması. Markanın web sitesinde “Sennheiser; dünyanın en iyi DJ’i Bob Sinclar’ın tercihi” yazıyor. DJ’in Facebook profil fotoğrafı, markanın kalitesini kanıtlar nitelikte değil mi?

Bu arada bilmek isteyenleriniz için; Bob Sinclar’ın Facebook sayfasında tam 1 759 000 takipçisi var.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

 

Mademoiselle Juliette: Eski sevgilim hep bir şarkı söylerdi : “My baby loves me, I’m so happy. And that makes me a modern girl”. Bu şarkıyı dinleyince, belki de bu dünyada değiştirebileceğim şeyler vardır diye düşündüm. Etrafımdakileri sorgulayarak; okuduklarıma, gördüklerime, duyduklarıma kısacası etrafta olup bitenlere bir anlam vermeye çalışıyorum. Asıl soru: aşk nerede? Hayat bir mücadeleyse, en azından anlam çıkaralım. Bu yazdıklarım, Paris'te yaşayan bir toplumsal cinsiyet araştırmacısı modern kızın modern dünyadan hikayeleri. www.wronggender.wordpress.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale