İşlenmiş şekeri bırakmanızı sağlayacak 6 ipucu

Son günlerin trendlerinden biri de işlenmiş şekeri bırakmak. Beslenme ve sağlık konusunda gittikçe bilinçlenen insanlar, rafine şekerin fiziksel, zihinsel ve duygusal zararlarının farkına varıp bir an önce bu bağımlılıktan kurtulmaya çalışıyor. Evet şeker aslında bir bağımlılık. Kobaylar üzerinde yapılan bir araştırma, belli bir süre sonunda deneklerin kokain yerine şekere yöneldiğini gösteriyor. Bunun sebebi ise şekerin beyindeki ödül merkezini harekete geçirmesi. Bu yüzden şeker yedikçe yemek istiyoruz.

Eğer siz de şekeri bırakmayı düşünüyorsanız, işte birkaç ufak ipucu: 

1. Meyve suyu ve kurutulmuş meyveden uzak durun

Şekeri bırakmak istiyorsanız, başlangıç noktanız şekerli içecekler olabilir. Meyve sularının da çok fazla şeekr barındırdığını unutmayın. Örneğin bir bardak elma suyuyla bir bardak kolanın içindeki şeker, birbiriyle aynı. Yani her biri yaklaşık 12 çay kaşığı. Öte yandan kurutulmuş meyvelerin de yüzde 70’i şekerden ibaret. Meyvenin içindeki şekerin doğal olduğunu söyleyebilirsiniz. Doğru. Ama bir o kadar da petrol ve türevi ürün barındırıyor. Bir şeyin doğal olması, o şeyden çok fazla yemenin iyi olduğu anlamına gelmiyor. Meyve, içindeki şeker oranı fazla olan bir besindir. Ancak içeriğindeki lifler ve su sayesinde vücudumuz meyveyle alınan fruktozu sindirebiliyor. Fakat meyvenin içindeki lifleri ve su alındığında, metabolizmamızın bunu sindirmesi pek kolay olmuyor. Bunun için meyveyi kuru yerine taze olarak tüketin.

İlgili yazı: Chia tohumlu şekersiz puding

2. Süt ve süt ürünlerinin tam yağlı olanını tercih edin

Yoğurt, peynir ve benzeri süt ürünlerinden yağ çıkarıldığında, tadını ve yoğunluğunu kaybetmemesi için genellikle bunun yerine şeker ekleniyor. Öyle ki bazı yoğurtlarda 6 çay kaşığı kadar şeker bulunabiliyor. Aynı şey mayonez için de geçerli. Fazla şekerden korunmak istiyorsanız, süt ürünlerinde tam yağlı olanları tercih edin.

İşlenmiş şekeri bırakmanızı sağlayacak 6 ipucu
Atalarınızın yeme alışkanlıklarını düşünün. Yiyeceklerin üzerine soslar, şekerlemeler veya benzeri süslemeler eklemezlerdi.

3. Sağlıklı yağları ve sağlıklı proteini daha fazla tüketin

Kızarmış yağlar ve trans yağlardan uzak durun. Ancak yumurta, peynir, tereyağı gibi ürünleri tüketmekten kaçınmayın. Fransızların beslenme alışkanlıklarında yağ önemli bir yer tutuyor ancak buna rağmen halkın ciddi bir obezite sorunu bulunmuyor. Öte yandan yağ, verdiği doygunluk hissi sayesinde şekerli ürünlere olan isteğinizi azaltır.

İlgili yazı: Meyveden alınan şeker kilo vermeye yardımcı mı olur, kilo mu aldırır?

4. Soslardan uzak durun

Barbekü soslarla çikolata soslarının neredeyse aynı oranda şeker içerdiğini biliyor musunuz? Hazır salça da içinde çok fazla şeker barındırıyor.

5. Yemeklerinizi sade tercih edin

Atalarınızın yeme alışkanlıklarını düşünün. Yiyeceklerin üzerine soslar, şekerlemeler veya benzeri süslemeler eklemezlerdi. Gıdaların içinde gizlenmiş şekerden uzak durmanın en kolay yolu, yemeklerinizi olabildiğince sade tercih etmekten geçiyor.

İlgili yazı: Tatlı krizlerinizi bastıracak şekersiz tatlı tarifleri

6. 8 hafta kuralını uygulayın

Yapılan birçok çalışmaya göre bir alışkanlığı değiştirmek 21 gün ile 60 gün arasında sürüyor. Şeker aslında hem alışkanlık, hem de bir bağımlılık. Birçok insanın metabolizmasından işlenmiş şekeri tamamen çıkarması 6 ile 8 hafta sürüyor.

Kaynaklar
Mind Body Green
Guardian

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!