Rüya zamanı: İnsanlar neden kabus görür?

Aborjinler, iki çeşit zamana inanırlar. İki paralel aktivite akışına. Biri sizin ve benim sınırlı olduğumuz günlük nesnel aktivitelerdir. Diğeri ‘rüya zamanı’ adı verilen sonsuz spiritüel döngüdür ve gerçekliğin kendisinden daha gerçektir. Rüya zamanında ne olursa, değerleri, sembolleri, Aborjin toplumunun kurallarını kurar. Alışılmadık spiritüel güçleri olan bazı insanların rüya zamanı ile teması vardır.” Peter Weir

İnsanlar neden kabus görür?

Bir iyileşme planı yapmak istiyorsanız, işe rüyalarınızdan başlamak size avantaj sağlayacaktır. Rüyalarımızda özümüzle oluruz. Kendi bilen tarafımız bizimle birliktedir ve biz ona izin veririz. Korkumuz, kaygımız, egomuz yoktur. Gördüğümüz bütün rüyalar, bizi geliştirmek içindir ve bilinçaltımıza ait olan bir dil kullanırlar. Bazen çok korkuttuğumuz, çok üzüldüğümüz rüyalar görürüz, bu rüyaların bizi geliştireceğini düşünemeyiz. Korkar ve sevdiklerimize hal hatır sormaya başlarız, bazen de kendimiz için endişeleniriz, rüyanın ertesi günü “Acaba başıma ne gelecek?” diyerek günü bitiririz. Bu rüyalara kabus deriz. Kabuslar, ruhsal anlamda ilerlememizde destek ve rehber olarak önemli ve değerlidir. Araştırmalara göre insanlar, uyumlu ve yumuşak tarzda gelen mesajlardan çok, kabus gibi korkutucu ve üzücü rüyalara daha çok dikkat ve merak ederler.

En korktuğumuz, en berbat kabusların bile ruhsal hayatımıza rehberlik etmesi için gösterildiği bilinmelidir. Ruhsal anlamda iyileşmek ve gelişmek için, daha yüksek bir farkındalıkla ilerlemek, rüyaların rehber olduğunu bilerek, gördüklerimizin tamamına temsili bir olay gibi yaklaşmak gerekir.

Psikolog Ross Levin, çok stresli olduğumuzda, kabus gördüğümüzü belirterek, “Bu rüyalar bize bir şekilde stres seviyemizin çok yükseldiğini, bize zarar verdiğini göstermek istiyor” diyor.

İnsanlar neden kabus görür?

Levin’e göre kabuslar, beynin kimyasal işleyişlerini etkileyerek stres seviyesinin azaltılmasını sağlıyor. Bu düşünce çerçevesinde kötü rüyalar oldukça yararlı bir amaca hizmet etmiş oluyor. Oysa kabuslar, aşırı stres yüklemesi sonucu meydana çıktıklarından kişiyi paniğe sürüklüyorlar.

Kabuslar, bazen de travma yaşayan insanların, travma sonrası yaşadıkları kaygı ve stres bozuklukları nedeni ile görülebilir. Bu tarz durumlarda kabus görme sıklığının arttığı gözlemlenmiştir. Kabus görme sıklığı azaltıldığında, rahatsızlıkların da azaltılması mümkündür. Sürekli kabus gören, aynı kabusu sürekli gören insanlar için yazma / farklı sonlandırma yöntemleri ile kabusların sıklığı azaltılmaktadır.

Rüya sembollerinin çoğu genellikle, bireysel anlam taşırlar; yani rüyayı gören kişinin kendi iç dünyasındaki değerlere göre düzenlenmişlerdir. Her insanın aynı sembole verdiği anlam ve değer aynı değildir. Herkesin bilinçaltında farklı duygular farklı sembollerle anlam kazanır. Bu nedenle de korktuğumuz bir durum bir kişide aslan, başka bir kişide bir komşunun bahçesi, bir diğer kişi de çocukken oturduğu ev olabilir. Dolayısıyla kabuslar, rüyayı gören kişinin iç dünyasındaki sembollerini, duygularını takip ederek, doğru çözümlenmesi gerekmektedir.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz [email protected] mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagram ve Facebook hesaplarımızıı takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Bastırılmış isteklerin kılıf değiştirmiş temsilleri: Rüyalarda semboller ve görüntüler

Serap Özdağ
06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, ... Devam