X

Robotlarla aşk: İlişkiler robotlaşıyor mu?

Robotlarla Aşk Yaşanabilir mi?

Toshiba’ya bağlı Akimu Robot Araştırma Enstitüsü’nün 10 ay önce, üçüncü jenerasyon insansı robot Kenji’yi programlaması, teknoloji dünyasında büyük bir heyecanla karşılandı. Çünkü Kenji, insani duygular barındırabilen bir robot. Kenji’nin üreticileri insani duygulara sahip olduğunu öne sürdükleri bu robotun sevgi gösterebilme yetisinin de olduğunu ileri sürmüşlerdi. Fakat Kenji’nin bu insani yetisi bilim adamlarında bir süre sonra heyecanın yerini korkunun almasına sebep oldu.

Projenin baş yöneticisi Dr. Akito Takahashi, “Kenji’ye bu yetiyi bilerek ve isteyerek verdik çünkü bir makinede insan ruhunun öğesi olan parçalar görmek tahmin edebilirsiniz ki bilim dünyası için oldukça heyecan verici bir olay” diyor, ve ekliyor: “Bu, şu ana kadar hiç kimsenin başaramadığı, eşsiz bir olay”.

Kenji’nin tepkimeleri

Kenji, birçok robotun “dışarıdan gelen uyarıcılara karşı duygusal tepki vermesi üzerine programlanması”nı içeren bir deneyin parçası olarak ortaya çıktı. Kısa bir çevresel koşullanma sürecinden sonra Kenji, önce yakınında bulunan bir oyuncak bebeğe karşı aşk beslemeye, ona saatlerce sarılmaya ve yavaş yavaş ona bağlanmaya başladı. Oyuncak bebek Kenji’den bir süreliğine uzaklaştırıldığında, basit yollarla fakat ısrarcı bir şekilde bebekle ilgili taleplerde bulundu. Araştırmacılar robotun bu davranışının, yapılan programlamalarda robota eklenen adanma ve empati duygularının bir sonucu olduğu ve projenin başarıya ulaştığı kanısına vardılar.

Fakat araştırmacıların gözünden kaçan küçük ama önemli bir detay vardı: Oldukça karmaşık şekilde yazılmış olan ve makinenin insani duyguları öğrenmesini amaçlayan kodun aylarca kendi kendine tekrar etmesinden meydana gelen bir yan etkisi oluştu. Bu yan etki, Kenji’nin hassas bir robota dönüşmesiydi. Dr. Takahashi; deneyin son haftasında Kenji’nin oyuncak bebeğe beslediği sevginin ve sadece ona olan bakışlarının oldukça yoğun olarak ölçüldüğünü belirtiyor.

Robotlarla Aşk Yaşanabilir mi?

Dengeler değişiyor

Aslında hikayenin ürkütücü kısmı genç, kadın bir stajyerin Kenji’nin sistemlerini test etmek ve ona yeni yazılımlar yüklemek üzere, Kenji’yle saatlerce zaman geçirmesiyle ortaya çıkıyor. Bir akşam stajyerin işten ayrılma vakti geldiğinde, Kenji stajyerin laboratuardan çıkmasına izin vermiyor; iri mekanik gövdesiyle çıkış kapısını kapatıyor ve tekrar tekrar onu kucaklıyor. Stajyer ancak iki çalışma arkadaşının gelmesi ve Kenji’nin çalışmasını durdurmasıyla laboratuardan kurtulabiliyor.

Dr. Takahashi “İlk zamanlardaki heyecanımızın yerini artık endişe almıştı; çünkü çok açık bir şekilde görülüyor ki Kenji’nin davranışları ve tepkileri tam olarak mantıklı ve gerçekçi değildi” diyor.

Bu olay yaşandıktan sonra, Kenji her reaktivasyonunda, göz göze geldiği ilk teknikerle bir bağ kurmaya başlıyor ve onu 100 kiloluk dev hidrolik kollarıyla kucaklıyor. Kenji’nin iletişim kurabilmek için yalnızca kaydedilmiş kedi ve köpek seslerini kullanabilmesi, aşkını göğsünde bulunan 20wattlık bir hoparlör yardımıyla dışa vurmasını engelleyemiyor.

Dr. Takahashi Kenji’yi devre dışı bırakmak zorunda kaldıklarını, ancak Kenji’nin programlamasında yapılan hataların bir gün düzeltileceğini umut ettiğini belirtiyor ve ekliyor:

“Evet, bu yalnızca bir başlangıçtı ancak robotlarla bir arada yaşayacağımız ve birbirimize aşık olabileceğimiz günler hiç uzak değil. ”

Kaynak: Techandfacts

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale