X

Hayatta doğru adımlar atmak için 5 pratik yöntem

Hayata Daha Sıkı Bağlanmak İçin Öneriler

Hayatımızın hemen hemen her anında bir şeylere karar vermek ya da seçim yapmak zorunda kalıyoruz. Bu seçimlerin bir kısmı o gün ne yiyeceğimize ya da ne giyeceğimize karar vermek kadar basitken, diğer kısmı hayatımızın akışını ve geleceğimizi etkileyebilecek önemde. Karar vermeyi bu kadar zor kılan belki de, yaptığımız seçimler sonucunda, seçmediklerimizin tümünden vazgeçtiğimizi biliyor olmamız. Bunun için karar anları -yapacağımız seçim ne kadar büyük/küçük, önemli/önemsiz olursa olsun- bizleri uzun uzun düşünmeye iter. Peki, en doğru kararı verdiğimizden nasıl emin olabiliriz? Doğru olarak nitelendirdiğimiz yola nasıl ulaşabiliriz?

Zihni daha etkin kullanma yolları hakkında yayın yapan litemind.com kurucusu Luciano, bu sorularımızı 5 pratik yöntemle yanıtlamış. Biz de Uplifers olarak, Luciano’nun bu pratik ve bir o kadar değerli önerilerini sizlerle paylaşmanın iyi bir fikir olduğunu düşündük.

1. Kararlarınızı kendiniz verin.

Karar vermek tamamen kişisel bir olgudur. Ancak karar verirken bunu çoğu zaman aklımızdan çıkarır, başkalarına danışırız. Bu öneriler işimizi kolaylaştırır gibi görünse de, diğer insanların bizden farklı bir pencereden baktığını unutmamak gerek. Sizin değer verdiğiniz ve önemsediğiniz noktalar, herkes için önemli olmayabilir. Başkalarının en iyi niyetli önerileri bile, olumsuz sonuçlara yol açabilir ya da sizi hedeflerinizden şaşırtabilir.

Karar aşamasında, seçeneklerinizi o anki durumunuza göre değerlendirin. Su sudur, ancak ona ne için ihtiyaç duyduğunuza göre değeri artıp azalabilir. Musluktan akan ve gündelik hayatta çok da önemsemediğiniz birkaç damla, çok susadığınız bir anda -mesela çölde- hayat kurtarıcı olabilir.

Unutmayın: En iyi iş, en iyi otomobil ya da en iyi hayat diye bir şey yoktur. “En iyi” kişiden kişiye göre değişir. Kendi “en iyi”nizi bulmaya bakın.

2. Hedeflerinizin farkında olun.

İlk maddede hiçbir kararın kendi başına “iyi” veya “kötü” olamayacağını gördük. Bu durumda, hayatınız için en doğru kararı aldığınızı nasıl bilebilirsiniz?

Büyük bir karar alma aşamasındaysanız, hedeflerinizin net bir portresini çizmek yerinde olacaktır. Böylece birşeyin sizin için değerini daha kolay belirleyebilir, yanlış ve gereksiz karşılaştırmalar yapmaktan kurtulursunuz. Örneğin, en çok ihtiyaç duyduğunuz şey arabanızın bir üst modeli değilse, arabanızı onunla kıyaslamanın size bir faydası yoktur. Bu kıyaslamayla vakit harcamak yerine, hedeflerinize ve asıl ihtiyaçlarınıza yönelin.

Karşılaştırma yapmak insanın doğasında vardır. Ancak kötü seçimler yapmamak için kullandığınız tek yöntemin bu olmamasına dikkat edin. 5 liraya ihtiyacınız olmayan bir araba almak yerine, 10 liraya hep hayalini kurduğunuz evi alın.

3. Çok sayıda alternatif yaratın.

Çoğu insan karar vermenin analitik bir süreç olduğunu ve doğru yapılırsa, olumlu sonuçlar doğuracağını düşünür. Ancak bir şeyin üzerinde çok fazla düşünmek, istediğiniz sonuçları alacağınız anlamına gelmez.

Doğru kararlar alabilmeniz için, önünüzde değerlendirip seçim yapabileceğiniz yeterli sayıda alternatifinizin bulunması gerekir. Bir konuda karar vermekte zorlanıyorsanız, bu, belki de yeterince iyi bir alternatifiniz olmamasından kaynaklanıyordur.

Aklınıza gelen ilk birkaç alternatif üzerinden karar almaktansa (ve hatta karar alamamaktansa), yeni alternatifler oluşturmak için çaba harcayın. Farklı fikir üretme tekniklerinden kendinize uyanı seçin ve uygulayın. Fikir üretmek sizi zinde kılacaktır; beyin kaslarınızı geliştirmekten çekinmeyin.

4. Vaktinizi ve enerjinizi daha önemli kararlar için saklayın.

Alacağınız kararlara, öncelikleriyle doğru orantılı vakit ayırın. “Bu, zaten sağduyu” diyebilirsiniz. Ancak hayatta her zaman sağduyu ve pratikteki uygulamalar paralel gitmiyor. Maalesef çoğu zaman neye, ne kadar vakit ayıracağımızı planlarken, önemine göre değil, zorluk derecesine göre değerlendirme yapıyoruz.

Sonuçları sizin için daha az önemli olan ya da hayatınızda çok büyük değişikliklere yol açmayacak olan kararlar üzerinde fazla düşünmeyin. İki alternatif arasında karar veremiyorsanız, genellikle sonuçları birbirine çok yakındır ve hangi yoldan gittiğiniz çok da önemli değildir. Seçiminizi yaptığınızda neleri gözden çıkardığınızın farkında olun ve kararınızın olası sonuçlarının hedeflerinize uyup uymadığına bakın.

Önem sıralamasında aşağılarda olan bir şey üzerinde çok vakit harcıyorsanız, kararınızı sonuçlandırmak için kendinize bir zaman kotası koyun. Bu süre dolduğunda ne olursa olsun kararınızı verin. Ufacık bir fark için karar veremiyorsanız, son çözüm; yazı-tura atın.

5. Sistemli davranın.

Büyük kararlar almak, çok sayıda özgün ve taban tabana zıt düşünce biçiminin uygulamasını gerektiren bir süreçtir. Başlangıçta iyi alternatifler üretmek için yaratıcı olun ve yargılayıcı olmaktan kaçının. Son aşamada ise, en doğru kararı verebilmek için yargılayıcı olun.

Önemli olan düşünce biçiminizi ne zaman değiştirmeniz gerektiğinin farkında olmanızdır. Atacağınız her adımda, o aşama için en doğru yöntemi bularak, doğru karara ulaşın.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale