Hayatını, dünyayı ve evreni aydınlatmaya hazır mısın?

Hayatın karmaşasında kendimize ayırdığımız zaman ne kadar kısıtlı ve özensizse, duygu bazında o kadar aşağı çekilir, bir o kadar da içimize kapanırız. Mesele sorunlarımıza odaklanmaksa eğer işin içinden çıkamazsınız, çünkü sorunlara odaklandığınızda sorunlar kafanızda daha da büyüyecek ve işin içinden çıkılmaz hale gelecektir. Kaçışı daha fazla uykuda ya da alkolde bulabilir, depresyonun derinliğine kendinizi kaptırabilirsiniz. Halbuki Yaradan’ın yaratmış olduğu düzende hiçbir şey aynı kalmaz. Her an fırıl fırıl dönen bir dünyada yaşarken enerjetik olarak bizler bunun farkında olmasak da takılıp kaldığımız sorunların bizleri yaşamın akışından geri koyduğu tartışılmazdır. Peki suçlu kim? Sorunlarımız mı, bize bunları yapan mı? Kime ne demeli, ne yapmalı?

Aslında bakarsanız tek sorumlu ve üstesinden gelebilecek tek kişi sizsiniz. Çünkü başkalarının düşüncelerini ve davranışlarını değiştiremezsiniz ve sorumlusu da olamazsınız; yalnızca kendi düşünceleriniz ve davranışlarınızdan sorumlusunuz. Moraliniz bozuk ve diplerdeyseniz, hayatınıza ve dünyaya, ve hatta evrene yaydığınız enerji negatif olacak ve dönüşü yine sizi bulacaktır.

“O halde yok mu derdime çare?” diye sorarsanız, var gözümün nuru, ruh parçam. Emin ol çaresi var. Önce sorunları düşünmeyi bir kenara bırak, onun yerine çözüme odaklan:

Ne istiyorsun bir kenara yaz ki gözün görsün, bilinçaltın fark etsin, bir. İkincisi hemen karar al, sürekli yaptığın artık alışkanlık haline gelmiş rutinini ufak ufak kırmaya başla. Mesela çok uyuyorsan biraz erken kalk, seni mutlu eden bir eylem yap; kitap oku ya da kendin için sevdiğin bir tatlı hazırlaya. Uzun zamandan beri aramadığın bir dostunu ara ve iyi şeylerden, güzel anılarınızdan bahset. Ve yavaş yavaş yapılacaklar listene göz at, kısa da olsa bir şeyler yapmaya çalış. Ve sürekli rutinin dışına çık, müziğin iyileştirici ritmine izin ver.

Gün içerisinde enerjinizi yükseltecek kısa bir çalışma:

Kendinizi ne zaman enerjetik olarak kötü hissederseniz hemen olduğunuz yerde gözlerinizi kapatın ve yavaşça elinizi göğsünüze götürün. Kalbinizin sesine kulak verin. Kalbiniz attıkça umudun var olduğunu, her şeyin mümkün olduğunu kendinize hatırlattıktan sonra evrene tüm sevginizi, neşenizi ve umudunuzu gönderin. Ve tüm çözümleri, desteğini de talep edin.

İçinizdeki ilahi ışığın hayatınızı, dünyayı ve evreni aydınlatmasına izin verin.

Şubat Ayı gönlünüze göre geçsin,

İlahi Olan Aşk’ta Buluşmak Dileğiyle…

Arzum Koyuncu
Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul ... Devam