X

Giydiğimiz kıyafetlerdeki cinsiyetçi etiketler

Psikoloji alanında yapılan araştırmalar ve tüketim alışkanlıklarını inceleyen çalışmalar, toplumdaki bireylerin artık kıyafet konusunda daha az cinsiyetçi seçimler yaptıklarını gösteriyor. Artık sokakta maskülen görünümlü kadınları ya da feminen stildeki erkekleri görmek anormal bir durum değil.

Konu cinsiyet olduğunda, kıyafet seçiminde neden böyle bir ayrılmanın söz konusu olduğu sorusu akıllara geliyor. Bu soruya cevap verebilmek için ise, bu kıyafetlerin tarihini, kimler tarafından ne amaçla giyildiğini biraz araştırmak gerekiyor.

Bu incelemeye topuklu ayakkabıyla başlayabiliriz. Topuklu ayakkabının kullanımıyla ilgili en bilinen söylenti, bu akımın Fransa’da başladığıyla ilgili. O dönemde sokakların pisliği nedeniyle eteklerinin kirlenmesini istemeyen kadınların, eteklerinin yerde sürünmesini engellemek amacıyla kullandığı topuklu ayakkabıların ilk ortaya çıkışı aslında bu tarihlerden çok daha eski zamanlara dayanıyor. Topuklu ayakkabı ilk kez, Orta Asya’da atlı askerler tarafından kullanılmış. Günümüzde ise erkeklerin bu ayakkabıları günlük yaşamlarında kullanması söz konusu bile değil.

Aynı şekilde eski çağlarda askerlerin kılıç taşıma amaçlı kullandıkları kemerler de günümüzde erkekler için seksi ve çekici olmak için kullanılan aksesuarlara dönüştü. Spor salonunda saatler harcanarak geliştirilmiş Adonis kaslarını sergilemek ve omuzlarını olduğundan daha geniş göstermek isteyen erkekler, düşük bel pantolonlarına taktıkları kemerlerle dikkati bel bölgelerinde toplayarak vücutlarını sergilemeyi tercih ediyor.

Geleneksel yapıyla örtüşmeyen bir çok giyim stili, seksi ve çekici bir görünüm sergilememize yardımcı olduğu söylenerek, moda dünyasında yön veren markalar ve televizyon dünyası tarafından ‘’moda’’ olarak  lanse edildi ve geniş kitleler tarafından benimsendi.

Örnek vermek gerekirse geçmiş yıllarda çok da popüler olmayan bikini, 1962 yapımı Dr. No filminde Ursula Andress’in seksi görünümüyle özdeşleştirildikten sonra herkes tarafından kullanılmaya başlandı. Aynı şekilde oldukça sade stillerin bir parçası olan ve işçi kıyafeti olarak benimsenmiş jeanler, 1955 yapımı ‘’Rebel Without a Cause’’ filminde James Dean giydikten sonra seksi görünmek isteyen erkeklerin bir numaralı tercihi haline geldi.

Cinsiyetçi görünümlerle medyada yer alan bikini ve jean gibi kıyafetlerin geçirdiği evrim, moda dünyasının da bu akıma destek vermesiyle daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı.

Giydiğimiz kıyafetlerin cinsiyetçi öğeler içermesiyle ilgili var olan başka bir ilginç durum da gömlek düğmeleri. Ayrıntılara dikkat eden bir yapınız varsa, kadın gömleklerinde düğmelerin solda, erkek gömleklerinde ise sağda olduğunu fark etmiş ya da duymuşsunuzdur. Bunun sebebi aslında, eski zamanlarda erkeklerin kendi gömleklerini kendileri giyerken, kadınların hizmetçiler tarafından giydiriliyor olması.

Kadınların pantolon giymesi de 2.Dünya Savaşı yıllarına dayanıyor. Savaş sonrası erkek nüfusunun azalmasıyla birlikte kadınlar fabrikalarda çalışmaya başladı ve çalışırken rahat hareket edebilmek adına pantolon giymeye başladılar.

Coco Chanel, kadınlara özel takımlar tasarlarken sevgililerinin kıyafetlerinden ilham aldı.

Gelelim hem kadınları hem de erkekleri en çok etkileyen ve cinselliği çağrıştıran renk olan kırmızıya… Bu rengin neden bu denli cinsellikle bağdaştırıldığını araştıran çalışmaların sonuçları, kırmızı rengin testesteron seviyesini yükselttiğini ve baskın olma duygusunu artırdığını söylüyor. Bu nedenle de erkek ya da kadın olun, kırmızı giydiğiniz an bulunduğunuz ortamda tüm gözlerin size çevrildiğini göreceksiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale