X

Gerçek cinsel ilişki sorunsalı

Gerçek cinsel ilişki sorunsalı

Geçen gece erkek bir arkadaşımla otururken bana yeni tanıştığı ve birlikte dışarı çıktığı bir kızdan bahsetti: “Sevgili gibiyiz ama biraz ilginç. Onunla tanıştığım gece biraz ileri gittik ama sonrasında, önce biraz sohbet etmek istediğimi farkettim. Biraz konuştuk; sonra gerçekten ilişkiye girdik.”

Bu cümleler bana biraz ilginç geldi. Cinsel ilişkiye girmeden önce partnerini tanımak ve biraz sohbet etmek isteyenler genelde kadınlar olur. Fakat burada bahsetmek istediğim asıl şey bu değil. Bana ilginç gelen şey “gerçekten” nasıl ilişkiye girdikleri. Bu aralar bu “gerçek cinsel ilişki” klişesini kullanan çok insan var etrafımda. Fakat bunun gerçekten ne demek olduğunu sorgulayan, merak eden kimseyi göremiyorum.

Geçen gece cesaret ettim ve kahve içmek için erkek arkadaşıyla beraber evime gelen bir kız arkadaşıma cinsel ilişkiye girip girmediklerini sordum. Cevap oldukça ilginçti: “Evet, dün gece ilk defa oldu ama yalnızca bir kez ilişkiye girdik”. Pardon? Ve dayanamadım, sordum: “Bir kez derken?”. Gergin dakikalar; sessiz bekleyişler… Aslında anlattığı şeyin ne olduğu tavırlarından anlaşılıyordu: Erkek arkadaşı yalnızca bir kez boşalmıştı. Ne kadar ilginç! Bir kadının gerçek cinsel ilişki olarak tanımladığı şey partnerinin kaç kez boşalma yaşadığı mıydı? Peki, aynı şey kendisine kaç kez olmuştu? Bunu bilmemiz ne yazık ki hiç bir zaman mümkün olamayacak; çünkü cinsel ilişki ne yazık ki yalnızca erkekler üzerinden değerlendirilen bir olgu. Erkekte boşalma gerçekleşmediyse, cinsel ilişki gerçekleşmemiştir. Hepsi bu kadar.

Gerçek cinsel ilişki sorunsalı

Cinselliğin erkek egemenliğinde yürüyen bir iş olduğunu, “bekaret“ kelimesinin anlamını bilen herkes rahatça açıklayabilir. Kadın bekâretini bir erkekle ilişkiye girerse kaybedebilir. Olayın bekâret kaybı olarak adlandırılması bile cinselliğin kadınların kaybettiği, erkeklerin kazandığı bir oyun olarak algılanmasına yol açmaktadır.

Ayrıca, penis ve vajinanın birleşmesiyle meydana gelen cinsel ilişki, ilişki dendiğinde toplumdaki insanların aklına gelen ilk ve tek ilişki çeşididir. Erkeğin ya da kadının boşalma yaşayamadığı tecavüz olaylarını gerçek tecavüz olarak adlandıramıyor muyuz yani? Gerçek cinsel ilişki yalnızca boşalmadan mı ibaret?

Olaya başka bir açıdan bakalım: Yalnızca boşalma göz önünde bulundurularak tanımlanan “gerçek cinsel ilişki”yi homoseksüel (hemcinsine ilgi duyan) insanlar yaşayamaz mı? Homoseksüelliği “gerçek” cinsellik olgusu altında inceleyemez miyiz?

Bu konu üzerine düşünmeden önce “gerçek cinsel ilişki” nedir, nasıl olmalıdır sorusuyla gelinse, ben de konuyu büyük ihtimal boşalma ya da penis ve vajinanın bir araya gelişi gibi şeylerle bağdaştırırdım. Fakat yaşadığım bu deneyim bana yanıldığımı gösterdi. Bence cinselliğe koyulan sınırları, sosyal ve kültürel olarak cinselliğe atfedilen değerleri düşünmek için geç bile kaldık. Cinsellik yalnızca erkek ve kadının birleşmesi olarak algılanmasaydı; hem kadınlar hem de erkekler (homoseksüel ya da heteroseksüel) vücutlarını çok daha yaratıcı ve duyusal yollarla keşfedebilirlerdi.

Tüm bunlara ek olarak cinsel ilişkinin yalnızca boşalmayla bağdaştırılmasının erkekler açısından da aşağılayıcı olduğunu düşünüyorum. Cinsel ilişki sırasında bunun erkek için ne büyük bir baskı yaratabileceğini düşünüyor musunuz?

“Gerçek cinsel ilişki” klişesinin altında yatan asıl soru, bunun gerçekten bir öneminin olup olmadığı. Sanırım artık sosyal etiketlerden kurtulup kendi kendimize “Bu benim için ne anlam ifade ediyor?” diye sormamız gerekiyor. Yaşadığım şeyden zevk alıyor muyum? Partnerime bağlı olmak bana ne hissettiriyor? Partnerim benimle beraber olmaktan mutlu mu? Kendimi iyi hissediyor muyum?

Eğer mutluysam ilişkimin gerçek ya da sahte olmasından kimi ilgilendirir?

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Mademoiselle Juliette: Eski sevgilim hep bir şarkı söylerdi : “My baby loves me, I’m so happy. And that makes me a modern girl”. Bu şarkıyı dinleyince, belki de bu dünyada değiştirebileceğim şeyler vardır diye düşündüm. Etrafımdakileri sorgulayarak; okuduklarıma, gördüklerime, duyduklarıma kısacası etrafta olup bitenlere bir anlam vermeye çalışıyorum. Asıl soru: aşk nerede? Hayat bir mücadeleyse, en azından anlam çıkaralım. Bu yazdıklarım, Paris'te yaşayan bir toplumsal cinsiyet araştırmacısı modern kızın modern dünyadan hikayeleri. www.wronggender.wordpress.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale