X

Geleceğin sporu Megaformer nedir?

Hayatımızın merkezinde olup sahip olamadığımız ama her gün değerinin daha da farkına vardığımız, hatta birçoğumuz için hayatının en değerli varlığı haline gelmiş bir kavram var: Zaman. Karantina süreciyle birlikte zaman farkındalığımızın daha da arttığını söyleyebiliriz ancak bu aynı zamanda hayatımızın yoğun akışında zaman – mekan ilişkisinde de büyük değişikliklere sebep oldu. Nerede zaman geçirirsek geçirelim çok büyük bir detay sürekli aklımızda: Hijyen.

Zaman ve hijyenin önemiyle sporun hayatımızdaki konumunu düşündüğümüzde ise, günümüz şartlarında öyle bir yer olmalı ki, kişi minimum sürede maksimum etkide bir antrenman yapabilmeli ve hijyen konusunda da kafasında soru işaretleri olmamalı. İşte tam bu noktada, ShapeUp sizin gibi düşünenlerin deneyimlemesi gereken bir egzersizle sizleri tanıştırıyor: MEGAFORMER.

Stüdyonun kapısından adımınızı attığınızda kullanımınıza hazır, dezenfekte edilmiş Megaformer makinesinin başına geçtiğiniz andan itibaren bambaşka bir deneyimle tanışmaya hazır olun. Sadece size ait olan bir makine ile antrenman yapmanın konforunu yaşarken aynı zamanda grup halinde antrenman yapmanın motivasyonunu yaşayabileceğiniz  özel bir ortam sizi bekliyor.

Minimum sürede maksimum etki sunan Megaformer, ünlülerin de tercihi

Geleceğin sporu olarak anılan Megaformer, zamanın en değerli varlığımız olduğu günümüzde, minimum sürede maksimum efektiflik hedefleyenler için benzersiz bir egzersiz sağlıyor. Her ne kadar şeklen ve ismen Reformer Pilates ile karıştırılıyor olsa da, Megaformer’ın Reformer’dan çok daha farklı bir makine ve antrenman yapısı olduğunu söyleyebiliriz. Reformer, 80 yıllık bir geçmişe sahip rehabilitasyon amacıyla üretilmiş bir egzersizken; Megaformer, yaklaşık 10 yıl önce Sebastien Lagree tarafından yaratılmış, öncelikli amacı 45-50 dk gibi kısa bir sürede güç, dayanıklılık, kardiyo, esneklik gibi her biri ayrı antrenman gerektiren egzersizleri içeren yoğun, yavaş ve kontrollü bir antrenman sunmaktır. Türkiye’nin henüz yeni tanıştığı ve hali hazırda sadece ShapeUp tarafından sunulan bu sistem Amerika’da çok yaygın olup bir çok ünlünün (Meghan Markle, Allesandra Ambrosio, Chrissy Teigen, Rihanna, Khloe Kardashian etc.) antrenman tercihi olmasından dolayı “Celebrity Workout” olarak da anılmaktadır.

Megaformer nasıl uygulanır?

Megaformer antrenmanını, ilk defa gözlemleyen biriyseniz, antrenmanın yavaş akışına rağmen titreyen kaslar ve durmaksızın damlayan ter sizi biraz şaşırtabilir. Megaformer antrenman metodu, yavaş kasılan kas gruplarını uyaracak bir sisteme sahip olup, alt vücut hareketleri için minimum 2 dakika, üst vücut için ise minimum 1 dakikalık tekrarlar ile uygulanmaktadır. Çok yavaş uygulanan bu hareketler eklemleriniz için büyük bir güven oluştururken, hareketler arası geçişin hızlı olması ve hareketlerin kontrollü uygulanması da kişiyi kısa bir sürede efektif yoğunluk seviyesine ulaştırır. Ulaşılan bu yoğunluk seviyesinde nabzınız güvenli bir şekilde yükselir, antrenmanınız kardiyovasküler hale gelir ve kalori yakımınız başlar.

Kimler Megaformer yapabilir?

Hepimizin en çok merak ettiği nokta ise bu antrenman kimler için; Herkes! Spor geçmişiniz, kilonuz, boyunuz, yaşınız her ne olursa olsun bu deneyimi yaşayabilirsiniz. Kolay olacağını söyleyemeyiz ama hayatında hiç düzenli spor yapmamış üyelerimizle, profesyonel sporcu üyelerimizin aynı derste bulunduğunu belirtebiliriz.

Megaformer herkes için zorlayıcı bir deneyim ve tek önemsediği istikrar! İstikrara giden bu yolda en önemli detay ise ne kadar keyif aldığınız. Kapıdan girdiğiniz anda günlük stresinizden uzaklaştığınız, maksimum pozitif enerjiyle karşılandığınız ShapeUp ise geçireceğiniz her dakikayı verimle ve keyifle geçirmenizi hedefleyen, Türkiye’deki tek Megaformer stüdyosu.

ShapeUp: A place to escape the daily pressures of life, recharge your body and free your mind. #shapeyourlifeup

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale