X

“Fit ne anlama gelir? Fit olmak ne demektir?” – Fit with Beril

FIT, İngilizce’den dilimize girmiş ve sektöre yerleşmiş bir kelimedir.

(F)requency: Uygulanan egzersizin sıklık derecesini (haftada 4,5,6 gün, gün aşırı, vb.)  ifade eder.

(I)ntensity: Egzersiz programının içeriğini, yoğunluğunu ifade eder. Genel olarak egzersiz süresince ulaşılan ve sürdürülen nabız hızına göre değerlendirilir.

(T)ime: Egzersiz süresi. Antrenmanın ısınma ve soğuma süreleri sayılmaksızın değerlendirilen asıl performans süresidir.

Fit olmak ne demektir?

Fit olmak, kadınların algısında incecik olmak ve erkeklerin algısında terminatör gibi olmaktır. Oysaki bu algı tamamen yanlış ve fitness sektörünün amacına bir hayli terstir. Fitness dergilerindeki kapak fotoğrafları da bu yanlış algıyı günden güne beyinlerimize işliyor.

Fit olmak, gündelik hayatta uygulamanız gereken her türlü aktiviteyi rahatça uygulayabilmenizdir. Yani bir yere yetişmeye çalışıyorsanız ve bu koşarak gitmenizi gerektiriyorsa, rahatça koşabilmenizdir. Asansör bozulduğunda moraliniz bozulmadan merdivenleri emin adımlarla çıkabilmenizdir. Alışverişiniz esnasında kendinizi kaybettiyseniz, kasaya geldiğinizde ve torbaların sayısına, ağırlığına baktığınızda onları taşıyacak olmanın sizde yıkım yaratmamasıdır.

Fiziksel olarak fit olmanın ilkeleri

  • Kardiyovasküler dayanıklılık, belirli bir sürede ve belirli bir nabızda devamlı hareket halinde olabilmektir. Bunu geliştirmenin tek yolu yavaş tempoda başlayarak, belirli bir süre sonra aktivitenin temposunu ya da süresini artırmaktır.
  • Kas kuvveti, kasların belirli dirençlere karşı dayanıklı olmasıdır. Bunu geliştirmenin yolu, kas gruplarını ağırlık veya yerçekimi direncine karşı çalıştırarak kuvvetlendirmektir.
  • Kas dayanıklılığı, belirli bir aktivite süresince kaslarda ağrı, acı, yanma olmaksızın aktivitenin sürdürülebilmesidir. Kasların yürüyüş, koşu, yüzme vb. aktivitelerde yarattığı acı hissi kaslarda biriken laktik asit sebebiyle ortaya çıkar. Kas dayanıklılığını geliştirmenin yolu, kaslardaki acı hissini minimum derecede tutarak egzersize devam etmektir.
  • Yağ-kas ölçümleri, vücut ağırlığınızı oluşturan yağ-kas-kemik ve diğer hayati önem taşıyan vücut bileşenlerinin oranlarıdır. Banyonuzdaki tartı toplam vücut ağırlığınızı yansıtsa da asıl ilgilenmeniz gereken konu, bu ağırlığın içeriğidir.
  • Esneklik, eklemlerimizin hareket genişliğini ifade eder. Eklemler arası esnekliği arttırmak hayatın tüm evrelerinde sakatlanma, yaralanma riskini minimuma indirir. Esnekliği artırmak için, egzersiz sonrası tüm kas gruplarına yönelik esnetme hareketleri uygulayın ve kaslarınızı uzatarak çalıştıran yüzmeyi tercih edin.

Fit olmak, sanıldığı üzere estetik olarak kusursuz görünmek ya da hacimli kaslara sahip olmak kadar basit bir kavram değildir. Estetik olarak göze hitap etmek fitnessın yalnızca bir getirisidir ve bir şartı asla değildir. İnsanları belirli kalıplara sokmanın, onlara örnekler göstererek “yalnızca bu vücutla sağlıklı görünebilirsin” demenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Yukarıda sıralanan fit olma ilkelerini, kendi seviyeniz doğrultusunda test edin ve geliştirmeye çalışın. Fit olun; yani sağlıklı hissedin, rahat hareket edebilin, vücudunuzla barışık olun.

Bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşarak, “fit” kavramı konusundaki doğru bilinen yanlışların düzeltilmesine katkıda bulunabilirsiniz.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Beril Tarakçıoğlu: Personal Fitness Trainer Beril Tarakçıoğlu, lise Sainte-Pulcherie ardından Lise Saint-Benoit ve son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi – Fransızca Tercümanlık Bölümü’nden mezun olarak akademik yaşantısını tamamladı. 2013 Yılı Şubat ayı itibarı ile, profesyonel hayatına, ACE ‘American Council on Exercise’ sertifika programını başarıyla tamamlayarak Fitness eğitmeni olarak devam ediyor. Eğitimini aldığı branşlar; Burhanfelek/Cimnastik; Enka/Yüzme; Levent Tenis Kulübü/Tenis.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale