X

Fark yaratmaya ne dersiniz?

Fark yaratmaya ne dersiniz?

Haydi! Sıradan bir yolculuğa çıkalım birlikte. Düşünün…

Güzel, güneşli bir gün… Evinizden çıktınız ve çok uzak olmayan işyerinize, bu güzel havayı değerlendirerek, yani yürüyerek gitmeye karar verdiniz. Caddeler telâş içindeki insanlarla dolu. Kimi işine gidiyor, kimi bir yere yetişiyor. Kimse kimsenin varlığından haberdar bile değil. Birden, gözleriniz bu kadar paniğin arasında kaldırımda dans eden, keyifli bir adama çarpıyor. Yanında gitar çalan ve şarkı söyleyen genç bir delikanlı… Ne kadar rahat, mutlu, farklı geliyor öyle değil mi? Bütün dikkatinizi veriyorsunuz ve dans bitene kadar izliyorsunuz. Bu kalabalığın içinde size keyif veriyor; dayanamayıp yerdeki kağıdın üstüne birkaç lira da siz bırakıyorsunuz.

Fark yaratmaya ne dersiniz?

 

Biraz keyifle yola devam ederken, gözünüz mağaza önündeki indirim yazısına takılıyor. Renkli, kocaman bir  afiş… Hemen önünde palyaço kılığında bir çocuk size broşür veriyor. Almadan, bakmadan geçemiyorsunuz. Her zaman kullandığınız şampuan değil mi bu? Ne kadar da indirime girmiş. Mağazaya bakmak için giriyor ve yürüdüğünüz halde, taşımayı göze aldığınız kocaman bir poşetle dışarı çıkıyorsunuz. Geçerken palyaço da ne kadar sevimliymiş diyorsunuz içinizden.

İlerlerken vitrinlerde değişik renklerde kıyafetler, eşyalar dikkatinizi çekiyor. Göz ucuyla bakıyorsunuz. Belki  elli mağaza geçtiniz ama şu an önünden geçtiğiniz mağazada içinizden bir ses durmanızı söyledi. Ne kadar güzel bir ev aksesuarı! Büyük iri çizgili, harika desenli yumurtalar vitrini süslüyor. El yapımı, ne kadar ince bir işçilikle boyanmış. On kadar yumurtanın arasından gözünüz hemen birini seçiyor. Diğerlerinin aksine, benekli ve küçük desenli. Ne kadar güzel değil mi? Ama farklı ve bir tane. Ya kalmazsa, ya bulamazsanız? Yok, el yapımı ve çok farklı; sizin olmalı.

Fark yaratmaya ne dersiniz?

Farklı bir şeye sahip olmanın keyfiyle ofise gidiyorsunuz. Her şey o kadar aynı ki; kapıcıya bir günaydın diyor, infodan geçerek odanıza giriyor ve bilgisayarı açarak haberleri okuyorsunuz. Tıpkı bir önceki, daha önceki, çok daha önceki sabah gibi.

Hayatta her şey rutin giderken, farklı yapılan şeyler yaşamımıza anlam katar ve diğerlerinden ayrılır. Örneğin; iş yerinde yapacağınız değişik bir proje, inovatif bir düşünceyi hayata geçirmek sizi rakiplerinizden ayırır. X firması ürünün görüntüsünde değişiklik yapıp daha çok satarken, Y firması ürünün farklılığını reklamıyla destekleyerek satışlarını katlayabilir. Değişik konulara değinen bir gazete, farklı yarışmalar, etkinlikler yapan bir dergi tirajını rahatlıkla arttırabilir.

Özel yaşam alanımızda da farklılıklar yaratabiliriz. Ucu çok açık bu konu için, sıradan bir kaç örnek verebiliriz. Örneğin; evimizde eşyaların yerlerini değiştirerek, yeni eşyalar alarak, mahallemizi değiştirerek rutin olmaktan kurtulabiliriz.

Peki; sıradan, evden işe gittiğimiz, işten eve döndüğümüz, monoton hayatlarımızda nasıl fark yaratabiliriz?

Fark yaratmaya ne dersiniz?

Belki bir arkadaş buluşması, belki bir eğlenceye katılmak, belki bir geziye gitmek, belki bir spor aktivitesi ya da değişik aktivitelerde bulunmak, sanatsal bir uğraşıya sahip olmak, keyifli bir kitap okumak, harika bir tatil planlamak, uzun zamandır yapmadığınız güzel şeyleri yapmak, belki de sizi iyi hissettirecek işi, eşi ve yaşamı oluşturmak…

Siz de fark yaratabilirsiniz. Kendiniz için, yaşamınız için. Denemeye ne dersiniz?

“Evren aynı kalmak için değişir, biz ise farklı olmak için” John Fowles

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale