X

Etkili ve verimli: Yoğun interval antrenmanları

Yoğun interval antrenmanları

Evinizle ilgili işleriniz başınızdan aşkın, telefonlarınız susmuyor ve yarına kadar bitirmeniz gereken önemli bir projeniz var. Bu kadar yoğun bir günlük tempoda, parkta yapacağınız bir saatlik yürüyüşü programınıza sığdıramıyor olabilirsiniz.

Sporun faydasını görebilmek için, düzenli olarak yapmanız şart. Ancak yeterince vakit bulamadığınızda, ertelemek ya da vazgeçmek en sık başvurulan yöntem. Uplifers olarak, günlük egzersiz programınızı uygulamak için yeterli vakit bulamadığınızda uygulayabileceğiniz interval antrenmanları hakkında bilgi vermek istedik.

Interval antrenmanları nedir?

Yoğun interval antrenmanları, çalışma yoğunluğu yüksek, yüklenme süresi az ve dinlenme süresinin uzun olduğu antrenmanlardır. Egzersizler sırasında, vücut performansının %60-90 arası kullanılması hedeflenir.

Liverpool John Moores University ve University of Birmingham tarafından, yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, yoğun interval antrenmanları, dayanıklılık egzersizlerine “zaman kazandıran” bir alternatif. Normal antrenmanlarınızın yarısı kadar zaman ayırarak yapacağınız interval antrenmanları, aynı faydaları görmeniz için yeterli olabilir.

Araştırmalar ne diyor?

Liverpool John Moores University ve University of Birmingham araştırmacıları, interval antrenmanlarının etkinliğini ölçebilmek için; ortalama yaşları 21 olan ve spor yapmayan 16 erkeği katılımcı olarak belirlemiş. Katılımcıların bir kısmı 6 hafta boyunca, haftada 5 kez olmak üzere 40-60 dakikalık bisiklet egzersizi yaparken; diğer grup aynı süre boyunca, haftada 3 kez yoğun interval egzersizleri yapmış. Bu yoğun interval egzersizleri sırasında, 30 saniyelik “all-out” sprintler ve 4,5 dakikalık düşük tempoda pedal çevirme kombinlenerek 4-6 kez tekrar edilmiş . Bu aşamada araştırmacılar, katılımcıların egzersiz öncesinde ve 60 dakikalık egzersizi tamamlamaları sonrasında kas biyopsilerini alarak incelemiş.

Dayanıklılık egzersizleri yapan grup, haftada 5 saat antrenman yaparken, yoğun interval antrenmanları 9S0 dakika sürmüş. Sonuçlar şu şekilde; iki antrenman programı da, kan damarlarının sertleşmesinin azalmasına ve insülin hassasiyetinin artarak vücudun glükozu daha etkin kullanmasına yardımcı olmuş. Araştırmacılara göre bu sonuçlar, dayanıklılık egzersizlerinin ve yoğun interval antrenmanlarının kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon riskini azaltmada aynı derecede etkili olduğunu gösterdiği görüşünde.

Neden interval antrenmanları?

Araştırmacılara göre, yoğun interval antrenmanları, hem yetişkinler hem de çocuklar için dayanıklılık egzersizleriyle aynı sonuçların alınabildiği, zamanın oldukça verimli kullanılabildiği ve daha az zaman kullanan etkili bir yöntem. Ayrıca, yoğun interval antrenmanları, iskelet kaslarının oksidatif kapasitesini arttırarak, kasların oksijeni daha verimli kullanabimesine ve egzersiz performansının arttırılabilmesine yardımcı oluyor. Interval alntrenmanlarının bu faydaları, düşük tempolu interval antrenmanlarında da görülebiliyor.

İnterval antrenmanlarını öne çıkaran nedenlerden bir diğeri, bu antrenmanların uygulanma süresinin kısa olması. Yoğun tempoda çalışan kişilere sağladığı zaman avantajı nedeniyle, uzun vadede sürdürülebilir bir seçenek.

Interval antrenmanları üzerine yapılan bu araştırma, düşük tempolu ve uzun üreli dayanıklılık egzersizlerine veda etmemiz gerektiğini söylemiyor. Özellikle uzun mesafe koşucuları için, yarış öncesi belirli bir mesafe yapması oldukça önemli.

Yaptığınız antrenmandan en yüksek verimi alabilmek için, daha az yoğun kardiyo egzersizleriyle yoğun interval egzersizlerini doğru oranda karıştırmakta fayda var. Önemli olan, kendinize uygun, keyif aldığınız ve sürdürülebilir bir egzersiz programı oluşturmak. Uzun yürüyüşler ya da koşular tecihinizse, sisteminizi değiştirmek zorunda değilsiniz. Ancak koşturmaca içerisinde spor yamak için vakit bulamadığınızda, başvurabileceğiniz farklı bir yönteminiz olduğunu da unutmayın.

Kaynak: Greatist 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale