Ergenlerin denge ve dayanıklılık kazanmasını sağlayan 5 temel strateji
Ergenlik, hem ergenler hem ebeveynler için oldukça kafa karıştırıcı ve tahmin edilemez bir dönemdir. İç çatışmalar ve duygusal iniş çıkışlarla dolu olan bu evrede, birçok ebeveyn kendini çocuğuna hayat dersleri öğretirken bulur. Fakat verdiği derslerin karşı tarafta değer görmediğini anlamakta da geç kalmaz. Aslında ergenlerle sağlıklı iletişim kurmanın en etkili yollarından biri duygusal bağ üzerinden ilerler. Her ne kadar dengesiz, zorlu ve karmaşık görünse de insan gelişiminin doğal bir parçası olan ergenlik, aynı zamanda doğru stratejilerle şekillendirilebilecek bir evredir. Duruma yönetilmesi gereken bir krizden ziyade, doğal akışın parçası olarak bakmak ise yaşanan birçok sorunu problem olmaktan çıkararak duygusal birliğin önünü açabilir.
Amaç, çocuğunuzun her saniyesini kontrol edip baskılamak değil de içinden geçtiği dönemi sağlıklı şekilde tamamlamasına yardımcı olacak esnekliği sunmaktır. Ergenlerin, duygusal denge ve güçlü benlik duygusuna sahip bireylere dönüşmesi için ihtiyaç duydukları ana etmen, ebeveynle aralarında kurulan anlayış odaklı bir iletişimdir. Bu süreç sizin için aşırı yorucu ve anlaşılmaz geldiğinde aranıza mesafe koymadan devam etmek için uzmanların önerdiği etkili stratejilerden destek alabilirsiniz:
1. Eylemlerinizle rol model olun.

Ergenler, onlara verdiğiniz uzun soluklu nasihatler ve öğütlerden ziyade gerçekleştirdiğiniz eylemlere odaklanırlar. Dolayısıyla onların hatalarını düzeltmek için kurduğunuz uzun cümleler akıllarında kalmayacaktır. Tersine aynı durumla karşılaştığınızda yaptığınız şeyler, onlar için kusursuz birer göstergedir. Örneğin; çocuğunuz aniden öfkeleniyor, derslerine çalışmıyor ve istediğiniz davranışları sergilemiyorsa ona laf anlatmaya çalışmak, genellikle zaman kaybından başka bir şey değildir. Bunun yerine aldığınız eleştirilere verdiğiniz tepkiler, iş yerindeki sorunlara getirdiğiniz yorumlar veya bireysel sorumluluklarınız dikkat çekicidir. Yaptığınız eylemlerle iyi bir rol model olmak, onlara ilham alacakları bir başlangıç sunmanızı sağlar ve bu, her zaman mükemmel olmayı gerektirmez. Bazen sesinizi yükselttiğiniz ya da aniden öfkelendiğiniz durumlarda hatanızı kabul ettiğinizi söylemek de onlara sorumluluk almayı öğreten unutulmaz bir derse dönüşür.
2. Güvenilir bir sığınak olun.

Ergenlerin içinden geçtikleri fiziksel ve biyolojik değişim süreci, bir anda gerçekleşen ani dönüşüm karşısında öz güvenlerini kaybetmelerine yol açar. En başta beden algısından kaynaklanan bu süreç onları hızla içe kapanık, düşüncelerini açıkça ifade edemeyen ve düşük öz güvenli bireylere dönüştürebilir. Bu süreçte birçok ergenin hayatta aradığı en temel unsur güven duygusudur. Henüz dürtülerini ve duygularını kontrol edemediği için sonuçlar konusunda da öz güvensiz olan çocuğunuza, onu zorlamayan ve baskılamayan bir sığınak sunarsanız aradığı güvenli temeli de sağlamış olursunuz. Bu güvenilir alan onlara duygularını keşfetme, anlama ve kontrol etme bilinci aşılar. Böylece yaşıtlarıyla birlikte karşılaştıkları tehditler, riskler ve bağımlılıklar karşısında sessiz kalmak yerine sorunları açıkça masaya yatırabilir, sizin fikrinizden hareketle mantıklı kararlar alabilirler.
3. Nutuk çekmek yerine beyin fırtınası yapın.

Karşınızdaki bir ergene sesinizi yükseltip bağırarak hitap etmek, vermek istediğiniz mesajın etkisini azaltan büyük bir hatadır. Ergenler, kendilerine bilmişlik taslayan ebeveynler değil, onlarla filtresiz konuşan samimi ve içten arkadaşlar arar. Bunu onlara siz vermediğiniz zaman çözümü dışarıda arayarak kendilerine yanlış örnekler edinme riskleri olur. Dolayısıyla onların sorun çözen, fikir tartışan ve iş birlikçi yaklaşım benimseyen arkadaş ihtiyacını karşılamak gibisi yoktur. Yaşadığı bir sorun veya arada kaldığı bir ikilemde, onu suçlamadan ve utandırmadan olayları farklı açılardan ele almanız, kendi eylemlerini sorgulaması için harika bir fırsattır. Dahası atacağı adımlarda sizin fikrinizi önceliklendirmeyi ihmal etmeden, kendi bağımsız ve mantıklı kararlar almasını kolaylaştırır.
4. Duygusal bağ kurun.

Ergenlerin içinden geçtiği dönemi kolaylaştıran temel unsurlardan biri, etrafında onun bulunduğu evrenin farkında olan anlayışlı bir ebeveyndir. Birçok genç dışarıdan mesafeli ve ilgisiz görünse de en derinlerde itiraf edemedikleri bir duygusal bağ kurma isteği vardır. Bu isteği kelimelerle veya davranışlarla göstermek onlara göre olmadığından, işin bu aşaması tamamen sizin kontrolünüzdedir. Günlük hayatta onu yormayan ince işlenmiş ve iyi düşünülmüş değer gösteren cümleler kurmak, bu bağı güçlendirmenin en kolay yoludur. Örneğin; kötü not aldığında kızıp bağırmak ya da “Elinden geleni yaptın” gibi klişe cümleler kurmak yerine, ona kendini nasıl hissettiğini ve sonraki planlarının ne olduğunu sormak, sizin duygusal ilginizi ve bağ kurma çabanızı gösterir. Sorunları bu kadar olumlu karşılamak her zaman mümkün olmasa da birlikte bir şarkıya eşlik etmek, aynı espriye gülmek ya da fantastik film gecesi yapmak da bu bağı güçlendirmek için harika birer yöntemdir.
5. Onlara inandığınızı gösterin.

Bazen ergenler aslında olduklarından daha kendinden emin ve öz güven sahibi görünürler. Aslında bu durum, içlerinde taşıdığı korku ve anlaşılmazlık hissiyle tezat oluşturur. Hayatı ve duyguları henüz deneyimlememiş olduklarından hata yapmaktan, sevip sevilmemekten ya da doğru karar verememekten sürekli korkarlar. Yaşadıkları bu derin şüphe karşısında ebeveynlerinden gördükleri koşulsuz inanç ise onları daha farkında ilerlemeye zorlayan harika birer çapadır. Fakat onlara duyduğunuz inancın sadece dersler ve notlarla ölçülmemesi, kişilik özellikleri ve duygusal gücüyle özdeşleşmesi de gerekir. Zor durumları kendi başına çözebileceğine ya da kalbinin sesine güvenebileceğini söyleyen siz olduğunuzda, hayatta aldığı kararlarda daha emin ve istekli olması da kaçınılmaz hale gelir.
Sonuçta ergenlik, sağ salim atlatılması gereken bir hastalık evresi değil, birey olma yolunda karşılaşılan kritik bir aşamadır. Hayatlarının sonraki evresine geçmeye hazırlanan ergenlere küçük çocukken uyguladığınız yöntemlerle yaklaşmak ise yapılacak en büyük hatadır. Nitekim bu dönem, ebeveynlik yöntemlerinizi onlarla birlikte büyütüp değiştirmenizi ve birlikte öğrenmenizi gerektirir. Bu fikirden hareketle kuracağınız bağ da çok daha keyifli ve sağlıklı olacaktır.
Kaynak: psychologytoday
İlginizi çekebilir: Ergenliğe bakış: Sağlıklı iletişim kalıpları