X

Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Belirtileri

1. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde belirtilerini göstermeye başlayan nörogelişimsel bir rahatsızlıktır. Genellikle dikkat süreçlerinde zayıflık, odaklanmada problemler ve hiperaktivite davranışlarının ortaya çıkması ile kendini gösterir.

Oldukça erken yaşlarda ortaya çıkabilse de, dikkat eksikliği ve hiperaktivite ebeveynler tarafından genellikle çocuğun ilkokula başladığı ilk senelerde anlaşılır. Sürekli hareketlilik hali, organize olmakta zorluklar, sabırsızlık, kontrolsüz ve dürtüsel davranışlar, okul ortamına adapte olmakta güçlüklere sebep olur ve bu çocuklar okula başladıklarında sırada oturamama, ödevlere odaklanamama, anlatılanı dinlememe gibi sorunlarla karşılaşırlar.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtileri iki kategoride incelenir: dikkat ve odaklanma ile ilgili problemler ve hiperaktivite / dürtüsellik durumu.

Dikkat ve Odaklanma

Bu grup belirtiler dikkat ile ilgili sorunlarla ilgilidir. Dikkat ve odaklanmada zorlanan çocuk akademik ve gündelik hayatında aksaklıklar yaşar. Sorumluluklarını erteleme, görevlerini yerine getirememe, unutma, dikkati sürekli dağınık olma, yapacağı işleri unutma, eşya kaybetme, düzensizlik gibi belirtiler dikkat ve odaklanma ile ilgili belirtilere örneklerdir.

Hiperaktivite ve Dürtüsellik

Hiperaktivite ile ilgili belirtiler daha çok fiziksel belirtilerdir. Sabırsızlık, yerinde duramama, kıpır kıpır olma hali, aşırı ve ara vermeden konuşma, sırada duramama, sohbet ederken karşısındakini dinlememe, sözünü bölme gibi kontrolsüz ve dürtüsel davranışlar bu gruptaki belirtiler olabilir.

Bu iki grup belirtiler genellikte bir arada görülse de, ayrı ayrı da bulunabilir. DEHB tanısı almış kişilerin yaklaşık %60’ı hem dikkat hem hiperaktivite semptomlarını göstermektedir. Ama yalnızca hiperaktivite belirtileri göstermek de mümkündür. Bu belirtiler seneler içinde zamanla değişebilir, azalabilir veya her iki belirti de kendini göstermeye başlayabilir.

2. Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

DEHB çocuklukta veya ergenlikte başlayabilir ve kimi zaman yetişkinlik dönemine kadar şekil değiştirerek devam edebilir. “Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kaç yaşına kadar sürer?” sorusuna ise kesin bir cevap verilememektedir. Geçtiği sanılan semptomlar yetişkinlikte başka şekillerde de kendini gösterebilir.

Ergenlik dönemi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtilerinin kendini net şekilde gösterebileceği bir dönemdir. Farklı şekillerde gözlenebilir ve zaman içinde belirtiler yer değiştirebilir. Okulda artan sorumluluklar ve derinleşen sosyal ilişkiler ergenin bireyselleşmesi anlamında kritik bir dönemdir.Ergenlik döneminde akademik sorumluluklar artar ve sınava hazırlanma senesi yaklaşır. Dikkat eksikliği, okulda odaklanma ile ilgili problemler, ödev ve sınavlar ile ilgili aksamalara sebep olabilmektedir. Bu aksaklıklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan ergenlerde özellikle yoğun sınav kaygısına yol açabilmektedir.

Bu dönemde ergenler bireyselleşme ve kendilerini toplum içinde ifade etme konusunda gelişirler. Arkadaşlıklar bu dönemde derinleşir, ilişkileri sürdürme konusu gündeme gelir. Ancak DEHB yaşayan kişiler dürtüsel davranışları ile sosyal ilişkilerini zedeleyebilmektedir.

Aşırı sosyal medya kullanımı ve çok fazla teknoloji uyaranına maruz kalmak da ergenlerde sık görülen ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu için zorlayıcı bir durum olarak ortaya çıkar.

Dikkat eksikliği veya dürtüsellik sebepleriyle doktora başvuran ergenler genellikle ilaç tedavisine yönlendirilirler. Bu tür odak artırıcı ilaçlar özellikle sınav dönemlerinde çalışma verimini artırabilse de mutlaka bir psikiyatri hekimi gözetiminde ve yalnızca önerilen dozda kullanılmalıdır.

3. Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Belirtileri Nelerdir?

Çocukluk dönemindeki belirtilerine benzer olsa da ergenlik döneminde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtilerinde bazı değişimler meydana gelebilir. Bu belirtiler çoğunlukla sınava hazırlanma ile ilgili zorluklar, dürtüsellik ve sosyal ilişkiler ile ilgilidir. İşte ergenlikte dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile ilgili bazı belirtiler:

  • Okul ödev ve sorumluluklarda odaklanma güçlüğü
  • Okul başarısında düşüş
  • Başlanan işleri bitirememe
  • Gündelik işlerde veya verilen sözlerde unutkanlık
  • Eşya kaybetme veya düzensizlik
  • Zaman yönetimi, planlama ve organizasyon ile ilgili zorluklar
  • Yerinde duramama hali
  • Çok fazla konuşma
  • Bir işten hızla diğerine geçme
  • Dalgınlık, dikkatsizlik
  • Sosyal ilişkilerde bozulmalar

Benzer sıkıntılar yaşıyorsanız yetişkinler için hazırlanmış online dikkat dağınıklığı testini buradan çözebilirsiniz.

4. Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Neden Kaynaklanır?

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) genetik, nörolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkabilen psikiyatrik bir bozukluktur. DEHB oluşumuna potansiyel olarak katkıda bulunabilecek bazı faktörler şunlar olabilir:

  • Nörolojik Faktörler: Beyin yapısı DEHB oluşumunda etkili olabilir. DEHB’li kişilerin bazı beyin bölgelerinde farklılıklar bulunur, ayrıca dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerde düzensizlik görülebilir.
  • Genetik Yatkınlık: Aile öyküsü ve genetik faktörler dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gelişiminde etkili olabilir. Genetik yatkınlık DEHB riskini artırıp kalıtsal aktarımın sürmesine sebep olabilmektedir.
  • Erken Çocukluk Dönemi: 0-6 yaş arası erken çocukluk döneminde gerçekleşen travmatik deneyimler, aile içi huzur ve erken yaşta meydana gelen beyin hasar veya yaralanmaları DEHB için risk faktörü olabilir. Ayrıca prematürite, yani beyin gelişimi tamamlanmadan gerçekleşen erken doğum DEHB için riski artırabilir.
  • Çevresel Faktörler: Hamilelik sırasında sigara, alkol veya uyuşturucu kullanımı gibi çevresel faktörler çocukta DEHB gelişme riskini artırabilir.
  • Psikososyal Faktörler: Aile yaşamı, aile içi şiddet, sosyal çevre etrafında ortaya çıkan yoğun stres veya travmatik olaylar DEHB’nin şiddetini artırabilmektedir.

5. Sınava Hazırlık Döneminde Dikkat Eksikliği

Ergenlik dönemi birçok sınava hazırlık döneminin başladığı, odaklanma ve dikkatin daha da önem kazandığı bir dönemdir. Özellikle üniversite sınavına hazırlık döneminde gittikçe artan sınav kaygısı aynı zamanda geleceğe yönelik bir kaygıya da dönüşebilmektedir. Öğrenmede güçlük, dikkat eksikliği, uzun saatler bir yerde oturmakta zorlanma, sabırsızlık gibi belirtilerle karakterize olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) yaşayan kişiler doğal olarak bu dönemi çok daha kaygılı geçirebilirler.

Sınavlar büyük bir baskı ve endişe kaynağı haline gelerek ergenlerin odaklanmalarını daha da zorlaştırabilir. Üst üste gelen sınavlar, kısa sürede yetişmesi gereken büyük konular gündeme gelir. Zaman yönetimi, planlama ve organizasyonel beceriler konusunda iyi olmak bu dönemi yönetebilmek için oldukça kritiktir. Dolayısıyla DEHB’li bireyler bu konuda oldukça sıkıntılı bir süreç geçirebilir, bu dönemde ilaç ve psikoterapiye yönelebilir.

6. Ergenlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu İle Mücadele

Ergenlik dönemi başlı başına karmaşık ve baş etmesi zor krizlerle dolu bir dönemdir. Bu dönem dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile daha da karmaşık bir hal alabilir. Dikkat eksikliği birçok alanda sorun yaratabilir ve gündelik fonksiyonlarda aksamalara yol açabilir. DEHB için uygun çözüm yöntemlerini bilmek ve gerektiğinde başvurmak önemlidir.

Ergenlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için başvurulabilecek çözüm seçenekleri genel olarak şunlardır:

  • Profesyonel Yardım Almak

Çocukluk çağında veya ergenlikte, dikkat eksikliği veya hiperaktivite ile ilgili belirtiler ilk ortaya çıktığı andan itibaren bir profesyonel desteğe başvurmak gerekir. Bir uzman görüşü ile tanının ciddiyeti, iyileşme süreci ve çözüm seçenekleri beraber değerlendirilebilir.

  • İlaç Kullanımı

Dikkat eksikliği için stimulan ilaçlar, kişinin dikkatini ve davranışlarını kontrol altına alması, gündelik işleyişine sağlıklı şekilde devam etmesi için yardımcı olabilir. Özellikle dikkat eksikliği için  sınav döneminde olan birçok kişi odak artırıcı stimulan ilaçlara oldukça sık başvurmaktadır. Ancak stimulan kullanımı mutlaka bir uzman kontrolünde ve gerektiği durumda başvurulabilecek bir seçenektir, yalnızca dikkatli bir değerlendirme sonrası başvurulabilir.

  • Fiziksel Aktivite

Düzenli egzersizler ve dışarı aktiviteleri dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için önerilen bir baş etme seçeneğidir. Yerinde duramama ve sabırsızlık, enerjik ve kıpır kıpır olma hali yapılan spor aktiviteleri ile DEHB’li kişinin enerjisini sağlıklı bir şekilde dışa vurarak sakinlemesine olanak sağlayabilir. Ayrıca spor yapmanın sağladığı zihinsel faydalar kaygıların azalması ve stres yönetimi için de etkilidir.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi

Psikoterapi özellikle dikkat eksikliği ile yaşamayı öğrenmek ve baş etmek için pratik beceriler edinmeyi sağlayabilir. Bilişsel davranışçı terapi düşünceler üzerinde çalışarak davranışları da değiştirmeyi amaçlayan bir psikoterapi ekolüdür. Dikkat eksikliği yaşayan kişi psikoterapide plan yapma becerileri, odaklanma çalışmaları ile dikkatini toplamak üzerine çalışabilir. Bununla beraber DEHB’nin yarattığı kaygı ve korku hali ile ilgili konuşmak duygu durumu üzerinde regülasyonu sağlamak için efektif olabilir.

  • Özel Eğitim ve Destek

DEHB’nin şiddetine göre eğitim konusunda destek almak faydalı olabilir. Özel eğitim desteği günlük yaşama adapte olma, gerekli beceri ve baş etme mekanizmalarını pratiğe dökme gibi faydalar sağlamaktadır.

  • Aile Desteği ve Sosyal Destek

Ebeveynler dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı alan çocuklarından çoğunlukla kendi davranışlarını sebep görme eğilimindedirler. Ancak DEHB genetik faktörlere de büyük ölçüde bağlıdır ve multidisipliner sebepleri olabilir. Kendini sorumlu görmek ebeveynlerin daha çok kaygı yaşamalarına ve ev huzurunun bozulmasına yol açabilir. DEHB sebeplerini ve DEHB’nin nelere sebep olabileceğini iyi bilmek ebeveynlerin bu rahatsızlığı tanıyıp kabul etmeleri için ilk adımdır. Rahatsızlık hakkında doğru bilgilere sahip olmak ebeveyn ve çocuğun bir arada destek içinde DEHB ile baş edebilmelerini sağlayabilir.

7. Anne Babalara Öneriler

DEHB şüphesi olan çocukların ebeveynleri öncelikle bir uzmana danışıp tanı koyma ve çözüm seçenekleri üzerine düşünme sürecine başlamalıdır. Dikkat Eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu psikiyatrik bir bozukluktur ve ebeveynlerin kendi yöntemleri ile çözebileceği bir durum değildir.

Ebeveynlerin DEHB tanısı almış çocuklarına nasıl davranacakları, iletişim şekilleri, okul ve ders ile ilgili tutumları, sınır çizme ve planlara uyma gibi konulardaki tavırları büyük kolaylaştırıcılığı olabilecek konulardır.

  • Mutlaka bir psikiyatrist veya uzman bir doktor ile şüphelerinizi ve çocuğunuzun semptomlarını paylaşın.
  • Evde açık ve anlaşılır kurallar koyun ve sınırlar çizin.
  • Çocuğunuzun kendine güvenini artırabilecek aktivitelerde bulunun.
  • Çok cezalandırıcı olmayın, motivasyonu ödüllerle sağlayın.
  • Ders çalışma ortamında dikkat dağıtıcı eşyalar bulundurmayın.
  • Çocuğunuzun sportif faaliyetlerini destekleyin.
  • Bilgisayar, televizyon, internet kullanımları gözlenmelidir.

İlginizi çekebilir: Ebeveynlerin akademik başarı baskısı çocukları nasıl etkiliyor?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale