En güzel şehir fotoğraflarını çekmek için 6 ipucu

Yüksek zirveler, geniş bozkırlar, alabildiğine uzanan yeşillikler, palmiyeli kumsallar… Dünya üzerinde bazı yerler vardır ki, fotoğrafını kim çekerse çeksin güzel olacakmış hissi verirler. Bu görkemli manzaranın iyi bir fotoğrafını çekmek kolay değildir belki ama yine de kadrajınız az çok bellidir. Yani, en azından bazı kararlar sizin adınıza verilmiştir. Oysa şehir fotoğrafları çekmek isteyen acemi bir fotoğrafçı, hele de o şehre ilk kez gitmişse, nereden başlayacağına bile karar veremeyebilir.

Uplifers olarak, en güzel şehir fotoğraflarını çekmek için uzman ipuçlarını sizler için derledik:

Yükseklere çıkın.

Nerede olursanız olun, etrafı en iyi göreceğiniz yer şehri ayaklarınızın altına seren bir tepe, kule ya da benzeri bir yükseltidir. Sadece fotoğraf çekmek için değil, aynı zamanda şehri de tanımak ve gizli hazinelere tepeden bakmak için… Çıkmışken fotoğraf da çekecekseniz, gündoğumu ve günbatımı, neredeyse her şehri güzel gösterecek ideal zamanlardır; kameranıza güveniyorsanız şansınızı gece de deneyebilirsiniz.

Şehri ayaklarınızın altına seren bir tepe, kule ya da benzeri bir yükseltiye çıkın.
Turistik otobüslerden birine atlayın.

Otobüs turlarının genelde tatmin yaratmadığını ve kişisel olmadığını biliyoruz; fakat amacımız aynı: Şehri tanımak. Elinize fotoğraf makinesini alıp her yerin gelişigüzel fotoğrafını çekmek yerine, makineyi bir süreliğine unutup etrafa bakın. Böylece, daha sonra sakin sakin gezmek ve fotoğraflamak isteyeceğiniz yerleri saptayabilirsiniz.

Turistik otobüslere, fotoğraf çekmek için binmeyin.
Şehre özgü ilginçlikler arayın.

Bangkok’ta gece pazarı, Venedik’te gondol, San Francisco’da tramvay… Bulundukları şehir için oldukça sıradan olabilen bu yerler, aslında şehre ait hoş ve her yerde bulunmayan fotoğraflık kareler oluşturur.

Şehre ait, her yerde bulunmayan özellikler bulun.
Sokak sanatının peşine düşün.

Pek çok gelişmiş şehir, kendini grafitiler, büyük ölçekli resimler ve bina süslemeleri gibi yollarla ifade eden sokak sanatçılarıyla dolu. Onlar şehirleri gri bir beton yığını olmaktan kurtarıyor, parlak renkleriyle daha çekilir kılıyorlar. Eserlerini bulun ve bulduğunuz yerde kamerayı kullanmaktan çekinmeyin. Bir tavsiye daha: Bir görsel veritabanı oluşturmaya çalışmıyorsanız, bir duvarın dümdüz fotoğrafını çekmek yerine kadraja birilerinin girmesini bekleyin. Böylece hem daha ilginç bir görüntü yakalamış, hem de google görsellerde bulunamayacak bir fotoğraf çekmiş olursunuz.

Şehirleri beton yığını olmaktan kurtaran sokak sanatını es geçmeyin.
Hava durumundan faydalanın.

Londra’nın yağmurlu ve puslu havasıyla ünlü olması gibi, kimi şehirlerde iklim o şehrin karakterinin bir parçasını oluşturur. Bu durumda havadan faydalanmak gerekir (tabi fotoğraf makinesine su filan kaçırmamaya dikkat ederek!) Karlı ya da sisli bir güne burun kıvırmayın, ondan faydalanmaya bakın. Bazı fotoğraflar aydınlık bir günde olduklarından çok daha gizemli görünebilir de.

Belli hava durumlarında fotoğraflar, aydınlık bir günde olduklarından çok daha gizemli görünebilir.
Siyah-beyaz çekimden çekinmeyin.

Çektiğimiz her fotoğrafta, şehri olduğu gibi gösterme amacı taşımıyoruz. Dolayısıyla renkler ne kadar çekici olsa da, zaman zaman sadece siyah beyaz fotoğraflar çekmek karşıtlıkları vurgulamak açısından iyi bir fikirdir. Hele de mekanınız, New York’un Wall Street bölgesi gibi soğuk ve renksiz bir yerse, ruh halini en iyi yansıtan çekim tekniği bu olacaktır.

Siyah beyaz fotoğraflar çekmek karşıtlıkları vurgulamak açısından iyi bir fikir.

İlginizi çekebilir: En çok tercih edilen fotoğraf düzenleme uygulamaları

Kaynaklar:

Travelettes

Lifewire