X

Eğlenceli tarifler: Karşı kıyıdan Frappe

Bu yaz biz Mutfak Salakları diğer Türklerle birlikte Yunanistan’ı tam anlamıyla işgal ettik. Fiyatlar iyi, yemekler şahane, koylar ıssız, insanlar mutlu. İki tabak kırıyoruz, keyfimiz yerine geliyor!

Ayrıca çok güzel frappe yapıyorlar. Bizim nasıl çayımız varsa, onların da frappesi var. Her köşe başında biri frappe’sini yudumluyor, taksiciler frappe’lerini içmeden vites değiştirmiyor.

 

E madem bu kadar popüler biz de içelim dedik.

Denize girmeden bir tane, çıktık hadi bir tane daha, yemekten önce iyi gider çek bir fırt, ay güneş ne güzel batıyor hemen gelsin bir frappe!

Ama her gidişin bir dönüşü var. Eve döndük, ‘’Film başlıyor hadi bir frappe Burak!’’ dedim gelmedi tabi.

‘’E nasıl yapacağız bunu?’’ dedik. Oturduk, okuduk, araştırdık sevgili Yunan dostları!

Öncelikle bunun bir sürü çeşidi var.

Poli gliko (çok şekerli), gliko (şekerli), metrio (orta), sketo (sade).

Biz sadeyi tavsiye etmiyoruz, orta şekerli tam kıvamında.

Bu frappe işinin en önemli kısmı köpüğü.

Bir kaba 2 tatlı kaşığı hazır kahve ve istediğiniz kadar şeker koyduktan sonra, 4-5 tatlı kaşığı su ekleyip 30 saniye kadar çalkalayın. Biz mikserle yaptık güzel köpürsün diye.

Uzun bir cam bardak bu işin önemli diğer kısmı. Öyle kupaya filan yapmayın, özenin biraz.

Bardağa bir kaç tane buz koyup, çalkaladığınız karışımı bunların üzerine yavaşça dökün. Çok yavaş dökün ki köpük sönmesin. Bardağa çok az soğuk süt ekleyip, kalan kısım için soğuk su ilave edin.

İşte harika bir frappe. Karşı kıyılara selam olsun!

Mutfak Salakları’nın diğer eğlenceli tarifleri için tıklayınız. 

Mutfak Salakları: Mutfak Salakları, Nur-Burak Tunay çiftinin sürekli workshoplara katılıp, mutfakta sanat eseri gibi yemekler yapan uyuz arkadaşlarına karşı kurdukları bir yemek grubu. Hep rock grupları hayran toplayacak değil ya, bir yemek grubu da yaptığı basit yemeklerle bir gün ayakta alkışlanabilir felsefesiyle yola çıktılar. Hala o yoldalar, alkış filan da yok. Tek amaçları; mutfakla eğlenerek zaman geçirmek. Tarifleriyle sizi de eğlendirebilirlerse, değmeyin keyiflerine!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale