Dünyayı değiştirecek tek şey sizde saklı: İçinizden doğacak cevabı keşfedin

Depremler, haksızlıklar, kayıplar, cinayetler, hastalıklar, finansal zorluklar… Ardı arkası kesilmeyen onlarca felaket haberi peşi sıra gündeme geliyor. “Peki, tüm bunlar ne zaman bitecek de biz huzura kavuşacağız?” dediğini duyuyorum. Niyetin huzura kavuşmaksa, bunun yolu gündemin değişmesini beklemek değil, sorduğun soruyu değiştirmektir. Soru değiştiğinde bakış açın değişecek. Bakış açın değiştiğinde gerçeği algılama şeklin… Algılama şeklin değiştiğinde davranışın… Davranışın değiştiğinde ise gerçeğin ve gerçeğimiz…

Felaketler neden olur? Ne zaman bitecek?

Felaketler, bireysel ve toplumsal boyutta büyük DÖNÜŞÜMLER yaratmak için olur. Neden dönüşüme ihtiyacımız var? Bize ait olmayanlardan, yani şartlanmalarımızdan arınarak saflaşmak için. Kim olduğumuzu hatırlayıp uyanmak için.

Biz istesek de, istemesek de yaşam her an bizi uyandırmak için çalışıyor. Uyanmak, daha yaratıcı, daha huzurlu, daha keyifli bir yaşam demek… Yaşam sevincinle buluşmak demek… Uyanmak, kalbindeki ışığı parlatmak ve ışığınla bir başkasına ilham olmak demek… Uyanmak dünyanın ilhamla dolması demek…

Felaketler bitmeyebilir ama onları görme şeklini değiştirerek sonucu etkileyebilirsin. Bunun için lütfen soruyu değiştir. “Bunlar neden benim başıma geliyor? Bu olanlar ne zaman bitecek de huzura kavuşacağım?” diye sormanın bir faydası oldu mu bugüne kadar? Yaşamda bir değişim yaratmak istiyorsan, yaşama hizmet etmeyeni, istediğin yönde değişim yaratmayanı bırakmalı ve değişim yaratacak davranışı sahiplenmelisin.

Tekrarlayan döngülerin farkında mısın?

Covid haberlerini ilk duyduğumuz ve ölüm sayısı artmaya başladığı zaman ortaya çıkanlar ile Pınar’ın cinayetinden sonra ortaya çıkanlar ve İzmir depreminden sonra ortaya çıkanlar arasındaki benzerliği fark ediyor musun?

Birbirinden farklı gibi görünen bu olayların hepsinde aynı süreç yaşanıyor: Toplumsal ve bireysel olarak travmalarımızı tetikleyen bir olay gündeme ateş gibi düşüyor. Bu ateş saman alevi gibi bireyden bireye atlayarak hızla yayılıyor ve kendimizi büyük bir yangının içinde buluyoruz. Ateş bize ulaştığında eğer farkında değilsek onu bilinçsiz davranışlarımız ve paylaşımlarımızla sağa sola fırlatıyor, yangını büyütüyoruz. Böylece aklımız, fikrimiz, ruhumuz, sevdiklerimiz, her şeyimiz bu yangında zarar görüyor. Ateşten öğrenebilecekken, yangında kül oluyoruz.

Tepkiselliğimiz de şikayet ettiğimiz birçok şey kadar zararlı… 

Ateş, TEPKİ ile büyüyor ve yangına dönüşüyor. Tepki veren herkes o tepkiye maruz kalan bir diğerini istemeden yangına atıyor.
Ateş yangına dönüştüğünde gündem büyük bir karmaşaya boğuluyor. İşte, sosyal medyada alelacele yapılan paylaşımlarla yanlış ve eksik bilgi böyle yayılıyor. Birbirini tekrar eden aynı haberler, kimseye bir faydası olmayacak paylaşımlar, sadece yangının ve karmaşanın büyümesine neden oluyor. Bu durumda gerçekten yapılması gerekenleri görmekte zorlanıyoruz. Birçok faydalı bilgi bu karmaşada kayboluyor ve yaşama nasıl katkı olabileceğimizi de böylece fark edemiyoruz.

Evet eğitim sistemi ve devlet yönetiminde değişmesi gerek çok şey var. Ancak tepkiselliğimizi kontrol altına almak da bir o kadar önemli ve gerekli.

Tepkiselliğimiz de bugün şikayet ettiğimiz her şey kadar zararlı. Farkında mısın?

Yangını engellemenin tek yolu FARKINDALIKTIR.

Her tetiklendiğinde tepki ile hemen bir şey yapmaya çabalamaktaysan fark et. Tepki ile davranmak yerine sabırla bekle. Böylece farkındalığın açığa çıkacak. Farkındalığınla yeterince oturduğunda içinde bir cevap doğacak. Ya tepki vereceksin, ya cevap. İkisi birlikte var olamaz. Ancak ve ancak tepki ile harekete geçmediğinde cevabı açığa çıkartabilirsin. Cevabın açığa çıkması bir bebeğin doğumu gibidir. Zamana ihtiyaç duyar. Sabırla beklemelisin. Dünyayı değiştirmenin tek yolu cevabı doğurmak ve onu paylaşmaktır!

Ateşi söndürecek tek şey Cevaptır.

Cevabı açığa çıkartmak için soruyu değiştir. 

Yaşam tam şu anda olmakta olanla bana ne anlatmak istiyor? Neyi anlamalıyım? Yaşama varlığımla nasıl katkı olabilirim?” diye sor. Sor ve cevap için bekle. 

Şunu anlamalısın: Her insan tamamen eşsiz. Sadece senden doğabilecek bir cevap var. Ve sen sabırla onu bekleyemediğinde, tepkiyle harekete geçtiğinde o cevap doğamıyor. O cevaba ihtiyacımız var. Senin katkınla anlamak ve zenginleşmek için. Lütfen beklemeyi öğren.

Fark ediyor musun kaçacak bir yer yok? Tüm dünya yanıyor. Ancak, cevabı doğurup onu paylaşanlardan olarak dünyayı değiştirmek elimizde! Dünya, sen değiştiğinde değişecek. Dünyayı değiştirmeye dünyanı değiştirmekle başla. Tek yolumuz bu. Bunu anlıyor musun?

 

Bugün bir adım atmak ister misin?

Farkındalığımızı artırmaya ve uyanışımıza katkı olmak için hazırladığım 4 haftalık Yeni Başlayanlar için Yoga Atölyesi 14 Kasım’da başlıyor. Bu eğitime katılarak yoga, mindfulness, meditasyon ve nefes aracılığıyla bedensel ve zihinsel farkındalığını geliştirmeye güçlü bir adım atabilirsin. Program tamamen yeni başlayanlar için tasarlandı. Daha önce yoga ve meditasyon yapmış olman gerekmiyor. Birlikte keyifli ve güvenli bir ortamda gelişiyoruz. Yaşama yardımcı araçları yakından tanıyor ve onları yaşam kalitemizi arttırmak için nasıl kullanabileceğimizi deneyimleyerek öğreniyoruz.

Yaşam kaliteni artırmak istiyor ama bunu nasıl yapacağını bilemiyorsan veya bu yolda desteğe ve rehberliğe ihtiyaç duyuyorsan bu program sana göre.

Detaylı bilgi ve kayıt için: http://digdemgirici.com/yeni-baslayanlar-icin-yoga/

Özet program takvimi

(Her buluşma 1,5 saat atölye, 1 saat birlikte pratikten oluşuyor. Dileyenler atölye sonunda yeni başlayanlar için yoga sınıfına katılarak süreci devam ettirebilirler. )
1.Hafta: Yoganın Temelleri
2.Hafta: Herkes Meditasyon Yapabilir!
3.Hafta: Nefes Hayattır
4.Hafta: Rutinlerin Gücü! (Pratiği nasıl alışkanlığa dönüştürürüz?)

Sizden Gelenler

Yogayı deneyip de bana göre değil diyerek vazgeçtiyseniz tam da doğru yerdesiniz. Diğdem ile Yeni Başlayanlar için Yoga Atölyesi hem size yogayı sevdiriyor hem de kendinizi keşfetmenizi ve ulaşmadığınız derinliklere ulaşmanızı sağlıyor. Her bir paylaşım çok kıymetliydi.” Gizem, Veri İşleme Asistanı

Programdan çok memnun kaldım. Yoga ile nefes ve beden farkındalığımın arttığı, dolu dolu bir program oldu. Yogaya kendi kendine başlamak isteyip sürekli yarım bırakanlara kesinlikle öneririm.” Hatice, Öğretmen

Aradığım sadece yoga pratiği yapmak değil, anlamını da içselleştirmekti. Bu program tam da bu ihtiyacıma karşılık geldi. Bu arayışta olan herkese öneririm. Diğdem programı tutku ile sürdürüyor ve çok emek harcadığına şahit oluyorsunuz.” Gül, Elektronik Mühendisi

Yoga zihnimde yeni alanlar açmamı sağlıyor. Diğdem’le çalışırken kendimi olduğum gibi hissediyorum. Pozitif tavrı, kişinin özgüveninin pekişmesine yardımcı tutumu, yaratıcılığı bana katkı sağlıyor.” Can, Mimar

Yoga, her seferinde kendimle ilgili başka bir şeyi keşfetmemi sağlıyor. Diğdem’le çalışırken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Nasıl yapıyor bilmiyorum ama derste hep, tam o an ihtiyacım olan mesajları veriyor. Hem bedensel, hem de ruhsal dengemi kurmama yardımcı oluyor.” Yasemin, Eğitmen & Biliminsanı

Asla yoga yapmam, uğraşamam diyordum. Diğdem’le çalıştıktan ve faydasını gördükten sonra şimdi her gün yapıyorum.” Zeynep Burcu, Avukat

İlginizi çekebilir: Üretken ve keyifli bir hayat için: Hızlı ve farkında zihin

Diğdem Girici
İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı ... Devam