X

Disney x Pandora: İkonik kötülerden ilham alan yeni mücevherler

Disney ve Pandora’nın uzun soluklu iş birliği, masalların ikonik karakterlerini yorumlamaya devam ediyor. Bugüne kadar pek çok Disney tasarımını koleksiyonlarına taşıyan Pandora, bu kez hikayeyi yeni bir boyuta taşıyor: Daha önce yalnızca iyilerin büyüsünü yansıtan dünya, şimdi Disney’in ikonik kötülerinin karanlık cazibesiyle tamamlanıyor. 

Disney x Pandora koleksiyonu, koleksiyonun hayata geçtiği günden bu yana; hayalleri, paylaşılan anların değerini ve birlikte olmanın yarattığı sihri yeniden hatırlatıyor. Disney’in büyüsü, çocukluğun saf hayranlık duygusunu, paylaşılan kahkahaları ve en basit anların bile güçlü bağlar kurabildiğini simgeliyor. Zamanla büyüdükçe ve hayatın karmaşıklığı arttıkça bu anların değerini çoğu zaman gözden kaçırıyoruz. Koleksiyon ise gerçek büyünün olağanüstü hikayelerde değil; birlikte geçirilen anlarda, paylaşılan duygularda ve bizi bir araya getiren bağlarda saklı olduğunu hatırlatıyor. İyilerle ya da kötülerle, masalların tüm karakterleriyle bu büyü, birlikte olmanın yarattığı sihirle hayat buluyor.

Tamamı elde üretilen yeni tasarımlar; masalların hem aydınlık hem de karanlık yüzünü ustalıkla bir araya getiriyor. Koleksiyonda, Pamuk Prenses’in Kötü Kalpli Kraliçesi ve Ursula’dan ilham alan charm’lar, karanlık cazibeleriyle öne çıkarken; Malefiz yüzüğü ile Disney Prensesi Aurora Taç Yüzüğü iyilik ve kötülüğün zarif karşıtlığını yansıtıyor.

Kötü Kalpli Kraliçe charm, 925 ayar gümüş ve 14 ayar altın kaplama detaylarıyla tasarlanırken; kırmızı laboratuvar üretimi kristali ve ultra mor mine dokunuşlarıyla karakterin baskın ve ikonik duruşunu güçlü bir şekilde yansıtıyor. Disney’in en unutulmaz kötü karakterlerinden biri olan Ursula charm’ı ise 925 ayar gümüşten üretilen formu, ışıltılı ahtapot elbisesi ve parlak mine detaylarıyla “kötülüğün” büyüleyici gücünü ortaya koyuyor.

Malefiz’den ilham alan 925 ayar gümüş yüzük, açık tasarımı ve siyah laboratuvar üretimi kristallerle bezenmiş detaylarıyla karakterin ikonik boynuzlarını anımsatıyor. Güce sahip çıkmayı simgeleyen bu tasarım, koleksiyonun en iddialı parçaları arasında. Prenses Aurora’nın zarif dünyasından ilham alan 14 ayar altın kaplama taç yüzük ise pembe oval kesim orta taşıyla sevgi, umut ve zarafeti yansıtıyor.

Disney x Pandora, gerçek büyünün küçük anlarda ve paylaşılan bağlarda saklı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü birlikteyken her şey biraz daha sihirli.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale