X
    Kategoriler: FEEL UP

Her derde deva “100’lük Liste”

Hayatı Dolu Dolu Yaşamak İsteyenlere Özel

Hayatınız aldığınız kararlar ve sorunlarınıza bulduğunuz çözümler ile şekillenir. Karar verme sürecinde, bazen çıkmazlara girer, adım atamaz hale gelirsiniz. Problemlerinizin çözümü için kullandığınız yöntemler ise, bu sürecin ne kadar sancılı olacağı konusunda belirleyici etkendir.

Uplifers olarak, bu süreci kolaylaştıracak fikir üretme tekniklerini araştırıyoruz. 100’lük liste, en etkin tekniklerden biri olmasının yanı sıra, farklı süreçlerde de işinize yarayacaktır.

100’lük Liste, fikir üretmek, düşüncelerinizi netleştirmek, gizli problemlerinizi çözmek veya aklınıza takılan herhangi bir soruya cevap vermek için kullanabileceğiniz güçlü bir tekniktir.

Tekniğin uygulanışı prensipte çok basit: boş bir kağıdın en üstüne soru ya da sorununuzu yazın. Altına çözüm olabilecek, 100 maddelik bir liste hazırlayın. “Para kazanmak için 100 yol” , “Daha yaratıcı olmanın 100 yolu”, veya “İlişkimi geliştirmek için 100 yöntem” bir kaç örnek.

100 farklı cevabın çok fazla olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Sabretmenizde fayda var, 100’lük listeyi etkili kılan bu abartı çünkü.

Hayatı Dolu Dolu Yaşamak İsteyenlere Özel

Listenizi yapmaya başlarken, asla bitiremeyeceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Ancak, uygulamanın bir noktasında, bilinçaltınız tekniğe dahil olduğundan; bir sürü yeni ve şaşırtıcı cevap bulacaksınız ve aklınıza yeni fikirler gelmeye başlayacak. 100’lük listeler yapmak bilinciniz ve bilinçaltınızı, herhangi bir problemini çözmek için bir arada çalıştıran en etkin tekniklerdendir.

Uygulama sırasında aklınızda tutmanız gereken iki basit kural vardır;

1. Listenizi bir oturuşta tamamlayın.

Bu, tekniğin işe yaraması için çok önemlidir. Eğer 100 fikrinizi bir kaç seferde yazarsanız, tekniğin çözüme ulaşmanız konusunda size yardımcı olan unsurunu ortadan kaldırmış olursunuz.

2. Dikkat dağınıklığını ortadan kaldırın.

Diğer bir çok fikir üretme tekniğinde olduğu gibi, 100’lük listede de, beyin fırtınası süresince dikkatinizin dağılmaması çok önemli. Uygulamaya başlamadan önce, fikir üretme sürecinizle ilgisiz olan her şeyi yok etmelisiniz. Yalnızca, mümkün olan en kısa sürede,aşağıdaki kurallara uyarak fikirlerinizi kağıda dökmeye bakın.

Fikirlerinizi yargılamayın; daha sonra bunun için vaktiniz olacak.

Eğer sizi yavaşlatıyorsa, düzgün ve tam cümleler kurmaya çalışmaktan vazgeçin.

Listede kaçıncı sırada olduğunuzu merak etmeyin. Önceden 1’de 100’e kadar numaralanmış bir kağıt kullanabilirsiniz.

Fikirleri tekrarlamak konusunda endişelenmeyin, tekrarlar düşünce biçiminize ışık tutabilir.

Yöntem nasıl işe yarıyor?

100’lük listenin neden işe yaradığını anlayabilmek için, listeyi hazırlarkenki süreçte neler olduğuna bir bakalım. Listenizi yaparken genelde üç farklı aşamadan geçersiniz:

1. İlk 30 fikir: Dairsel düşünceler

İlk fikirler, üretmesi en kolay olanlardır. Bu aşamada, bilinciniz iş başında olduğundan, aklınıza daha önce denediğiniz ya da karşılaştığınız çözümler gelecektir.

2. Sonraki 40 fikir: Yeni düşünce biçimleri

İkinci aşama genelde en zor olandır, çünkü yeni fikirler üretebilmek için ilk aşamada aklınıza gelen basit fikirlerden kurtulmanız gerekecektir. Bu sorunu aşarsanız, daha önce aklınıza gelmeyen fikirlerle karşılaşacaksınız. Bu zorlu sürecin, sizi en verimli aşama olan üçüncü aşamaya hazırladığını ve bu aşamada kesinlikle bırakmamanız gerektiğini hatırlatmakta fayda var.

3. Son 30 fikir: Hazineler

Size en “mantıklı” gelen cevapları şimdiye kadar tükettiğinize göre, artık bilinçaltınız kendisini özgürce ifade etmek için hazır. Eğer aklınıza mantıksız, anlamsız ya da tutarsız cevaplar gelirse şaşırmayı ve mutlaka listenize onları da ekleyin. Adamakıllı görünmeseler de, asıl aradıklarınız onlar çünkü.

Bu aşamaya geldiğinizde, bakış açınızda değişiklikler meydana gelebilir. Başlarda size garip gelen cevaplarınız, artık gözünüze daha iyi görünmeye başlar. Ayrıca, probleme bakışınız, listeyi hazırladığınız süre içinde değişmiş olabilir ve çözümü çoktan bulmuş olabilirsiniz.

100’lük listenin uygulamaları:

100’lük liste tekniğinden, çözüm aramanın yanı sıra; kendinizi tanımak, motivasyonunuzu yükseltmek gibi amaçlar için de yararlanabilirsiniz.

 

Kaynak: Litemind

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale