Depresyondan çıkmak için ayaklarının altına değil, yıldızlara bak

“Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman başarılı olacak bir yol vardır. Çalışmayı asla bırakmayın. Çalışmak size bir anlam ve amaç verir, bunlarsız bir hayat boştur. Ayaklarınızın altına değil, yıldızlara bakmayı unutmayın. Hayat varsa, umut da vardır.” Stephen Hawking

Geçtiğimiz haftalarda kaybettiğimiz ünlü fizik profesörü Stephen Hawking’in bu sözleri zor zamanlarda bile hayata tutunmaya yardımcı olacak “anlamlı bir amacın” önemini vurgular nitelikte. Ancak bazen bu zor zamanlarla baş etmekte güçlük yaşanabilir, aynı depresyonda olduğu gibi.

Depresyondan çıkmak için ayaklarının altına değil, yıldızlara bak

Çağımızın hastalığı diyebileceğimiz depresyon; değersizlik ve suçluluk duygularından, kendini yetersiz hissetme ile kişinin kendi değerine ilişkin gerçeğe hiç uymayan olumsuz inançlara kadar değişen tonlarda ortaya çıkabilir. Depresif kişi, önemsiz hatalarını bile abartır ve sürekli değersizliğini kanıtlayacak ipuçları arar, geçmişte yaşanmış ya da şu anda yaşanmakta olan olaylara ilişkin abartılı bir suçluluk duygusu ve kendini sorumlu görme eğiliminde olur. İştah azalması veya artışı, uykusuzluk veya aşırı uyku, enerji azalması ve yorgunluk, kendine saygının azalması, cesaretsizlik, huzursuzluk, hırçınlık, dikkati toplamakta güçlük, karar vermekte zorluk ve umutsuzluk depresyonun genel karakteridir. Daha ağır depresyonlarda, ölümle ilgili düşünceler, kendisinin ve diğerlerinin ölümle huzura kavuşacakları inancı, intihar düşünceleri ya da girişimleri görülebilir. Kişinin kendisinin ve dünyanın yok olacağı düşünceleri, kanser ve benzeri hastalıklara yakalanmış olmaya ilişkin somatik sanrıları ya da fakir kalacağına dair gerçek dışı düşünceleri olabilir. Depresyonun ortaya çıkışı genellikle sarsıcı bir olaydan sonraya denk gelir. İnsanlar yaşamları boyunca karşılaştıkları başarısızlık, bir yakının ölümü, sevilen birinin hayal kırıklığı yaşatması gibi olaylar karşısında geçici bir süre çöküntü yaşayabilir. Depresyonda ise bu çöküntü daha yoğun ve uzun sürer. Dramatik olaylar olmaksızın da depresyon yaşanabilir. Aşırı kuralcı, kusursuz olma ve herkes tarafından sevilme çabasındaki kişiler en küçük bir yanlış yaptıklarında ya da başkalarının olağan eleştirileriyle karşılaştıklarında bile hemen çöküntüye girer, “değersiz ve yeteneksiz” ya da “kimsenin sevmeyeceği biri” oldukları duygusuna kapılırlar (Geçtan, 1975).

Depresyon bedenin ve zihnin “şalterlerini” indirmesidir

Zihin, acil bir durumda tüm enerjisini asıl soruna verebilmek ve odaklanabilmek için diğer sistemlerini kapatır. Depresyon zihnimizin bize “Dur ve hayatının nereye gittiğine bir bak, şu anda mutsuzsun ve bunun sebebini bulmak için bana odaklan” deme şeklidir. Yaşanan herhangi bir olay, bize yaşamın anlamını sorgulatabilir. Bu durumda verdiğimiz anlamları dışarıdaki değişken koşullara göre şekillendirip şekillendirmediğimize bakmak gerekir. Sahip olduklarımıza veya sahip olmak istediklerimize bağımlı olmak, anlam verme işi için kaygan bir zemindir. Çünkü hayattaki varlığımıza ilişkin anlamı dışarıda ararsak, burada bulunma amacımızdan uzaklaşır, dolayısıyla kendimizden de uzaklaşırız.

Depresyondan çıkmak için ayaklarının altına değil, yıldızlara bak

Anlamlı ve amaçlı bir yaşam, depresyondan çıkış kapısıdır

Depresyonun genellikle sevilen, değer verilen birinin/bir şeyin kaybından sonra tetiklenmesi çok manidardır. Kayıplar bize hayatın geçiciliğini ve zamanımızı daha anlamlı şeylerle doldurmamız gerektiğini hatırlatırlar. Depresyonda, depresif belirtilerin üzerini örtmek yerine zihnimizin bize söylemeye çalıştığı, “varoluşumuza bir anlam verme ihtiyacına” odaklanmak yerinde olacaktır. Çünkü içten içe varoluşumuzun bir anlamı olması gerektiğini biliriz. Stephen Hawking “Ayaklarınızın altına değil, yıldızlara bakın” derken, belki de bu evrende bulunuşumuzun bir anlamı olması gerektiğine dikkat çekmek istemiştir. Ancak bu anlam arayışını dışarıya bağımlılık göstererek karşılayamayız. Çözüm, kendimize dönmektedir. Hayatın koşturmacasına kapılıp kendimizi dinlemeyi unuttuğumuzda, zihnimiz duruma er geç el koyar ve bunun sebebi de sadece bizi korumak istemesidir.

Sağlıklı ve bütün bir insan olmak için, bedeninizin ve zihninizin verdiği mesajları görmezden gelmeyin. Bu konuda destek almak için bana [email protected] üzerinden ulaşabilirsiniz. Barış, sağlık ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Yepyeni bir hayat için bakış açısını değiştirmenin gücü

Kaynak: Psikodinamik Psikiyatri ve Normaldışı Davranışlar, Engin Geçtan, Metis Yayınevi

 

Aysel Keskin Psikolojik Danışman
2006 yılında Marmara Üniversitesi’nden mezun olduğumdan beri, henüz on yaşındayken karar verdiğim ve severek yaptığım Psikolojik Danışmanlık mesleğini yapıyorum. Yedi senelik kurumsal hayat tecrübemin ... Devam