Daha keyifli bir yaşam deneyimi için bir program: “Hazineni fark et” başlıyor

Yaşam koşullarımızın özellikle de büyük şehirlerde yaşıyorsak çok yoğun ve yorucu olduğu konusunda sanıyorum hepimiz hem fikiriz. Sıklıkla yorgunluk ve dinlenmeye olan ihtiyacımız dillerimize pelesenk olmuş durumda. Egzersiz dünyasından bir örnek alalım. Yoğun yoğunluklu antrenmanlar, takip eden süreçte bağışıklık sisteminde baskılamaya sebep olabilir. Kısalan kaslar, kaslarda laktik asit birikimi, eklemler ve kemiklerde mikro yıpranmalar, kaslarda atıkların oluşması gibi hiç istemeyeceğimiz sonuçlar doğabilir.

Yaşam kalitemizi ve belki hatta süremizi arttıran egzersizleri yapmaktan vazgeçmek en kolay ve işlevsiz çıkış yolu olacaktır. Oysaki gerekli olan şey doğru zamanda doğru periyotlarda uygulanan aktif dinlenme metotları. Bu metotlar ile vücudun kendini tamir etmesi ve yenilemesi ve sonraki egzersize daha güçlü, esnek ve yüksek bağışıklıkla hazır olarak dönebilmesi.

Bu konuya özel bir ilginiz yoksa eğer “Dinlenmenin aktifi nasıl olur?” diyor olabilirsiniz, izninizle ona birazdan geleceğiz. Öncesinde sizce zihinlerimiz ve ruhlarımız da olan şey farklı mı? Aslında o dinlenme ihtiyacı, yorgunluk hali daha çok çoğunlukla ruhlarımızın ve beyinlerimizin yardım haykırışları.

Yoğun, kaygılı ve hızla devam eden yaşamlarımızda dinlenmemek, aynı fiziksel egzersizlerde olduğu gibi minicik konular bile olsa azalan tahammül sınırı, içeride biriken öfke, nereden geldiği belli olmayan bir şekilde en zamansız zamanlarda ortaya çıkan alınganlığın sebeplerinden biri olarak ruhun derinliklerinde farkında bile olmadan birikmeye başlayan kırgınlıklar, tüm bu negatif haller ve fazlasının ruhumuzda, zihnimizde birikmesi sonucu tavırlarımıza, günlük modumuza, hedeflerimize, ilişkilerimize yansıyan negatif bir hal.

Haklı olarak merak edenler için fiziksel olarak aktif dinlenme; yüksek yoğunluklu çalışmalardan sonra araya konan bir zaman dilimi sonrasında bedenin ihtiyacına göre karar verilerek yapılan esneme gerekliyse; mobilite ve esnetme, bedende harekete devamlılık daha faydalı olacaksa; yapılacak düşük yoğunluklu kardiyovasküler çalışmalarını kapsıyor.

Yani bedenin ihtiyacına tam farkındalıklı bir yaklaşımı şefkatli bir desteği tarif ediyor. Farkındalık ve farkındalık araçları öncelikle zihin ve ruh için ve tabii ki fiziksel beden için de bu şefkatli desteği sağlayabilecek unsurlar.

Gelin minik bir farkındalık deneyimi yaşayalım hep beraber. Özellikle bağdaş kurmanıza gerek yok, omurganızı dik olabileceği bir oturuşa yerleştirdiğinizde ve nefesinize dikkat verdiğinizde kolaylıkla aldığınız nefesler aracılığı ile bedenin her yöne uzadığını ve genişlediğini gözlemleyebilirsiniz. Bu alana dikkat verdikçe bu uzama ve genişleme halinin daha kolay ve daha derin olduğunu görmek bir sürpriz olmayacak.

Tüm yaşantımız boyunca nefes alıyoruz ama tam farkındalıkla nefeslerimizle birlikte olamadığımızdan bu hali hissedemiyoruz. Siz de yaşantınızınız son döneminde bir şeyi yapmak için ayırdığınız zamanı tümüyle o işe adayamıyor musunuz?

Eğer cevabınız “Evet” ise bu haller sizin için de tanıdık olmalı. Dinlenme ve keyif anlarında bile zihin yapılacak işler listesi veya geçmişin keşkeleri ile yoğun, yorgun, telaşlı ve kalabalık. Günün kalanında yapılacak işlere düşüncelere koşmadan, geçmişe dönüp o anı dönüştürmeye çalışmadan zamanı kendimize çevirmek kolay değil.

İnanın zamansız değiliz, sadece önceliklendirme problemi yaşayabiliyoruz ya da bazen hayatın kendisi bizim önceliklerimizin yönünü değiştirebiliyor. Ama normal koşullarda her şey için zamanımız var. Yaşadığımız düzen bizleri gerginliğe, kuşkuya sürüklüyor, doğru olarak bizlere sunulan bilgilerin gerçekliğini, kaynağını araştırmaya sebebiyet veriyor.

Bunları yapmak suç veya yanlış değil. Sadece bunları yapmaktan yorgun düşmüş olabilir misiniz? Hepimizin kuşkulu, sinirli ve gergin bir şekilde bir şeyleri araştırmaktan vazgeçmemiz gerekiyor olabilir mi? Bu akışın içinde devam ederek kendi yaşam deneyimlerimizi gerçekleştirmekten geri kalabiliyoruz. Asıl öfke, asıl yorgunluk, asıl negatiflik birikimi buradan geliyor.

Sakinleşmeye, hoşça vakit geçirmeye mi ihtiyacınız var? Kendinizi kasmadan, sıkmadan ve zora koşmadan zihninizi boşaltmaya, içinizde biriken öfkeden, korku, kaygılar ve pişmanlıklardan arınmaya mı ihtiyacınız var? Kendinizi bunalmış, sıkışmış mı hissediyorsunuz? Yaşadığınız anın tadını çıkarmaya mı ihtiyacınız var?

Çoğunlukla cevaplarınız “Evet” ise aynı yollardan geçmişiz demektir. Bunlar oluyor diye ne egzersizlerimizden ne de yaşamlarımızdan vazgeçecek değiliz elbette.

Farkındalıkla görmek yaşantımın her alanında en büyük destekçim. Ben dikkat vermeyi seçtikçe keyifle sürekli devam edeceği kesin olan bir yolculuk. Amacı ne zihni boşaltmak ne de düşünce üretmek. Tam farkındalık; eylem ya da düşünce yoluyla şimdiki zamandan kaçınmak ya da onu değişikliğe uğratmaya çalışmayı dilemeden yaşama halidir.

Eğer kendinizi yorgun, yaşam hevesi kırılmış, öfkeli, tükenmiş hissediyorsanız… Odaklanma ve zaman yaratmak sizin için sorunsa… Sizi rahatsız eden acı ve günlük olaylarla başa çıkma zorlaştıysa… Zihninizin içi sürekli düşüncelerle kalabalıksa… Sakinleşip hoşça vakit geçirmeye, yaşadığınız anın tadını çıkarmaya ihtiyacınız varsa… Bu yaklaşım dünyayla ilişkinizi kökünden değiştirebilir. Bu sayede size acı veren şeylerin etkisini azaltıp, sevinçlerinizi, neşenizi yükseltebilirsiniz.

Heyecanla vermek istediğim haber şu ki; pozitif bir yaşam deneyimi yaşamak ve bunu korumak isteyenlere destek olmak için 3 Ekim Cumartesi günü saat 11:00 de başlayacak ve takip eden 10-17-24-31 Ekim ve 7 Kasım tarihleri boyunca aynı gün ve saatte 6 hafta boyunca sürecek olan “Hazineni Fark Et” isimli online bir program hazırladım. Hazineni Fark Et, kadim yoga yaşam felsefesi başta olmak üzere bakmak yerine görme halini yaşatacak içeriği, tüm dünyada bilinen, uygulanan ve pozitif sonuçları ile binlerce insanı peşinden sürükleyen bilgilerin, özenli bir harmanı.

Günlük yaşantınıza kolaylıkla katabileceğiniz meditasyon teknikleri, nefes egzersizleri, bakmak ve görmek arasındaki farklı deneyime kapı açan görsel içeriği ile bu eğitim;

  • Stres, acı ve günlük yaşamın zorluklarıyla daha rahat baş etmenize,
  • Rahatsız edici olaylarla zarafet ve sakinlikle başa çıkmanıza,
  • Bu anda tam olarak mevcut ve canlı olmanıza,
  • Terapötik etkileri ile stresin beden duyumlarınızdaki huzursuzluk veren etkilerinin azalmasına katkı olmak amacıyla tasarlandı.

Program içeriği hakkında detaylı bilgi sahibi olmak veya eğitime kaydolmak isterseniz bana bu mailim [email protected], Instagram hesabım @birceileyoga veya hepinizde mevcut olan telefonum; 0 533 249 96 65 üzerinden ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Dileğiniz gerçek olsa şaşırır mıydınız: Bakış açınızla kendi gerçekliğinizi yaratabilirsiniz

Birce Sinem Tezer
Merhaba, ben Birce. Yoga ile lise yıllarımda tanıştım. 200 saatlik temel eğitimimi 2014 yılında aldım. İçlerinde Godfrey Devereux gibi pek çok kıymetli eğitmenlerin olduğu ... Devam