X

Daha iyi bir cinsel hayata sahip olan çiftlerin sırrı

Romantik ilişkilerin ilk zamanlarında yoğun bir cinsel hayata sahip olmak çok da sıra dışı bir şey değildir. Bu ilk dönemde yatak odasının üzerinde havai fişekler patlıyordur adeta. Ne var ki partnerler birbirini tanıdıkça bu havai fişeklerin ışıltısı azalabiliyor. Cinsel istekteki azalma, partnerlerin ilişkideki tatmin duygusunu da azaltıyor. Tatminsizlik ise ilişkinin devamlılığını kocaman bir soru işaretine dönüştürebiliyor.

İlişkilere dair hepimizin bildiği klasik bir bakış açısı vardır: Zaman geçtikçe kurulan bağ güçlense de, taraflar ilgisini ya da heyecanını kaybeder. Ya da karşılıklı olarak kurulan sevgi ve güven duygusu yerini rahatlığa bırakır. Birlikte yapılan aktiviteler yerini, aynı koltukta televizyon karşısında geçirilen akşamlara bırakır. Bazı çiftlerse birlikte yaratıcı aktiviteler yapmaktan, sinema, tiyatro gibi sanatsal aktivitelerin yanı sıra birlikte yürüyüş yapmak gibi daha hareketli aktiviteleri tercih edebilir.

Her ne kadar sağlıklı bir ilişkide her iki türden aktivitenin de yer alması ve partnerlerin karakterlerinin ilişkiye dengeli bir biçimde yansıması gerekli olsa da; araştırmalar ikinci tür aktivitelerin daha iyi bir cinsel yaşam konusunda oldukça etkili olduğunu gösteriyor.

Kendinizi geliştirdiğiniz aktiviteler cinsel isteği artırıyor

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, birlikte, kendini geliştirmeye yönelik aktivitelerde daha çok bulunan çiftler, daha fazla cinsel istek duymaya ve daha çok cinsel tatmin yaşamaya eğilimli oluyor. Journal of Personality and Social Psychology’de yayınlanan araştırma, bu aktiviteleri kişilerin alışılmışın dışında deneyimler kazanmasını, yeni perspektifler edinmesini ya da yeni beceriler geliştirmesini sağlayan herhangi bir aktivite olarak tanımlıyor. Yani kısacası heyecan ve kişisel gelişim duygusunu yaşatan herhangi bir şey.

İki ayrı deneyde, farklı cinsiyetlerden yüzlerce kişinin yer aldığı ve uzun süreli ilişki yaşayan kişilerin her biri, 3 hafta boyunca her gün ilişkilerine dair bir anketi yanıtladı. Partnerlerinin yeni bir şeyler öğrenmelerine ya da deneyimlemelerine ne ölçüde yardımcı olduğunu, ilişkilerinde ne kadar mutlu olduklarını ve o gün seks yapıp yapmadıklarını (ve ne kadar tatmin edici olduğunu ya da tatmin edici olup olmadığını) değerlendirdiler.

Çalışmanın sonunda araştırmacılar, sevgilileri/eşleri sayesinde kendilerini geliştirmelerine olanak sağlayacak şeyler deneyimleyen katılımcıların o günlerde seks yapma ihtimallerinin arttığını ortaya çıkardı; üstelik partnerlerden yalnızca biri yaşadıkları deneyimle kendini geliştirdiğini düşünse bile! Böyle günlerde, partnerlerin her ikisinin de cinsel hayatlarından ve ilişkilerinden daha tatmin oldukları da ortaya çıkmış. Üçüncü bir araştırmada ise, eşleriyle birlikte kendilerini geliştirmelerine olanak sağlayan aktivitelerde bulunmaları istenen çiftlerin, daha çok seks yaptıkları ve cinsel isteklerinin bu tarz aktivitelerde bulunmayan çiftlere göre daha fazla olduğu ortaya çıkmış.

Bu araştırmalara göre, kişisel gelişimine devam eden ve yeni deneyimler yaşayan bireyler, çiftin aktif ve heyecan verici bir cinsel hayata sahip olması açısından oldukça önemli.

Bu aktiviteler neden bu kadar etkili?


Araştırmacılara göre kişilerin kendilerini geliştirmelerinin cinsel istekleri üzerinde etkili olmasının farklı nedenleri olabilir. Olasılıklardan biri, eşlerin kendilerini geliştirdikleri aktivitelerde yakınlığın artıyor olması; bu durum, cinsel isteğe dönüşüyor. Bir diğer olasılıksa, partnerler, bu aktiviteler esnasında birbirlerini otonom ve çiftten bağımsız olarak görme fırsatı buldukları için partnerlerinin farklı bir yönünü keşfediyor, ona dair farklı bir şey öğreniyor (daha önce farkında olmadığı) ve bu da ilişkinin ilk evrelerindeki entrika ve heyecanı ateşliyor.

Cinsel olarak daha enerjik hissetmek için yalnızca “sizin” yeni şeyler deneyimliyormuş hissine sahip olmanız da şart değil. Araştırma sonuçlarına göre yalnızca partnerinizin bu gelişimi deneyimlediğini görmek bile siz farkında olmadan cinsel olarak uyarılmanızı sağlıyor. Sevgi dolu bir ilişkide olan herkes için, bu oldukça mantıklı; sevdiğiniz kişinin yeni bir şeyler öğrendiğini, değiştiğini ve geliştiğini görmek heyecan verici bir şey. Ve hatta birbirinizin gelişimine yardımcı oluyorsanız, bu, kolaylıkla, aranızdaki bağı da güçlendiren, yakın bir deneyim haline gelebilir.

Cinsel hayatınızı geliştirmek istiyorsanız, çözüm, sizi bireysel olarak geliştiren aktivitelere çift olarak daha fazla zaman ayırmaktan geçiyor olabilir: Müze ziyaret etmek, birlikte bir hobi edinmek, yeni bir yer keşfetmek ya da seyahat etmek gibi… Kendinizi geliştirmenize yardımcı olan bu aktiviteler, ilişkiye yeni bir enerji getirmekle kalmayacak, aranızdaki tutkuyu da alevlendirecek.

Kaynak:
Mindbodygreen
Psycnet

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale