X

Kondom kullanımı hakkında bilinmesi gerekenler

Güvenli cinsel ilişki dediğimizde hepimizin aklına ilk olarak kondom ya da doğum kontrol hapı kullanımı gelir. Günümüzde kondom kullanımının önemini bildiğimiz halde yeterince uygulamaya geçirememiş olsak da, cinsel sağlıkla ilgili şimdiye kadar yapılmış olan araştırmalar, hem cinsel yolla bulaşan hastalıkların hem de istenmeyen gebeliklerin engellenmesinde en etkili ve güvenli yöntemin prezervatif kullanımı olduğu konusunda hemfikir. Ancak gerçek anlamda güvenli bir cinsel ilişki için, pratikte de kondom kullanımı konusunda yeterli bilgiye ve pratiğe sahip olmak gerekiyor.

Kondom kullanımının cinsel hastalıkları ve istenmeyen gebelikleri ne derece engellediği konusunda yapılan araştırmalar, kondom kullanımının %98 gibi yüksek bir oranda koruma sağladığını gösteriyor. Ancak istatistiksel olarak öne sürülen bu rakam, kondom ancak mükemmel kullanıldığında geçerli olabilecek bir korunma yüzdesi. Şu an kendi kendinize ‘’kondom kullanmak ne kadar karmaşık olabilir ki?’’ diye soruyor olabilirsiniz, ancak kondomu yanlış kullanan çiftlerin sayısı bir hayli fazla. Prezervatifi zamanından önce çıkarmak ya da kullanmayı geciktirmek, lateks maddeye zarar verebilecek kayganlaştırıcılar kullanmak ve prezervatif yırtılması en sık karşılaşılan problemlerin başında geliyor.

Kondomun yanlış kullanılmasına ek olarak, penis boyutuna uygun prezervatifin kullanılması da korunmayı maksimum düzeyde tutabilmek için oldukça önemli. Penis boyutundan büyük kondomlarda kondomun çıkması, küçük olanlarda ise yırtılma riski bulunuyor.

Sonuç olarak, genel kondom kullanımında tüm bu hatalarla beraber güvenli cinsel ilişki yaşama oranınız %82. Partnerinizin dışına boşaldığınızda gebe kalmama olasılığının %78 olduğunu düşünürsek, aslında prezervatifin uygun şekilde kullanılmadığında güvenli bir cinsel ilişki için çok da etkili olmadığını görebiliyoruz.

Prezervatif, cinsel yolla bulaşan hastalıkları engelleme konusunda ne kadar başarılı?

Bu, ne yazık ki cevaplaması çok daha zor bir soru. Laboratuvar ortamında bulaşıcı hastalık taşıyan bireylerle taşımayanları eşleştirip, prezervatifin cinsel yolla bulaşan hastalıkları engelleme konusunda ne kadar başarılı olduğunun ölçümlenebilmesi imkansız. Ancak enfeksiyon taşıyan mikroorganizmalarla yapılan çalışmalarda, kondomun bu organizmaların geçişini önemli ölçüde engellediğini görebiliyoruz.

Ayrıca, biri HIV taşıyan, diğeri sağlıklı olan çiftlerle yapılan bir çalışmada, hastalık taşıyan bireyin ilaç ve kondom kullanmasının hastalığın bulaşma riskini neredeyse sıfıra indirdiği görüldü.

Tabii ki daha önce de belirttiğimiz gibi laboratuvarda yapılan çalışmalar, gerçek yaşamdaki uygulamaları yansıtmıyor. Kondom kullanımındaki yanlış uygulamalar ya da HIV taşıyan çiftlerin diğer çiftlere göre korunma yöntemleri konusunda çok daha dikkatli ve temkinli davranması, gerçek hayatta laboratuvar sonuçlarından oldukça farklı sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.

Kondomun istenmeyen gebeliklerin engellenmesinde cinsel yolla bulaşan hastalıkların engellemesinden daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumun en önemli sebeplerinden birisi, hastalık taşıyan mikroorganizmaların sperm hücrelerinden çok daha küçük oluşu, yani dolayısıyla kondomu daha kolay aşabilmeleri. Buna ek olarak herpes, HPV gibi bazı organizmalar insan vücudunun herhangi bir bölgesine bulaşabilme özelliğine sahip. Bu nedenle ilişki sırasında oral seks gibi farklı aktivitelerde, hastalığın kondom kullanılmayan bölgeler aracılığıyla bulaşabilme riski çok daha fazla.

Kondomun istenmeyen gebeliklerin engellenmesi konusunda cinsel hastalıkları engelleme fonksiyonundan daha etkili olarak algılanmasının bir diğer sebebi de, kadınlardaki yumurtlama dönemine bağlı olarak gebe kalma riskinin çok daha düşük olması. Herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanılmasa bile, yumurtlama için uygun olmayan bir süreçte ilişkiye girmek hamile kalmanızı engelleyebilir. Ancak cinsel yolla bulaşan hastalıklar için böyle bir zaman aralığı verebilmek imkansız.

Tüm bu durumları göz önünde bulundurduğumuzda, yıllardır güvenli ilişkinin sembolü haline gelen kondomun, uygun kullanılmadığında aslında çok da etkili olamayacağını  söyleyebiliriz. Bu nedenle kondom kullanımının ‘güvenli cinsel ilişki’ değil ‘daha güvenli cinsel ilişki’ kavramıyla özdeşleştirilmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz.

Güvenli cinsel ilişki için kondomun en etkili şekilde nasıl kullanılacağının bilinmesi ve yalnızca kondomun değil, farklı korunma yollarının da uygulanması önem taşıyor. Ne şekilde korunursanız korunun, belirli aralıklarla doktor kontrolü yaptırmanız, üreme sisteminizle ilgili herhangi bir problem hissettiğinizde sağlık kuruluşlarından ve yetkili kişilerden aldığınız yönergeler doğrultusunda hareket etmeniz, birden fazla partneriniz varsa mutlaka düzenli olarak gerekli testleri yaptırmanız önem taşıyor.

Her durumda olduğu gibi, güvenli bir cinsel ilişki için de partnerinizle olan iletişiminizin iyi olması ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar ya da tanımadığınız kişilerle yaşadığınız cinsel deneyimler konusunda birbirinize karşı açık olmanız gerekiyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale