X

Cinsel ilişki kötüyse konuşmak işe yarar mı?

Cevap veriyorum: Dıııt, yaramaz.

Şimdi elindeki telefonu yavaşça yere bırak ve “konuşalım mı?” demeyi aklından çıkar.

Kadınlar ve erkekler, bu lafım hepinize.

O raddeye gelene kadar zaten pek çok kez denemişsinizdir:

Bir sefer olmadı, hadi tekrar dene.

Alkollüydü canım, ondan olmuştur.

Morali de bozuktu bugün, kesin kendini veremedi.

Başı da ağrıyordu zaten!

Birbirimizi tanıma aşamasındayız, bedenlerimiz alışınca düzelecek. (düzelmedi)

E hadi bir şans daha…

Ve fakat olmuyordu olamıyordu. Denemeler bir türlü sonuç vermedi. Meselenin bedenlerin tanışması, birbirine alışması olmadığı kanısına vardık, değil mi?

Ten uyumu denen şey bir mit değil, gerçek. Bunu da anladık. Peki, sıra geldi çözüm yollarına.

Konuşmak, böyle durumlarda çözümden çok “çözülüm”e yol açabilir.

Belki bunlar okurken çok sert ve temelsiz geliyor olabilir.

Pratikte durum bu…

Kötü cinsel ilişki hakkında konuşmanın ve bunu konuşarak iyileştirmenin pek fazla muhtemel yolu yok.

 

Bir kere bahsettiğimiz konu seks. İnsanların kendilerini en kırılgan hissettikleri alanlardan biri. Çünkü mesele karşılıklı olarak keyif almak ve vermek üzerine kurulu – en azından ideali bu.  Bu nedenle kalkıp karşındakine hem alt yazılı hem de dublajlı bir şekilde “bedenimi mutlu edemedin” demenin kırıcı olmayan bir yolunu bulmak oldukça zor.

Konuşma kısmı düzgün gitse bile sonrasında hep garip bir gerginlik kalıyor. Doğal davranılamıyor. Ya fazla çaba sarfediliyor ya da tamamen vazgeçiliyor ve başarısızlık psikolojisine giriliyor.

Özetle; hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Ve seksin iyi olmadığı bir ilişki sürdürülebilir değil.

Hadi, kendimizi kandırmayalım. Hepimiz yetişkin, aklı başında insanlarız. Arkadaşlık ve sevgililik ya da partnerlik müessesesi arasındaki farkları biliyoruz. Dokunmaktan keyif almadığın biriyle sağlıklı bir ilişki yürütülemeyeceği aşikar.

O zaman başa dönelim.

Şimdi elindeki telefonu yavaşça yere bırak, kara kara düşünmekten de vazgeç. Tenini özleyeceğin kadar isteyeceğin biriyle karşılaşana kadar daha azıyla yetinme.

Bol şans!

Lüsyen: Gün içinde en çok kadın-erkek ilişkilerine, sekse, deneyimlere kafa yorabileceğim rahatlıkta bir dünyanın hayalini kuruyorum. İstanbul'da yaşayan genç bir kadının ortalama hikayesiyim. Bazı insanlara tanıştığın saniyede en derin sırlarını anlatmak istersin ya, işte o benim. Günün birinde bizi aşka çıkaracağına inandığımız yolları arşınlarken gördüklerimi yaşamaya ve anlamaya çalışıyor, parmaklarımdan dökülenleri de size yazıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale