X

Cinsel fetişizm: Fetiş davranışlar doğuştan mı gelir sonradan mı kazanılır?

Cinsel fetişizm, bilimsel anlamda ilk olarak Alfred Binet tarafından Le fétichisme dans l’amourde olarak tanımlanan ama kökeni daha eskilere dayanan, cansız bir nesnenin veya bir beden parçasının tahrik edici olarak algılanmasına verilen isim olarak tanımlanabilir.

Fetişizmin normal olarak kabul gören cinsel davranışlardan farklı olması, zaman zaman şiddet içermesi ve toplumun büyük çoğunluğu tarafından davranış bozukluğu olarak nitelendirilmesi akıllara, bireyin fetişist oluşunun doğuştan mı geldiği yoksa zamanla yaşanan deneyimler ve çevresel etmenlerle desteklenerek sonradan mı oluştuğu sorusunu getiriyor.

Bireydeki cinsel davranışlarla ilgili çalışma yapan bilim insanlarının bir kısmı fetiş fantezilerin ve fetişist cinsel davranışların doğuştan geldiği yönünde. Bu görüşün savunucuları, fetiş cinsel davranışların bireyin yaşamının çok erken yıllarında başladığı ve kişinin fetişist düşünce yapısını kontrol edemediği, yani bunun bir çeşit cinsel eğilim olarak adlandırılabileceği görüşünde.

Ancak deneysel çalışmalar, kişinin spesifik bir nesneye ya da vücudun bir organına olan yoğun cinsel arzusunun doğuştan geldiğini değil, sonradan kazanıldığını gösteriyor. Yani fetişist bireylerin genlerinde ya da biyolojik özelliklerinde, normal cinsel davranışlar sergileyen bireylerden herhangi bir farklılık gösterdiklerine dair bilimsel bir bulgu mevcut değil. Ancak, bireyin doğuştan getirdiği ve sonrasında deneyimleriyle zenginleştirdiği yaşantının, fetiş cinsel davranışlara olan yatkınlığını etkilediğinin de altını çizmek gerekiyor.

Kişilik oluşumu ve fetişizm

Fetişizmin sonradan kazanıldığını öne süren bilim çevreleri, bazı kişilik özelliklerinin fetiş davranışlara olan yatkınlığı artırdığını söylüyor. Örneğin, yetişkin erkek katılımcılarla yapılan bir araştırmada, anormal cinsel davranışlar sergileyen katılımcıların daha içe kapanık ve duygularında tutarsızlık olan bireyler oldukları sonucu ortaya çıktı. Ancak bu durum, fetiş cinsel davranışlar gösteren kişilerin psikolojik sorunları olduğu anlamına gelmiyor. Yalnızca kişilik özelliklerindeki bu farklılık nedeniyle ilişki kurma süreçleri, normal olarak tanımlanmış bireylerden daha farklı gelişiyor.

Kişilik oluşumunda çevresel faktörlerin oldukça etkili olduğunu biliyoruz. Ancak en az çevresel faktörler kadar bireye kalıtsal olarak aktarılan ve doğuştan getirdiği bazı özellikler de kişilik oluşumunda oldukça etkili. Bu nedenle, bir noktada bireylerin bazı kişilik özelliklerini göstermeye daha yatkın olduklarını (aşırı utangaçlık gibi), dolayısıyla da fetiş cinsel davranışlar geliştirmeye de daha yatkın oldukları sonucuna varabiliriz.

Fetiş davranışların çevresel faktörlerle oluştuğunu savunan bir başka görüşe göre ise, bu davranışların geliştirilmesi koşullanma ile oluşan bir öğrenme süreci. Örneğin, ayakkabılarını cinsel bir uyarıcıyla (çıplak resim gibi) ilişkilendirmiş biri, bir süre sonra çıplak resim olmasa bile ayakkabılarını gördüğünde cinsel uyarılma yaşayabiliyor.

Sonuç olarak, fetiş cinsel davranışların kalıtsal olarak bireye geçmediğini, yani doğuştan var olmadığını ve sonradan öğrenildiğini söyleyebiliriz. Bireyin yaşantısının erken dönemlerinde de olsa öğrenilmiş olan bu davranışlar, doğuştan gelen ve çevresel faktörlerle şekillenen kişilik özelliklerinden etkilenebilirler.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale