Boş bir evin düşündürdükleri: Özgürlük nedir?

Pandemi süreci boyunca evimde yalnız başıma kalmayı gözüm yemediği için ilk günden annemlerin evine gittim ve aylarca da geri dönmedim. Yasaklar bitti, yaz başladı, dışarılara temkinli temkinli çıkılmaya başlandı derken, bir baktım ben hala annemlerle kalmaya devam ediyorum. Aklıma evime geri dönmek zerre gelmiyor. Annemlerle gayet iyi hayatıma devam ediyorum. Memnunum yani halimden. Ama gelin görün ki kendi evim de öylece bomboş duruyor. Boşaltayım desem bir şekilde yanaşmadık ona; kışın kaçma noktam olsun diye. Konu da, ev de öylece kaldı.

Geçen gün annemler “1-2 ay içerisinde evi boşaltalım bari” dediler hiç kullanmadığım için. Çok mantıklı ve haklı bir sebepti, çünkü gerçekten hiç gitmiyordum. Geçen haftalarda bir gün gideyim dedim, iki saat oturamadım ama neden oturamadığımı da o an anlamamıştım.

Kendime ara ara sorular yöneltirim: “Hayatta neredesin? Ne istiyorsun? Hayallerin ne? Ve en önemli soru: ihtiyacın ne?

Sorduğum zaman cevaplar da beraberinde geliyor kendime ayırdığım sessizlik alanlarında. İhtiyacım netti bu dönem için: aktif ve kolektif olmak. Cevapla beraber neden evime geri dönemediğimi, iki saat bile oturamadığımı anladım. Yalnızlık bana çok fazla gelmişti. Yalnız olmaya artık daha fazla tahammülüm kalmamıştı. Yalnız yaşam değildi şu an bana iyi gelen. Şu an tam olarak kalabalıkta olmaya, kolektif yaşamaya ihtiyacım vardı ve bu sebeple annemlerle mutluydum hayatımdan.

Tüm bunlara rağmen annemler evi boşaltalım dediği an bi’ garip hissetmeye başladım kendimi. İlk tepkim panikti. Resmen evim elimden gidecek diye panik oldum. Peşinden de hemen başarısızlık hissi bana doğru dörtnala geldi. İçim huzursuzlandı. Neydi beni bu kadar rahatsız hissettiren? Başarısızlık hissi de nereden gelmişti? Evime gitmeyen ve gitmek istemeyen zaten bendim. Tüm bunlar neyin nesiydi?

Başarısızlık hissini hemen yakaladım: Yalnız eve çıkmıştım ve iki sene sonra yeniden aile evine dönüyordum. Aile evine geri dönmek demek yalnız hayatı idame ettirememek ve başaramamak olarak kodlanmıştı demek bende. Bu kodun nereden geldiği hakkında hala hiçbir fikrim yok. Belki de kişisel geçmişten çok kültürel bir koddur ama sonuç olarak kod işte. Gerçeklik payı yoktu.

Eve geri dönmekle başarısızlık arasındaki bağlantı. Daha doğrusu ikisinin arasında bir bağlantı bile yoktu. Zihin konuşuyordu. Zihin hep konuşuyordu. Kardeşimle konuştuktan sonra tüm bu hissin aslında gerçeklik içermediğini, kendim istediğim için eve döndüğümü ve ihtiyaçlarımı dinlediğim için bu yönde hareket ettiğimi hatırlayıp rahatladım.

Ya kendi düzenimi yeniden istersem?” yönündeki soru işaretlerim ise zaten aslında soru işareti bile değildi aslında. Öyle bir ihtiyaçta yeni ev bakıp çıkma hakkım her zaman vardı. Aile evine geri dönerek yalnız yaşama hakkımı geri devretmiyordum. Zihin ne acayipti. Kendi kendine çalıp oynuyordu ve insan fark etmezse bu oyunlara çok fena kapılıp gidiyordu.

Kapılıp gittiğim birkaç dakikadan sonra durdum, hatırladım ve rahatladım. Sonra Başak ile konuştuk. Bu sayfalarda düzenli buluştuklarımız artık Başak’ı tanıyorsunuz; en yakın dostum olan hani. O da şöyle dedi:

İstediğin an, istediğin yerde yeni evini kurmakta özgürsün. İster yurtdışına, ister Moda’ya, ister Bodrum’a; nereye istersen ve hangi eşyanı istersen alır gidersin. Senin şu an oturduğun ev ile işin bitmiş Gamze. O ev gidiyor diye özgürlüğün gitmeyecek. Aksine artık daha özgürsün. Şu an hissettiğin huzursuzluk o eve değildir. Alanından vazgeçmek gibi geliyordur belki sana ama belli ki alanın artık genişleyecek, değişecek artık. Bırak.

Bu sözler beni yeniden merkezime oturttu. Rahatlamanın yanında, gücümü yeniden elime almıştım şimdi. Haklıydı. Bırakmak, yeniye alan açmak ve olana güvenmek her zaman mucizeler getirmişti. Bir şeye sıkı sıkıya tutunmak hiçbir zaman işime yaramamıştı. 2020’nin bana en büyük öğretilerinden biri bırakmaktı ve itina ettiğim kendi evim konusunda da kendini göstermişti.

Görevini tamamlayan kişi, eşya, mekan hepsi gidiyordu. Direnmek ve sıkı sıkıya tutunmaya çalışmak iç huzursuzluğundan, ellerimizi acıtmaktan başka pek bir işe yaramıyordu.

Gitmesi gereken ne varsa giderken bu bilgiyi unutmamayı niyet ediyorum. Gidenler su gibi aksın gitsin ve gelen yeni de aşkla, sevgiyle yerine yerleşsin. Hepimiz için. Amin.

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Gerçek değişimin başladığı yer: İhtiyaçlarına şefkatle kulak vererek ‘kendin’ olmak

Gamze Baytan
Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar ... Devam