Diğer insanlarla birlikte yaşamak bağırsak mikrobiyomunu değiştirebilir mi?
Birlikte yaşadığınız veya sık sık fiziksel temas kurduğunuz insanlarla bağırsak mikrobiyomunuz benzer olabilir mi? Yeni bir araştırma, havada yaşayamayan anaerobik bakterilerin fiziksel açıdan birbirine yakın olan bireyler arasında hareket etmesine odaklanarak bu soruyu cevaplıyor.
Fiziksel yakınlık bağırsak mikrobiyomunu değiştirebiliyor mu?

Molecular Ecology dergisinde yayınlanan bir araştırma, Cousin Adası’ndaki bir kuş türüne yoğunlaşıyor. Bu kuş türü, hayatı boyunca yaşam alanından ayrılmıyor ve aynı sosyal grupta bulunuyor. Araştırma esnasında, yıllar boyunca bu kuş türünün dışkı örnekleri toplandı ve her kuşun bağırsak bakterileri analiz edildi. Araştırmacılar, yaptıkları analizler doğrultusunda yakın arkadaşların ve birlikte yaşayanların aynı iyi bağırsak bakterilerini paylaştığını öne sürüyor.
Araştırmaya göre, aynı yuvayı paylaşan kuşların bağırsak bakterileri birbirine daha çok benziyor. Örneğin, aynı yuvada yaşayan A ve B kuşlarının bağırsak mikrobiyomları birbirine oldukça benzerken farklı bir yerde yaşayan C kuşunun mikrobiyomu belirgin bir farklılık gösteriyor. Bu temel bulgu, ortak yaşam alanının mikrobiyomları yakınlaştırdığını somutlaştırıyor.
Çalışma, sosyal ilişki derecesinin kritik olduğunu belirtiyor. Örneğin, eş olan iki kuşun, sürekli birbirini temizleyen kuşların ve aynı yavrulara bakan bireylerin bağırsak bakterileri aynı bölgede yaşayan ama fazla temas kurmayan kuşlara göre birbirine daha çok benziyor. Bu bulgu, yakın temasın daha fazla bakteri paylaşımı anlamına geldiğini gösteriyor.
Araştırmacıların odaklandığı anaerobik bakteriler, oksijenle temas ettiklerinde yaşayamıyor ve havada dolaşamıyor. Ayrıca, bu bakteriler rüzgarla da yayılamıyor. Bu nedenle, bu bakterilerin iki bireyde benzer hale gelmesinin en mantıklı açıklaması doğrudan ya da dolaylı fiziksel temas oluyor.
Birlikte yaşadığınız kişilerin bakterileri size gerçekten geçebilir mi?

Araştırma insanlar üzerinde gerçekleştirilmemiş olsa da insanlarla yürütülen eski çalışmalar benzer bulguları sunuyor; birlikte yaşayan eşlerin, oda arkadaşlarının ve aile bireylerinin bağırsak mikrobiyomları zaman içinde birbirine benzemeye başlıyor. Kuşlar üzerine yürütülen çalışma da bu durumun tesadüf olmadığını destekleyen güçlü bir biyolojik model olarak karşımıza çıkıyor.
Aynı banyoyu kullanmak, aynı mutfakta yemek hazırlamak veya aynı koltuğa oturmak gibi küçük temaslar, milyonlarca mikroorganizmanın sürekli yer değiştirmesini sağlıyor. Uzmanlar, bu mikroorganizmaların çoğunun zararlı olmadığını söylüyor. Araştırmada da tamamen yararlı bağırsak bakterilerine odaklanılıyor.
Araştırmacılar, birlikte yaşadığımız insanların içimizdeki mikroskobik ekosistemi ince bir biçimde şekillendirebildiğini ifade ediyor. Kısacası, sık sık fiziksel temas halinde olduğumuz kişilerle mikrobiyomlarımız sessizce birbirine yaklaşıyor.
Bu bulgu sağlık açısından neden önemli?

Bu araştırma, sosyal ilişkilerin bağırsakların mikrobiyomunu değiştirebileceğini gösterdiği için fazlasıyla dikkat çekiyor. İnsan bağırsağında yaklaşık 38 trilyon mikroorganizma yaşıyor ve bu ekosistemin büyük bir kısmını bakteriler oluşturuyor. Bu bakteriler, vücudun birçok sisteminde aktif bir rol üstleniyor.
Faydalı bağırsak bakterilerinin çeşitliliği yüksek olduğunda zararlı bakterilerin çoğalması zorlaşıyor ve bağışıklık sistemi daha dengeli çalışıyor. Aynı zamanda, faydalı bakteriler gereksiz iltihaplanma riskini de azaltabiliyor. Bunlarla birlikte, bağırsak mikrobiyomundaki çeşitliliğin artmasıyla sindirim sistemi ve vitamin üretimi de desteklenebiliyor.
Günümüze kadar mikrobiyomu etkileyen başlıca faktörlerin beslenme, antibiyotik kullanımı, genetik ve yaş olduğu düşünülüyordu. Yürütülen araştırma doğrultusunda bu listeye yakın sosyal ilişkiler de eklenmiş oldu.
Faydalı bakterilerin fiziksel temas yoluyla yayılabilmesi aslında insan sağlığı için oldukça önemli. Bu bakterilerin paylaşılması, bir ev halkı genelinde bağışıklığı güçlendirebiliyor ve sindirim sağlığını iyileştirebiliyor.
Araştırma bulguları, sosyalleşmenin faydalarının zihinsel sağlığın ötesine geçtiğini kanıtlıyor. Sosyalleşerek bağırsaklarımızın yapısını değiştirebiliriz ve dayanıklılığımızı artırabiliriz.
Kaynak: https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/mec.70304
İlginizi çekebilir: Bağırsak sağlığı rehberi: Probiyotik ve prebiyotiklerin önemi