X

Arı poleninin insan sağlığı üzerindeki etkileri

Arı poleninin Faydaları Nelerdir?

Ailece gittiğimiz tatilde, köy pazarlarını gezerken tezgahlarda ‘mucize besin’ adıyla satılan bir ürün gördüm. Genelde ‘mucize içerik’, ‘tamamen doğal’, ‘asrın buluşu’, ‘süper besin’ gibi iddialı sloganlarla pazarlanan ürünler gördüğümde hızla uzaklaşırım. Ama bu sefer bu küçük kavonozlarda köylüler tarafından tanıtılan sarı taneli ürün dikkatimi çekti ve tezgaha yanaşıp içeriğinin ne olduğunu sordum.

Cevap: Arı Poleni. Yani? Yani -yapılan tanıtıma göre- arılar tarafından üretilen, doğanın en besleyici bileşenlerinden biri.

Bana anlatılanlara göre toplanması sırasında arı yaşamı ve kovan düzeni zarar görmüyor. Üretimi için kurulan sistem oldukça enteresan: İşçi arılar çiçek tozlarını arka ayaklarında küçük birer polen taneciği halinde biriktirerek kovanına dönüyor. Arıcılar da kovan dışına ve kovan girişine adına ‘polen tuzağı’ denen elekli kutular yerleştiriyor. Yerleştirilen engelden geçmeye çalışan arı, arka ayaklarındaki polen taneciklerini kutuya düşürüyor ve kovana polensiz olarak giriyor. Arıcılar bu işlemi günlük polenin yalnızca yüzde onuna uyguluyor; böylece uygulamanın kovandaki bal verimine ve arı yaşamına olumsuz bir etkisi olmuyor.

Arı poleninin Faydaları Nelerdir?

‘Mucizevi besin’ olarak bahsedilmesinin sebebi, insan vücudu tarafından ihtiyaç duyulan besin maddelerinin hemen hemen hepsini içermesiymiş. Arılar tarafından toplanmış polenler protein, amino asit, vitamin ve folik asit açısından oldukça zengin. Yaklaşık %40 oranında protein ve B grubu da dahil olmak üzere bütün vitaminleri içeriyor. B12 vitaminini dahi içermesi bu besini ayrıcalıklı bir hale getiriyor çünkü B12 vitamini bilindiği üzere kırmızı et, tavuk, balık, karaciğer, deniz ürünleri, süt, yumurta, yoğurt ve peynir gibi yalnızca hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur.

Arı poleninin Faydaları Nelerdir?

Ayrıca, arı poleninin içeriğindeki proteinlerin yaklaşık yarısı insan vücudu tarafından doğrudan kullanılabilecek serbest aminoasitler formunda.

Arı Poleninin en sık bahsedilen diğer faydaları;

1. Enerji verir: İçeriğinde bulunan besleyici maddeler sayesinde arı polenini doğal bir enerji kaynağı. Karbonhidratlar, protein ve B vitaminleri gün boyunca enerji seviyenizi ve dayanıklılığınızı arttırıyor.

2. Cildi düzgünleştirir: Arı poleni yaygın cilt bozukluklarına ve iltihaplarına karşı kullanılan lokal ürünlerin içeriğinde bulunan bir etken madde. İçindeki aminoasitler ve proteinler cildi koruyor; hücre yenilenmesine yardımcı oluyor.

3. Solunumu destekler: Arı poleni yüksek oranda antioksidan içeriyor ve bu antioksidanlar akciğer üzerindeki dokular için anti-enflamatuar etki yaratarak astım gibi hastalıkları önlüyor.

4. Alerjileri tedavi eder: Polen histamin oluşumunu azaltıyor ve birçok alerjiyi iyileştirebiliyor.

5. Sindirim sistemini destekler: Vitamin, mineral ve proteinlerin yanısıra içerdiği enzimler sayesinde sindirime yardımcı olabiliyor. Enzimler, tükettiğimiz besinlerden vücudumuz için gerekli olan besin maddelerinin alınmasına yardımcı oluyor.

6. Bağışıklık sistemini güçlendirir: Polen, bağırsak florası için yararlı ve bağışıklığı destekleyici. Holistik sağlık uzmanı Joseph Mercola’ya göre arı poleni antibiyotik özelliğiyle vücudu virüslere karşı koruyor. Aynı zamanda zengin antioksidan içeriği hücreleri oksidasyonun yıkıcı sonuçlarından ve serbest radikallerden koruyor.

7. Bağımlılıkları tedavi eder: Bağımlılıklardan kurtulmanıza yardımcı oluyor ve dürtüleri bastırarak yoksunluk durumunu azaltabiliyor. Herhangi bir maddeye yönelik aşırı isteği bastırabildiği için; yemek bağımlılığı, ve dolayısıyla kilo yönetimi konularında da faydalı olabileceği araştırma konusu.

8.  Kalp-damar sağlığını güçlendirir: Arı poleni yüksek miktarda Rutin barındırıyor. Bu madde kılcal damarları güçlendiren, dolaşıma yardımcı olan ve kolesterol seviyelerini dengeleyen bir biyoflavanoid. Arı poleni pıhtılaşmayı önleyici etkisiyle, kalp krizi ve inme riskini de azaltabiliyor.

9. Prostat tedavisine yardımcı olur: İyi huylu prostat büyümesinden muzdarip erkekler arı poleni kullanarak bu durumla başa çıkabilir. Arı poleni hasar görmüş prostat bezini iyileştirmede ve bezin fonksiyonlarını yeniden düzenlemede etkili oluyor.

10. İnfertilite (kısırlık) problemine karşı: Arı poleni yumurtalıkları uyarıyor ve yumurtalık fonksiyonlarını düzenliyor. Bu sebeple polen tüketmek, gebelik ihtimalini arttıraya yardımcı olabilir; ve hormon seviyelerini arttırdığı için afrodizyak etki yaratabilir.

Arı Poleni Nasıl Tüketilmeli? 

Arı poleni bir besindir ve söylenenlere göre yiyeceklerle birlikte alındığında daha hızlı tepkimeye girerek daha etkili olur. Kahvaltıda, ve tercihen bir parça meyveyle birlikte alındığında bağırsak florasının nazik bir temizliğini de gerçekleştirir.

Tüketilmesi gereken optimal miktarı konusunda çeşitli görüşler mevcut. Bir yemek kaşığı tüketilmesini öngören kaynakların yanı sıra, bazıları için alerjik bir besin olabileceğini savunan kaynaklar da var. Benim aldığım semt pazarında bana yarım çay kaşığı tüketerek başlayıp 1-2 hafta geçtikten sonra 1 çay kaşığına, birkaç hafta sonra da bir tatlı kaşığına çıkarmam gerektiği söylendi.

Bunun sebebini araştırdığımda arı poleninin bazı bünyeler için gerçekten de alerjik reaksiyonlara sebep olabileceğini okudum. Canadian Medical Association Journal’da yayımlanan bir rapor, 30 yaşında bir kadının (birkaç gıda takviyesine ek olarak) arı poleni tüketmeye başladığını ve kullanımının 2. gününde gözkapaklarındaki dudaklarındaki ve boğazındaki şişme dolayısıyla hastaneye kaldırıldığını yazdı. Rapora göre doktorlar kadının geçmişte mevsimsel alerjiler yaşadığını tespit etmiş ve kullanmaya başladığı arı poleninin bahsedilen alerjik reaksiyonu tetiklediği tespit edilmiş.

Sonuç olarak, arı poleni tüketmeye başlamak iyi bir fikir olabilir. Ancak günlük beslenmemize dahil etmeyi ciddi bir biçimde düşünüyorsak, içeriğinin zenginliğini ve bütün faydalarını bir yanda tutup, polenin sağlığımız için oluşturabileceği potansiyel risklerini de gözetmekte fayda var. Özellikle polenlere ve arı sokmalarına karşı alerjisi olan insanların -ve tabi ki arı polenini beslenmesine eklemeyi düşünen herkesin- temkinli olması, kullanım sıklığını ve miktarını doktoruyla birlikte belirlemesinde fayda var.

 “Bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşarak arı poleni konusunda bilinçlenmelerini sağlayabilirsiniz.”

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

 

Seda Çukurova: İflah olmaz bir iyi-yaşam tutkunu. Yenilikçi, kıpırtılı ve duygusal. Öğrendiklerinden etkilenen, tabiri caizse kendini kaybeden, kapılıp gidiveren bir wellness aşığı. Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldu. Pazarlama ve inovasyon yönetimi ağırlıklı dersler aldı. Anadalını sürdürürken Psikoloji bölümünden Social Psychology, Cognitive Psychology, Brain and Behavior, Developmental Psychology gibi dersler alarak yandal programını tamamladı ve sertifika aldı. Florida’daki Walt Disney World’de çalıştı, Almanya’daki Goethe Universitat’te değişim öğrencisi oldu. Şimdilerde sağlık iletişimi ve davranışsal sağlık alanlarında kazandığı yükseklisans bursuyla Amerika’ya gitmek üzere hazırlıklarını sürdürüyor. Sağlıklı yemekler pişirdiği, tenis oynadığı, sağlık üzerine belgeseller izlediği anlar onun en mutlu anları..

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale