Anneannemin ikizlerini onurlandırmak için: Aile dizimi bize neler anlatır?

Yıllar yıllar önce ben daha dünyada yokken, annem henüz bebekken, anneannem yeniden hamile kalır. Dokuz ay boyunca bebeklerini rahiminde taşır, karnında büyütür. O zamanlar ultrason yok belki de doğurana kadar ikiz olduklarını bilmiyordu. Doğunca gördüğü anneannemin ikiz kızları beş, on gün içinde ölür. Ne büyük bir acı… Ne kadar önemli bir travma…

Anne-bebek arasında henüz anne karnındayken başlayan duygusal bağlanma bebekler doğar doğmaz kopuyor. Dedemin duyguları da önemli elbette… Sonuçta her kayıp hem kadının hem erkeğin…

Evde üç çocuk var, en küçüğü annem… Yasta olan, belki de yasını hiç yaşayamayan anneannem. Yaptığımız aile konstelasyonları, aile dizimi çalışmalarında fark ettim ki en fazla baktığı, ilgilendiği torunu olan benimle kaybettiği ikiz kızlarını özdeşleştirmiş. Onu çok seven ben de anneannemin yasını bir şekilde üzerime almışım.

Şimdi bunu niye anlatıyorsun?” diyebilirsiniz. Kayıplarımızın yası tutulmayınca yaşamda bir tarafımız sağlıksız kalıyor ve hayatta olanlara sevgi tam akamayabiliyor.

Travma nedeniyle üzeri örtülen acı, üzüntü, kayıpların, yaşananların yok sayılmasına sebep olabiliyor.

Bu bir nevi hayatta kalabilmek için kişinin savunma mekanizması, acıyla baş etmek için yok sayması, görmezden gelmesi, unutması.

Halbuki sisteme her gelen bebek görülmeli, anılmalı, onurlandırılmalı, kalplerimizde hepsine sevgiyle yer verilmeli.

Tüm düşükler, kürtajlar, ölü doğanlar ya da yaşamdan çok erken, doğar doğmaz ayrılanlar…

Bu vesileyle dostlar yaşadığım deneyimin farkındalıkları, aile konstelasyonundan öğrendiklerim ile anneannemin ikiz kızlarını, adını bilmediğim teyzelerimi onurlandırıyorum. Onlara kalbimde bir yer veriyorum. Anneannemin tutamadığı yasını ve acısını serbest bırakıyorum. Anne sevgisine, şefkatine ihtiyaç duyan büyük dayıma, büyük teyzeme ve anneme ikiz kardeşlerinin kaybından, bu travmanın etkilerinden ötürü şifa diliyorum.

Bu yazım size de benzer hikayeler varsa farkındalık sağlasın, şifa olsun.

Hayatım boyunca hep ikizlerimin olmasını istemiş olmam da şimdi yerini, manasını buldu.

İlginizi çekebilir: Yetişkin bir birey olmak için karar zamanı: Doğduğun aile mi, kurduğun aile mi?

Hande Akın
5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve ... Devam