2020’nin mesajı: Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz

Dünyaca çok enteresan zamanlardan geçiyoruz. 2020’yi önce yangınlarla, sonra da depremlerle karşıladığımızı ve tam da derslerimizi aldığımızı sanarken yeni bir salgının tüm dünyada patlak vermesi ile birlikte birdenbire doğru/ yanlış/ gerçek karmaşasının içinde buluverdik kendimizi.

Şimdilerde, mecburen, hiç yapamadığımız kadar duruyoruz, evlerimizde zaman geçiriyor, kendimizle baş başa kalıyoruz. Sorguluyoruz, yeni kararlar alıp yeni adımlar atıyoruz. Hayatlarımızı, şimdiye kadar geçirdiğimiz tüm zamanları birer birer yad ederek. Kıymetini, önemini daha da idrak ederek.

İşin aslı şu ki insanlık olarak en çok da her şeyi değiştirebilecek güçte olduğumuzu unutmuştuk, belki de unutturulduk. Şimdilerde dünyamız 20 sene sürecek görkemli bir Kova çağına/Aydınlanma çağına hazırlanırken ve bu doğum sancısı tüm dünyamızı sarmışken; gelin Andrei Tarkovsky’nin kaleminden yaşadığımız bu puslu zamanlara göz atalım. Belki aydınlanma/reform gerçekten önce her birimizin içinden başlamalıdır, kim bilir?

“Hem aklımda hem de bedenimde aynı anda ayrılamam.
Bu yüzden tek kişi olamıyorum.
Kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum. Fazla büyük usta kalmadı. Zamanımızın gerçek kötülüğü budur. Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.
Yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz. Beynimize döşenmiş kanalizasyon borularına böceklerin vızıltısı girmeli.
Her birimizin gözlerini ve kulaklarını büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
Birisi piramitleri yapabileceğimizi haykırmalı. Yapmamamızın bir önemi yok. O isteği beslemeliyiz ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz sınırsız bir çarşaf gibi.
Dünyanın ilerlemesini istiyorsanız el ele vermeliyiz. Sözüm ona sağlıklıları, sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
Siz sağlıklı olanlar!
Sağlığınız ne anlama gelir? İnsanoğlunun bütün gözleri, içine daldığımız çukura bakıyor.
Özgürlük faydasızdır, eğer gözlerimizin içine bakmaya, yemeye, içmeye ve bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa! Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler sözüm ona sağlıklı olanlardır.
İnsanoğlu dinle!
Senin içinde su, ateş ve sonra kül ve külün içindeki kemikler ve küller.
Kemikler ve küller!
Gerçekliğin içinde veya hayalimde değilken, ben neredeyim?
İşte yeni anlaşmam: Geceleri güneşli olmalı ve Ağustos da karlı.
Büyük şeyler sona erer, küçük şeyler baki kalır.
Toplum böylesine parçalanmaktansa yeniden bir araya gelmeli.
Sadece doğaya bak; hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
Bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz; yanlış tarafa döndüğümüz o noktaya.
Hayatın temellerine geri dönmeliyiz; suları kirletmeden…”
Tarkovsky/Nostalghia — Bir Delinin Haykırışı

Belki de her şey önce önyargılarımızı bırakmakla başlayacak. Eğer sizler de hem kendi hayatınızı, hem de bu yolla dünyamızı şifalandırmaya niyetliyseniz Thetahealing bilinçaltı temizlik yöntemini öğrenebilirsiniz. Bu yöntemle ilgili ayrıntılı bilgiye www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdan ve [email protected] mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Sadece 5 duyumuz mu var: Ya gerçeklik gördüklerimizin çok ötesindeyse?

Esin Demir
2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ... Devam