2016’da değişim için sevdiğimiz mantralar

Bu dünyadaki amacımız nedir? Yaşamak, aşık olmak, çocuk sahibi olmak, başarılı olmak, şampiyon olmak, birilerine yardım etmek…v.b. Bunun gibi bir sürü amaç sayabiliriz. Hepsi de doğrudur bence. Ama kişisel görüşüm şu ki, bütün bunları yaparken kendimizin en iyi versiyonuna ulaşmak da var. İşte benim çok sevdiğim, kendimizin en iyi versiyonuna ulaşmak için kulağa küpe yapılabilecek mantralardan bazıları:

1. Birilerinin iltifatlarıyla var oluyorsanız, onların eleştirileriyle ölürsünüz.

Bu ne demek? Kendimizin farkına varmak demek. Yapmak istediklerinizi yapın, hedeflerinizden şaşmayın, nasıl hissetmek istiyorsanız ona göre hareket edin. Başkalarının yargılarına teslim olmayın. Bazen yolumuzu kaybedebiliyoruz. Özellikle kadınlar ne kadar güçlü olurlarsa olsun, bence mutlulukları büyük oranda aşık oldukları adama çok bağlı. Belki erkekler de öyledir. Ama hiçbir şeyin bizi hayallerimizden hedeflerimizden döndürmesine izin vermezsek kendimize daha büyük iyilik yapmış oluruz. Hatta kendi hayallerimize ulaşmak istediğimiz kadar sevdiklerimizin hayallerine ulaşmalarına destek de olabilirsek hayat ve birliktelikler çok daha güzel olur.

2. Şu anda buradayım, tüm benliğimle.

Anda olmak ve anı yaşamak kendinize yapabileceğiniz en büyük iyiliklerden biri. Bir başka iyilik de başımıza ne geliyorsa o an onu yaşamak. Öncesinde değil, sonrasında değil. Böylelikle endişeli olma hallerinden büyük ölçüde kurtulursunuz. Her ne oluyorsa mutlaka çaresi vardır ama bırakın önce olsun, sonra ne yapacağınıza bakarsınız. Zaten hayat siz gelecek planları yaparken olup biten bir şey değil midir? Bırakın gelecek endişesini. Anda kalın. Elimizde bir tek bugün var. Özellikle karşınızda aşık olduğunuz adam/kadın oturuyorsa telefonunuzu da elinizden bırakın.

3. Bazen kazanırsınız, bazen de öğrenirsiniz.

O kadar çok öğreti var ki hayatta başımıza gelen. Anlayan anlıyor, anlayabilen daha farklı ilerleyebiliyor. Anlayamayan ya da anlamak istemeyen de maalesef aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyor ve “neden bu hep benim başıma geliyor ki” diye bu duruma şaşırıp duruyor. Kendimizi sorgulamak kötü bir şey değil. “ Neden hep benim başıma geliyor” diye sızlanmaktansa “neyi farklı yapsaydım durumun seyrini değiştirebilirdim” sorusunu kendimize sormak bize çok şey kazandırabilir. Belki de gerçekten de sorun sizde değildir. Olsun, siz yine de sorun. Sağlamasını yapmış olursunuz.

4. Hayattan kaçmak diye bir şey yok!

seyahat eden kişi
Bu hayatta satın alınarak sizi daha zengin kılan tek şey seyahat etmektir

Nereye seyahat ederseniz edin seyahat etmek dünyanın en güzel şeyi. Gözünüzü açar, dünyaya farklı bakmanızı sağlar. Görmediğiniz şeyleri görür, öğrenir, tecrübe edersiniz. Esinlenirsiniz. Bavulunuzda yeni fikirler ve anılarla dönersiniz. Bu hayatta satın alınarak sizi daha zengin kılan tek şey seyahat etmektir. Yeter ki, bir şeylerden kaçmak için seyahat ediyor olmayın. Çünkü döndüğünüzde kaçtığınız her neyse, o yine orada sizi bekliyor olacak.

5. Şu an çok istediğiniz bir şey için uzun vadede en çok istediğiniz şeyden vazgeçmeyin.

amaca ulaşma
Asla esas hedeflediğiniz şeyden vazgeçmeyin ve bu konuda kararlı olun.

Eveet! Bu biraz sabır oyunu gibi görünse de çok önemli bir nokta. İyi dinleyin. Bir şeyi gerçekten çok istediğimizde ve çok uzun zamandır peşinde olduğumuzda bazen pes edip daha yakında olan ya da daha kolay elde edebileceğimiz şeylere meyil ederiz. Çünkü daha kolaydır. Dedim ya, bu bir sabır oyunu; ama hiçbir zaman asıl istediğimizin yerine geçmez. İçimizde kalır. Siz siz olun sakın asıl istediğinizden vazgeçmeyin. Ne demek istediğimi çok iyi anladığınızı biliyorum. Gözünüz büyük ödülde olsun.

İlgili yazı: Daha iyi bir yaşam için 20 hayat sırrı

6. Önce kendini sev muhabbeti.

Bir bilsem bu ne demek gerçekten de. Kendi zihin kapasitem bunu şöyle yorumluyor: ‘Kendi isteklerini, ve seni mutlu eden ya da senin için iyi olan şeyleri ön plana koymak, arka plana değil.’ Bunu yapamadığım çok oldu. Eşimin ya da kızımın önceliklerini ön plana almak durumunda kaldım. Hatta evdeki hayvanatların öncelikleri. Ya biz? Evet. Bu bencillik değil sanırım. Gün bittiğinde mutlu musunuz? O gün yapmak istediklerinizi yaptınız mı? Yoksa birileri mutlu olsun diye kendinizi feda mı ettiniz? Dikkat edin buna derim. Ben de tabi ki.

Henüz senenin başındayız. Düşünmek ve aksiyona geçmek için harika bir dönem bence. Hadi siz de biraz konfor alanınızdan çıkın derim. Öbür dünyada dinleneceksiniz bol bol, merak etmeyin. Herkese harika bir hafta olsun.

Özlem Sökmen
Koşucu, anne, sokak hayvanı aşığı, eğitmene dönüşmüş ex İnsan Kaynakları insanı. TED Ankara Koleji ve Hacettepe Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Unilever, Turkcell, ... Devam