X
    Kategoriler: STYLE UP

2012’nin en kötü trendleri

Giyilmesini Pek Önermediğimiz Kıyafetler

2012’nin bizi büyüleyen trendlerinin yanı sıra; belki çok görmekten, belki yanlış uygulamalardan ya da sadece kötü oldukları için, 2013’te devam etmesini  istemediğimiz  bir çok trendi de var.

Stil danışmanları ve bloggerlar, 2012’nin en kötü trendleri listesini hazırlamış. Birçoğunun yeni yıl dilekleri arasında bu listedekileri tekrar görmemek de var.

Pijama görünümlü pantolonlar ve penye tulumlar

Hangi kumaştan yapılırlarsa yapılsınlar, bu pantolonlar hala pijama hissi veriyor. Pijamadan tek farkı; rahatsız ve kuru temizleme gerektiriyor olmaları. Tulumlar uzun ve ince vücutlara güzel duruyor olabilir, ancak bazılarında koca bebek görünümüne yol açtığı kesin.

Giyilmesini Pek Önermediğimiz Kıyafetler

Dolgu topuk spor ayakkabılar

2012’ye kadar rahatlığın eş anlamı olan spor ayakkabılara eklenen topuklar; topuklu ayakkabılara rahatlık algısı katsa da, spor ayakkabıları yeterince şıklaştıramadı.

Peplum

Peplum, yerinde ve ölçülü kullanıldığında güzel dursa da; hazır giyimin bu  trendi her parçaya eklemesi biraz çabuk sıkılmamıza neden oldu. Popoyu olduğundan daha büyük göstermesinin etkisi de yok değil.

Giyilmesini Pek Önermediğimiz Kıyafetler

Asimetrik saç tıraşı

Cassie ya da Avril Lavinge’de gördüğümüz, kafanın tek tarafının tıraş edilmesi trendi de 2013’te sona ermesi en çok istenilen trendlerden. Yine de bu saç kesimini uygulayanların özgüvenine saygımız büyük.

Asimetrik etekler

Bu etek kesimi, bir çok kişi tarafından arada kalmış ve kararsız olarak değerlendiriliyor. Uzun giymek istiyorsanız uzunlardan, bacaklarınıza güveniyorsanız kısa eteklerden şaşmayın.

Kürk yelek

Hem vücudu daha kalın gösteren, vücut hatlarını gizleyen bir parça. Olduğunuzun iki katı gibi görünüyorsunuz

Giyilmesini Pek Önermediğimiz Kıyafetler

Bandaj elbiseler

Aslında 2012’den önce başlayan bandaj elbise trendi, elbiselerin farklı yerlerine eklenen pencerelerle tekrar gündeme geldi. Çok fazla kullanılmasında olacak, kabak tadı vermeye başladığı düşünülüyor.

Arm party

Bu sene, rengarenk, çeşit çeşit ve kimi zaman uyumsuz bilekliklerin beraber kullanılmasını ilk başta hepimiz sevdik. Ama sizce de çok fazla abartılmadı mı?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale