Yüksek işlevli depresyon nedir?

Yüksek işlevli depresyon, dışarıdan bakıldığı zaman her şey yolundaymış gibi görünen ama kişinin iç dünyasında depresif semptomlarla boğuştuğu depresyon türü olarak tanımlanıyor. Alışılagelmiş depresyondan farklı olarak, bu rahatsızlığa sahip bireyler günlük işlerini ve sorumluluklarını yerine getirebiliyorlar. Örneğin, işe gidiyorlar ve sosyalleşiyorlar fakat tüm bu eylemleri büyük bir duygusal yük ve otomasyon hissiyle gerçekleştiriyorlar. Bu yazımızda, kronikleşebilen yüksek işlevli depresyonun belirtilerini, nedenlerini ve bu rahatsızlıkla mücadele yöntemlerini sizler için kaleme aldık.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Yüksek işlevli depresyonun belirtileri nelerdir?

Distimi ve kalıcı depresif bozukluk olarak da bilinen yüksek işlevli depresyon, klasik depresyonla aynı belirtilere sahip. Bir diğer yandan, bu depresyon türünü deneyimleyen kişiler gündelik hayatlarına devam edebildikleri için bu belirtileri tespit etmek bazen zor olabiliyor. Kısacası, bu depresyon türünün belirtileri kişi tarafından etkili bir şekilde maskelenebiliyor.

Yüksek işlevli depresyon, sürekli yorgun hissetmeye yol açıyor; bu rahatsızlık, uyumayla geçmeyen ruhsal bir bitkinlik halini doğuruyor. Bununla birlikte, bu depresyona sahip bireyler eskiden keyif aldıkları aktivitelerden uzaklaşıyorlar ve kendilerini yetersiz hissediyorlar. İştah kaybı veya aşırı tüketime de neden olabilen bu depresyon, kişinin dışarıya gülümserken iç dünyasında geçmeyen melankoli deneyimlemesine sebep oluyor.

Düşük öz güven, odaklanma zorluğu ve karar verme konusunda sıkıntı yaşama da bu depresyonun belirtileri arasında bulunuyor. Ayrıca, bu depresyonun gelecek hakkında negatif düşünceler geliştirilmesine neden olabildiğini de belirtmek istiyoruz.

Yüksek işlevli depresyon neden gelişir?

Yüksek işlevli depresyon, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerden ötürü deneyimlenebiliyor:

  • Biyolojik faktörler: Vücuttaki serotonin, dopamin ve norepinefrin seviyeleri düşüşe geçtiğinde beynin keyif alma sinyali üretme kabiliyeti hasar alıyor. Bu durum da kişinin fiziksel olarak hareket etmesine ama içinde bulunduğu hayattan keyif alamamasına yol açıyor. Bununla birlikte, ailesinde depresyon vakası bulunan kişiler de bu rahatsızlığı geliştirebiliyor.
  • Psikolojik faktörler: Çok sert bir iç sese sahip bireylerde yüksek işlevli depresyon ortaya çıkabiliyor. En iyisini yapmazsa sevilmeyeceğini ve saygı görmeyeceğini düşünen mükemmeliyetçi insanlar, bu depresyon türünü deneyimleyebiliyor. Buna ek olarak, her daim başarısız olmaktan korkan ve öz saygı seviyesi düşük olan kişiler de bu depresyona yakalanabiliyor.
  • Çevresel faktörler: Etrafta bulunan her şey, bu depresyon türünü besleyebiliyor. Acıyı meşrulaştırmayan ‘’Haline şükret, şikayet etme.’’ ve ‘’Güçlü olmak zorundasın.’’ gibi toplumsal öğretiler, bu depresyona yol açabiliyor. Bununla birlikte, sosyal destek eksikliği, eski travmalar ve stresli hayat akışı da çevresel faktörler arasında yer alıyor.
  • Diğer faktörler: Alkol ve madde bağımlılığı, kronik hastalıklar ve uyku bozuklukları da yüksek işlevli depresyona neden olabiliyor. Hatta, bu faktörlerin depresyonun hem sebebi hem de sonucu olduğunu söyleyebiliriz.

Yüksek işlevli depresyonla nasıl mücadele edilir?

Yüksek işlevli depresyonu tespit etmek çok zor olsa da bu rahatsızlığın varlığı fark edildiği an ilk adımı atmak büyük bir önem taşıyor. Bir psikolog ve psikiyatristten profesyonel destek almak en önemli adım olarak karşımıza çıkıyor.

Profesyonel desteğe ek olarak, duygu ve düşünceleri güvenilen insanlarla paylaşmak da etkili bir strateji. Yalnızlık ve gizlilik depresyonu beslediği için güvenli sosyal alanlar oluşturmak büyük bir önem taşıyor.

Enerjiyi yükseltebilecek yaşam tarzı değişiklikleri yapmak da yüksek işlevli depresyonla mücadele sürecinde öne çıkıyor. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, hobilerle ilgilenme ve yeteri kadar uyuma bu süreçte iyileştirici olabiliyor.

Son olarak, pozitif bir bakış açısı geliştirmeye yardımcı olan mindfulness pratikleri, meditasyon ve nefes çalışmaları da yüksek işlevli depresyonla başa çıkmayı destekliyor. Bu eylemlere ek olarak, wellness günlüğü tutmak da duygu ve düşünceleri anlamlandırmayı sağlayabiliyor.

Eğer yüksek işlevli depresyon yaşadığınızı veya bir yakınınızın bu duruma sahip olduğunu düşünüyorsanız hiç vakit kaybetmeden bir sağlık profesyoneline danışmanızı öneriyoruz.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

İlginizi çekebilir: Depresyon türleri ve onları tanıma yolları

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!