Uykunuzda ağlıyor musunuz?
Uykuda ağlamak, genellikle duygusal ve psikolojik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu kafa karıştırıcı deneyimi yaşıyorsanız ilk olarak olası sebebini anlamanızda fayda var. Bu yazımızda, uykuda ağlamanın arkasında bulunabilen nedenleri sizler için kaleme aldık.
Uykuda ağlamanın sebepleri
Uykuda ağlamak bebekler ve çocuklarda oldukça yaygın bir durum. Yetişkinler de bu durumu beklenmedik bir şekilde deneyimleyebiliyor. Uykuda gözyaşı dökmek, duygular ve bilinçaltı arasındaki bağlantıya dayandırılıyor. Pek çok yetişkin, etkileyici bir rüyadan sonra uykusunda ağlayabiliyor veya çözülmemiş travmatik deneyimler yüzünden bu durumu yaşayabiliyor.
Uyku sorunları

Uykuda ağlamak, çeşitli uyku sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Uyku evreleri arasındaki geçişler, gece terörü, kabuslar ve parasomnia bu noktada öne çıkıyor:
- Uyku evreleri arasında geçiş: Özellikle bebeklerde derin uykudan hafif uykuya geçiş esnasında ağlama gözlemlenebiliyor. Bu durum çoğu zaman kısa sürüyor ve bebek tekrar uykuya dönüyor. Bir bebek uykusundayken normalden çok daha fazla veya uzun ağlıyorsa bir çocuk doktoruna danışılmasını öneriyoruz.
- Gece terörü: Uyku terörü olarak da bilinen gece terörü, 4-12 yaş arasındaki çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok görülüyor. Bu durum, bireyin uykusunda ağlamasına, bağırmasına, hareket etmesine ve yürümesine yol açabiliyor. Uyanıldığı zaman bu deneyim genellikle hatırlanmıyor.
- Kabus görmek: Yoğun ve korkutucu rüyalar da uykuda ağlamaya sebep olabiliyor. Uzmanlar, kabusların yüksek stres seviyesi, zor duygular ve kaygılarla bağlantılı olabildiğini düşünüyor. Ne yazık ki, kabusların uykuyu etkisi altına almasını tamamen önlemek imkansız.
- Parasomnia: Bu durum, uyurgezerlik ve uykuda konuşma gibi uyku bozukluklarını kapsıyor. Parasomniaya sahip kişiler, rüyalarını fiziksel olarak yaşayabiliyor ve uyurken ağlayabiliyor. Sık sık deneyimlenen parasomnia için bir sağlık profesyoneline danışmak önem taşıyor.
Bastırılmış duygular
Trajik bir kayıp yaşandığında veya travmatik bir olaya şahit olunduğunda farklı şekillerde yas tutulabiliyor. Bazı insanlar yoğun duygularını kolayca ifade edebiliyorken bazıları duygularını görmezden gelmeyi ve bastırmayı tercih edebiliyor.
Zor duygularına rağmen her şey yolundaymış gibi davranan insanlar, gün boyu kendilerini meşgul tutuyor ve aktif kalıyor. Bu durum sonucunda, duygular geceleri uyku esnasında yüzeye çıkıyor.
Uykuda ağlamak, bir kayıp veya travma sonrası tutulan yasın fiziksel bir biçimde ortaya çıkışı olarak tanımlanabiliyor. Bu durum, aslında vücudun travmatik olaylarla doğal bir şekilde başa çıkmasını destekliyor. Bu deneyimin önüne geçmek adına travmalar için bir terapiste danışmak kritik bir rol oynuyor.
Anksiyete ve stres

İş sorunları, ilişki problemleri, ailevi durumlar, maddi sorunlar ve hastalıklar gibi birçok stres faktörü insan hayatını etkiliyor. Hayat fazla karmaşık bir hal aldığında da insan vücudu bunu işleme zorunluluğu hissediyor. Bu zorunluluk da beraberinde uykuda ağlama deneyimini getirebiliyor.
Depresyon
Depresyon, sürekli üzüntü, umutsuzluk ve keyif kaybı ile ilişkili olup fazlasıyla yaygın görülen bir duygu durum bozukluğu. Bu psikolojik rahatsızlık ve uyku sorunları arasında önemli bir bağlantı bulunuyor. Bir araştırmaya göre, depresyonlu kişilerin %80-90’ı uyku problemleri yaşıyor. Depresyonun belirtileri arasında hiçbir sebep olmadan ağlama nöbetleri geçirmek bulunuyor. Bu nöbetler, uyku sırasında da meydana gelebiliyor.
Sabah depresyonu

Günlük ruh hali değişimi olarak da bilinen sabah depresyonu, sabahları uyandıktan sonra ortaya çıkan bir depresyon türü olarak tanımlanıyor. Bu rahatsızlığın belirtileri arasında normalden fazla uyumak, uyanıldığında sinirli ve huysuz hissetmek ve güne başlamak için az enerjiye sahip olmak bulunuyor. Sabah depresyonu uykuda ağlamaya da yol açabiliyor. Rahatsızlığın nedenleri net olmasa da araştırmacılar bu durumun sirkadiyen ritimle ilgili sorunlarla bağlantılı olabildiğini söylüyor.
Demans
Demans da uyurken ağlamaya sebep olabiliyor. Pek çok demanslı birey, uykuya dalmakta zorluk çektiğini belirtiyor. Bu insanlar, gün içinde daha fazla uyuduklarını ve akşamları daha sinirli olduklarını söylüyor. Ayrıca, demansla gece sık sık uyanma deneyimi arasında da bir ilişki olduğu vurgulanıyor.
İlaç tedavisinde değişiklik
Yeni bir ilaca başlamak, bir ilacı bırakmak veya doz değişikliği de uykuda ağlamaya yol açabiliyor. Merkezi sinir sistemini etkileyen ilaçlar, uyku-uyanıklık döngüsünü değiştirebiliyor. Antidepresanlar, antikonvülsanlar ve kardiyovasküler hastalıklar için kullanılan ilaçlar uykusuzluğa neden olabiliyor.
Eğer uykunuzda ağlıyorsanız ilk önce stresinizi ve kaygılarınızı yönetmeye başlamanızı öneriyoruz. Bunun için düzenli bir uyku rutini oluşturabilirsiniz. Uyku saatlerinizi düzenleyerek ve uykusuz kalmamaya dikkat ederek gece terörü ve parasomnia ataklarını azaltabilirsiniz. Sık sık kabus görüyorsanız stres kaynaklarını ve tetikleyicileri değerlendirebilirsiniz. Son olarak, uykunuzda çok sık ağladığınızı düşünüyorsanız mutlaka bir uyku uzmanına danışmanızı tavsiye ediyoruz.
İlginizi çekebilir: En sık karşılaşılan uyku problemleri ve çözüm önerileri