Mindfulness’ın babası Thich Nhat Hanh’ın 5 öğretisi

1926’da Vietnam’da doğan Thich Nhat Hanh, her zaman kendi yolundan giden bir zen ustası. Ailesinin itirazlarına rağmen keşiş adayı olan, sonrasında ise modern konuları öğretmeyi reddeden Budist akademisinden ayrılan bir insan. Eğitimini bilim alanında Saigon Üniversitesi’nde alıyor. Hümanist bir derginin editörlüğünü de yapmış olan NHat Hanh, 1963’e kadar Columbia ve Princeton üniversitelerinde Budizm öğretisini anlatıyor.

Vietnam’a geri döndükten sonra, savaştan zarar gören topluluklara yardım getirmek için diğer gönüllülerle birlikte hayatını riske atarak savaş karşıtı bir aktiviste dönüşen Nhat Hanh, taraf tutmayı reddettiği için hem Güney hem de Kuzey Vietnam’ın düşmanlığını kazanıyor. Komünü, Güney Vietnam birlikleri tarafından saldırıya uğruyor. Hanh’a da bir suikast yapılacağı bilgisi ortaya çıkınca, 1966’da savaş iyice hız kazanırken Nhat Hanh, barış çağrısı yapmak için 19 ülkeyi gezmek üzere Vietnam’dan ayrılıyor. Zen Ustasının itibarı aslında sürgün yıllarında daha da büyüyor. Onun savaş karşıtı şiirleri “hippiler” tarafından şarkılara dönüştürülüyor. 1967’de Martin Luther King Jr. tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Thich Nhat Hanh, Fransa’daki Plum Village Budist manastırını Avrupa’nın en büyüğü haline getirip bu yerleşkede ruhani liderliğini geliştiriyor. Dünyada “Mindfulness’ın Babası” adıyla da anılan Thich Nhat Hanh’ın öğretilerine gelin hep beraber bir göz atalım.

1- Mindfulness

Thich Nhat Hanh ,1970’lerde Batı’da mindfulness eğitimi vermeye başlıyor. “The Miracle of Mindfulness” kitabını öğrencilere ve sosyal hizmet uzmanlarına ilham vermek için yazan Zen Ustası, bu metodu gittikçe daha da anlaşılır hale getirerek kitlelere sunuyor.

Çoğumuz unutkanız, tam olarak bulunduğumuz andan oldukça uzaklardayız asında. Zihinlerimiz endişelere, korkulara, öfke ve pişmanlıklara hapsolmuş durumda ve bilinç düzeyinde bu kabukların altında olduğumuzun farkında bile değiliz. Geçmişte ya da gelecekte bir noktanın peşine takılıp şu anı ıskalayarak sürükleniyoruz zamanda. İşte buna “unutkanlık” diyor Thich Nhat Hanh. Unutkanlığın tersi farkındalık, yani mindfulness. Mindfulness tam olarak şu anda bu satırları okurken bulunduğunuz anda gizli. Dikkatinizi nefesine yönlendirerek uçuşan zihninizi bedeninize geri getirin şimdi. Deneyin haydi! Zihniniz bedeninize geri döndüğünde şu ana da yerleşmiş olursunuz. O andaki hislerinizi, çevrenizdeki koşulları daha rahat anlarsınız. Bu yöntemle içinizde ve çevrenizde olan birçok mutluluk koşulunu tanıyabilirsiniz de.

Mindfulness pratiği yaptığınız süre boyunca, konuşmayı bırakırsınız; sadece dışarıdaki konuşmayı değil, içerideki konuşmayı da. İçerideki konuşma düşüncedir, içeriden devam eden zihinsel söylemdir. Gerçek sessizlik hem ağzın hem de zihnin konuşmasının kesilmesidir. Bu bizi ezen türden bir sessizlik değil tam tersine zarif bir sessizliktir ve çok güçlüdür. İnsanı iyileştirir ve besler.

Ancak Nhat Hanh’ın mindfulness öğretisindeki en önemli unsur, bu metodun aslında bir yol olduğunun, bir yaşam biçimi olduğunun farkına varılabilmesidir. Bu yoldaki her adım kendimize ve başkalarına mutluluk, özgürlük ve esenlik getirebilir. Mutluluk ve esenlik ‘bireysel’ bir mesele değildir. Tüm insanlarla ve tüm türlerle birlikte bir bütün olduğumuzu unutmadan yaşamamız gerektiğini anlatır bize Thich Nhat Hanh. Mindfulness ile ilgili “Beş Temel Çalışmayı” metot olarak sunar bize. İlki hayatı korumak; kişinin kendi içinde, ailede ve toplumda olan şiddeti azaltmaktır. İkincisi; sosyal adaleti, cömertliği, hırsızlık yapmamayı ve diğer canlıları sömürmemeyi öğrenmektir. Üçüncüsü; bireyleri, çiftleri, aileleri ve çocukları korumak için sorumlu davranışlar geliştirme uygulamasıdır. Dördüncüsü, iletişimi ve uzlaşmayı yeniden sağlamak için derin dinlemeyi ve sevgi dolu konuşmayı deneyimlemektir. Sonuncusu ise, vücudumuzu ve zihnimizi zehirli unsurlardan ayrıştırmak için sağlıklı farkındalıkla tüketmeyi öğrenmektir.

2- Ekoloji

Dikkat çanları bize sesleniyor, bizi uyandırmaya çalışıyor ve gezegen üzerindeki etkimizi azaltmamızı hatırlatıyor. Ama bundan da öte, çevresel felaketi önlemek için başkalarını da uyandırmalı ve kolektif insan bilincimizde bir devrim yaratmalıyız” diyor Thich Nhat Hanh.

Thich Nhat Hanh’ın “birlikte var olma” konusundaki öğretileri spiritüel ekolojik yaklaşıma da öncülük etmiştir. Ekolojinin ışığında öğretisini şöyle açıklıyor: “İnsanları çevreden ayıramayız. Çevre insanın içindedir ve insanlar çevrenin bir parçasıdır… [Hatta] canlılar ile cansız varlıklar arasındaki ayrım meditasyondan sonra kaybolur.

Hepimiz güzel yeşil gezegenimizin tehlikede olduğunu biliyoruz. Dünya üzerindeki yaşama şeklimiz hayvanlar, bitkiler ve diğer her şey üzerinde büyük etkiye sahip. Yine de günlük hayatımızın dünyanın durumuyla hiçbir ilgisi yokmuş gibi davranıyoruz. Bizler uyurgezerler gibiyiz, ne yaptığımızı veya nereye gittiğimizi bilmiyoruz.

Bir bütün olarak daha fazla farkındalığa, gerçek anlamda bir uyanışa ihtiyacımız var. Kurduğumuz bu kontrolsüz yaşama şekillerinin kölesi ve kurbanı olmuş durumdayız. Tükettiklerimiz için zamanımızı feda ediyoruz ama bir yandan da zamanın baskısı ile yaşıyoruz ve onu hep paraya dönüştürmeye çalışıyoruz. Düalitenin (ikiliğin) şekillendirdiği hallerimizle; kendimizi dünyadan, daha doğru bir tabirle evrenden ayrışmış bir parça olarak görüyoruz. NHat Hanh’ın ekolojik yaklaşımı ise, gerçeği ikilik üzerinden algılamayan, sonsuz bir şekilde birbirine bağlı olan tüm varlıkları ve doğayı eşit karşılayan bir öğreti olması nedeni ile aslında insanlara derin bir çevreci algı da sağlıyor.

3- Barış

Peşin hükümlerin ötesine geçmenin ve özen göstermenin bilgisini her alanda aktaran Thich Nhat Hanh’ın barış ile ilgili ana mesajı, eğer dünyada barışa sahip olmak istiyorsak, kendi içimizde de barışa ihtiyacımızın olduğudur. Nhat Hanh bir barış aktivisti olarak varoluşunu anlamlandırırken; savaşın kökeninin silahlarda değil, kalplerimizde ve zihinlerimizde yattığını fark etmiştir. Korkunun, şiddetin ve ayrımcılığın enerjisinin yok ediciliğini her fırsatta dile getirmiştir.

Thich Nhat Hanh dünyayı yönetenlerin, ancak çatışmaların kaynağındaki acıları anlama yeteneklerinin artması ile masaya oturduklarında barışı sağlayabileceklerini de söylemiştir.

Savaş, dünyamız için gerekli bir yaşam koşulu değildir. Tüm çatışmalarda olduğu gibi, savaşın kökeninde de cehalet yatar. Cehalet potansiyeli hepimizin içinde yaşar; yanlış anlamaya yol açar ve bu da şiddetli düşünce ve davranışları beraberinde getirir. Bu yüzden hepimiz bu cehalet tohumlarını sulamamayı ve onları köklendirmemeyi öğrenmeliyiz.

4- Çalışma hayatı

Zaman para değildir, o yaşam ve sevgidir” diyen Thich Nhat Hanh, kariyerimize, işimize yatırım yapmak için bizi en çok besleyen şeyleri, ailemizi, doğayı ihmal ettiğimizi anlatır. Yerimizin doldurulamaz olduğunu düşündüğümüz anları hatırlatır bize oysa yarın başımıza bir şey gelse, boşluğumuz kısa bir sürede doldurulacaktır.

Thich Nhat Hanh iş liderlerine, önderliklerinde şeffaf, şefkatli ve cesaretli olmaya yönlenmeleri konusunda öğüt verir. Çalışanlarının acılarını ve özlemlerini duyabilecek noktaya gelen iş insanları, bütünün mutluluğu için de adım atmış olacaktır. Modern dünyanın çalışma alanlarında iş ve spiritüel gelişim bir arada yaşanmalıdır. Sadece iş sahiplerinin değil çalışanların da bilinç düzeylerindeki farkındalık yükselişi, olumlu anlamda kendini bütünde hissettirecektir. Sadece finansal kar dürtüsü ile gelinen nokta, dünyanın halini gözler önüne sermektedir. Oysa şefkat ve sevgi ile çok daha ileri bir seviyede çalışmak mümkündür.

Organizasyonel çalışma hayatını araştıran Robert Giacalone ve Carole Jurkiewicz, spiritüel temelli organizasyonel kültürlerin en üretken kültürler olduğunu ve pazar hakimiyetlerinin daha güçlü olduğunu, yaptıkları çalışmalarla ortaya koymuşlardır. Önde gelen birçok şirket, manevi uygulamaların aynı anda organizasyonel hedeflere ulaşmaya yardımcı olabileceğini ve çalışanlarının ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabileceğini çözmüştür.

İş yerlerinde mindfulness’ı uygulayabilmek için bazı somut pratiklere örnekler verebiliriz;

  • Kademeli bir yaklaşım benimsenmesi yaşamında akışıyla oldukça uyumludur. Bu kolay başlayan ve kademeli olarak ilerleyen bir çalışma düzenini ve bakış açısını anlatır. Bir takımın veya bireyin zaten aşırı yüklenmiş programına daha fazla görev eklemek yerine, “gün içindeki küçük zaman dilimlerini” mindfulness’a ayırabilmelerinin önü açılmalıdır.
  • Geleneksel çalışma modellerini manevi bilgelikle harmanlayan fikirlere ulaşmak için ikilik (düalite) fikrinden vazgeçip uyumlanma hali üzerine alan açmak gerekmektedir. Örneğin geleneksel çalışma yöntemi çoklu görevlendirme iken, konsantre olunmuş tek bir görevin yerine getirilmesine odaklanılması ya da dışsal ödüllendirmelere bağımlı bir başarı anlayışı yerine, içsel kazanımlara dayanan bir sürecin öneminin vurgulanması vb. gibi eklemlenmeler, dünyanın finansal işleyişinde de olumlu anlamda ilerlemeler sağlayacaktır.

İşyerlerinde yürütülmüş olan araştırmalar, çalışanların anlamlı bir işi, kişisel tatmini ve sosyal bağlantıları değerli bulduğunu kanıtlamaktadır. Üretkenlik ve karlılık bu hislere tezat gibi görünse de aslında aynı yolda bulunabilecek değerlerdir. Birçok yenilikçi şirket, farkındalık gibi alışılmadık manevi uygulamaları, çalışanların ihtiyaçlarını ve genel olarak organizasyonun etkinliğini ele almak için bir fırsat olarak kullanıyor artık. Google, General Mills ve Ford Motor Company gibi pazar lideri şirketler, çalışanların refahını geleneksel iş stratejileri ve kuruluşun ihtiyaçları ile birleştirmenin önemini kabul ediyor. Kadim bilgeliği modern işyerine getirmenin avantajları şüphesiz dünyamızın çehresini de aydınlatacaktır. Burada önemli olması gereken; her zaman bütünün huzuru, acılarından kurtuluşu ve barışıdır.

5- Eğitim

Birlikte var olma anlayışı temeline dayanması gereken eğitim hayatı için doğru farkındalıkla gerçekleştirilen bir yaklaşımın rolü, hem öğretmenler hem de öğrenciler için sonsuz bir kaynak alanıdır. Nhat Hanh’ın öğretisindeki amaç sadece öğrenmeyi ve çalışmayı sağlamak için zihni sakinleştirmek değil, aynı zamanda bütünsel şefkati, sürdürülebilirliği ve toplumsal huzuru da yaşatmaktır. Eğitim alanında Nhat Hanh’ın sunduğu uygulamalar şu şekildedir…

  • Nefes farkındalığı: Uygulamalardan ilkidir nefes farkındalığı. Eğitimcilerin stresli zamanlarda merkezde kalmalarına yardımcı olacak bir adımdır. Öğrencilere ses yükseltmeden konuşabilme becerisi bu adımla bile kazanılabilir. Diğer taraftan öğrencilerin bu pratiği kazanması onların sakinleşmelerini, sınavla ilgili stresli duygu durumlarını yenebilmelerini, dikkat eksikliği yaşayanların konsantre olabilmelerini sağlayabilir.Egzersiz basit olmasına rağmen yarattığı sonuçlar büyüktür. Odak noktası nefese yönlendirilir. Alırken aldığınızı, verirken nefesi verdiğinizi fark etmektir amaç. Zihninizi, eviniz olan bedeninize geri getirmektir aslında yapılan. Nefes alışınıza müdahale etmek zorunda değilsiniz. Nefesiniz kısaysa, kısa olmasına izin verin. Nefesiniz uzunsa, uzun olmasına izin verin. Onu zorlamayın. Sadece nefesinizi tanıyın.
  • Farkındalık zili: Ders aralarındaki zil sesi, eğitimcileri ve öğrencileri farkındalığa davet etmek için kullanılabilir. Thich Nhat’ın cümleleriyle, “Zil, farkındalığın elçisidir.” Zihnimizi meşgul etmemizi kesmemizi hatırlatan, o andaki gerçek duygularımızı tanımamıza yol açan, şimdiki zamanla teması yaratan bir araç olarak görebiliriz zili. Şu ana bizi geri getirebilir.
  • Oturma meditasyonu: Bu meditasyon, sakinliğe ve dengeye yardımcı olur, zihni ve bedeni birbirine bağlar. Vücut, bizi şimdiye-buraya getirir, farkındalık oluşturur. Aynı zamanda, o an aynı sınıfta olanları da birbirlerine bağlar çünkü bir topluluk duygusu yaratılır. Düzenli olarak uygulanacak bu metotların bütüne olan katkısı mucizevidir.

Tek yapılması gereken farkındalıkla oturmak ve yine nefese odaklanmaktır.

  • Yürüme meditasyonu: Mindfulness yürüyüşü, yavaşlamaktan ve acele etmemekten zevk almamıza yardımcı olur. Gidecek hiçbir yer ve yapacak hiçbir iş olmadan yürümeye odaklanmaktır amaç.
  • Beden farkındalığı: Sadece boynumuzdan yukarısını hissederek yaşamaya meyilliyiz. Okullar genellikle hareketsiz bir yaşamı içerirler ve zihne odaklanma daha önemli atfedildiğinden, bedene olan farkındalık asgari düzeyde kalır. Oysa stres yaratan bu olgunun aksine, dinlenme ve rahatlama fırsatları zihni yeniden vücutla birleştirecektir. Bu uygulamada yapılması gereken nefes alırken ve verirken bedenimizi fark etmeye odaklanmamızdır.
  • Farkındalıkla beslenmek: Beslendiğiniz yiyecekleri dikkat ve özenli bir şekilde tüketmeye yönlenmek, sizi tetikleyen şeyleri düşünmenizi sağlar. Eğitimciler ve öğrenciler uzun saatler boyu çalışırlar. Yemek yerken, bu hızlı akışta sağlıksız besinlere yönelme ihtiyacı hissedilebilir. Oysa farkındalıkla, ne yediğimizin üzerine düşünerek beslendiğimizde, sağlığımızı da aklımıza getirebiliriz. Hem aşırı beslenme hem de yiyeceklerin israfı konusunda çok önemli bir uygulamadır bu. Eğitim yerlerinde bu konu ile ilgili mutlaka idari çalışmalar ve düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Duyguların farkındalığı: Duyguların içeriğine dikkat edebilmek, onları fark edebilmek; yansıtma ile kalıplaşmış davranışlar sergilenmesinin de önüne geçecek bir yöntemdir. Neden stresliyiz, neden üzgünüz, neden sinirlendik? Duyguların altında yatan nedenleri anlayabilmemiz için o duygulardan kaçınmamamız gerekir. Bu aynı zamanda etkili bir varoluşun da anahtarıdır, yani kendini tanımanın ve yapabileceklerini bilmenin yoludur. Güçlü duyguları yaşarken yaratacağımız farkındalıkla, verdiğimiz tepkileri sağlıklı hale getirebilir ve yanlışların önüne de geçebiliriz.
  • Beraberlik: Eğitim kurumları şu anda büyük ölçüde online derslerle varlık gösterse de, “yoğun ve stres’’ altında çalışılan ortamlar olabiliyor bazen. Rekabet duygusunun öne çıkarılması ve materyalist yaklaşımlar; sevginin, özenin, iş birliğinin önemini de yok edebiliyor. Oysa birlikte yol alabilmek ve dünyayı yaşanılır kılabilmek hissi eğitimin en birincil amacı olmalıdır. Hem eğiticiler hem de öğrenciler ancak birlikte yükselebileceklerinin farkındalığına odaklanmalı ve beraberlik duygusu arttırılmalıdır. Thich Nhat Hanh¸ sabretmenin dünyayı dönüştüreceğini savunur. Her seferinde bir öğrenci ile başlayacak olan süreç sonrasında sınıfı bir aileye dönüştürecektir. Bu yol her zaman bütünün iyiliğine doğru olan bir yoldur Hanh’a göre.

Nhat Hanh’ın tüm öğretilerindeki yaklaşım, Budizm’in diğer büyük temsilcisi Dalai Lama’nın savunduğu daha titiz öğreti çalışmalarının aksine, en azından yeni başlayanlar için çok daha az talepte bulunduğundan, ticari anlamda da daha başarılı olmuştur. Harvard Üniversitesi İlahiyat Okulu’ndan Budist Çalışmaları Profesörü Janet Gyatso Hershey; “Thich Nhat Hanh, Budizm’in basit bir versiyonunu sunuyor” demiştir. Ancak temel felsefe -Dalai Lama’nın felsefesinde olduğu gibi- “Dikkat ve Merhamet” üzerinde yükselir…

Kaynakça:

LIAM FITZPATRICK- The Monk Who Taught the World Mindfulness Awaits the End of This Life
Plumvillage.org- Key Teachings
Uppsala Universitet Online Library- A study of Thich Nhat Hanh’s ecology, engaged practice and environmental activism
THICH NHAT HANH- Listening Deeply for Peace
The Practice of Mindfulness
Ruthann Ritter- Infusing Traditional Business Systems with Spiritual Wisdom
Jeff Waistell- THICH NHAT HANH’S APPROACH TO GLOBAL EDUCATION IN ETHICS

İlginizi çekebilir: Daydreaming: Gündüz düşlerinin pozitif etkileri

Şerife Günaydın Karaköse Avukat-Yazar
Yazar Şerife Günaydın Karaköse, 1980 Adana doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Çağ Üniversitesi Özel Kamu Hukuku Yüksek Lİsansı'nı bitirmekle hukuk dünyasına girdi ve ... Devam